|
Abdest, belli organları belli bir usule göre yıkamaktır. Bu yıkama gelişi güzel değildir. Bunun farzları vardır, sünnetleri vardır, edebleri vardır.
|
|
Bir Müslümanın, iman ve ibadetler hakkında nasıl bilgi sahibi olması gerekiyorsa, kendisine lazım olan alış-veriş bilgisine de sahip olması gereklidir. Ta ki, haramı öğrenip ondan kaçsın ve helali öğrenip onu alsın.
|
|
Bayram namazı, mukim, misafir, hür ve köle için müekked sünnettir. Vakti, bayram günü, güneş doğduktan sonra girer ve zeval vaktine kadar devam eder. Güneşin, bir mızrak boyu yükselinceye kadar geciktirilmesi efdaldir.
|
|
amiye girerken önce sağ, çıkarken ise önce sol ayak atılır.
|
|
Cemaatle kılınan namazın sevabı, yalnız başına kılınan namazın sevabından çoktur. Hadis-i şerifte: “Cemaatle kılman namaz, yalnız başına kılman namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir” buyuruldu. Camideki cemaatin sevabı da, başka yerdeki cemaatin sevabından çoktur.
|
|
Ölüm halindeki hastaya, Kelime-i tevhid telkin edilir. Hasta; Kelime-i tevhidi getirince, artık konuşturulmaz ve Kelime-i tevhid telkin edilmez. Ancak kelime-i tevhidi getirdikten sonra bir şey konuşursa, yine telkin edilir. Yanında Ya-sin-i şerif suresinin okunması da menduptur.
|
|
Cuma namazının vücub şartlan şunlardır:
|
|
Gusül, yıkanmak demektir. Cünüp olan kimsenin, hayız ve nifas kanı kesilen kadının gusletmesi farzdır.
|
|
Hac, lügatte herhangi birşeyi işlemeyi kasd etmek manasına gelir. Fıkıhta ise, aşağıda izahı gelecek olan menasiki (hac vazifelerini) ifa etmek için Kabeyi kasd etmektir.
|
|
Kadınlar en erken 9 yaşında iken, “hayız” kanını görebilirler. Bu yaştan önce görülen kan hayız kanı değildir. (Hayız, kadınların aybaşı halidir.)
|
|
Helal ve haramın bir kısmı şöyledir:
|
|
Kurban; Kurban bayramı günlerinde, Allahü tealanın rızasını kazanmak niyetiyle kesilen hayvandır. Kurban kesmek, sünnet-i müekkededir.
|
|
Abdestte, mest üzerine mesh etmek, ayakları yıkamanın yerine geçer.
|
|
Nafile namazlardan bazıları şunlardır:
|
|
Namazın vücub şartları
|
|
Vaktin girmiş olması, namazın şartlarındandır. Namaz vakitleri şöyledir:
|
|
Yüce dinimiz İslam; namaza çok büyük önem vermiştir. Namaz, imandan sonra en önemli ibadettir. Bunun için namazları vaktinde kılmalı ve kazaya kalmış namazlar varsa, hiç vakit geçirmeden kaza etmelidir. Çünkü namazı, vaktinde kılmak farz olduğu gibi, kılınmayanları kaza etmek de farzdır.
|
|
Taharet temizlik demektir. Taharet iki çeşittir; hadesten taharet, necasetten taharet.
|
|
Nikah akdinin sahih bir şekilde yapılabilmesi için birtakım hususların bulunması gerekir. Bunlara, nikahın rükünleri denir.
|
|
“Savm’ yani oruç, lügatte; herhangi bir şeyden uzak durmak, manasına gelir. Dinde ise; özel bir niyetle gün boyu, orucu bozan şeylerden uzak durmak, demektir. Oruç tutmak farzdır. Farz olduğunu inkar eden, kafir olur.
|
|
Secde-i sehv, yanılma secdesi demektir. (Secde-i sehvi gerektirecek bir şey yapıldığı zaman,) secde-i sehv yapmak, sünnet-i müekkededir.
|
|
Yolculukla ilgili 4 çeşit ruhsat vardır. Bu ruhsatlar şunlardır:
|
|
Suyun bulunmadığı veya bulunduğu halde kullanılamadığı durumlarda, abdest veya gusül yerine, teyemmüm edilir. Teyemmüm, temiz bir toprağı niyetle yüze ve kollara sürmektir.
|
|
Yemin; olması da olmaması da muhtemel olan bir şeyin, olmasını veya olmamasını pekiştirmek için, Allahü tealanın isim veya sıfatlarından birini söyleyerek and içmektir.
|
|
Allahü teala, namaz kılmayı nasıl emretmişse, zekât vermeyi de aynı şekilde emretmiştir. Ayet-i kerimede mealen buyuruldu ki: “Namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin!” Dolayısiyle zekât vermek, namaz kılmak gibi farzdır.
|
HADİS ALİMLERİ
|
On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Anadolu'da yaşamış olan âlim ve velîlerden.
|
MEZHEB İMAMLARI
|
Cennet ile müjdelenmiş olan Ehl-i sünnet vel-cemaatin dört büyük mezhebinden biri olan Şafii mezhebinin reisidir.
|
İTİKAT İMAMLARI
|
Ehl-i sünnetin iki itikad imamından birincisidir. İsmi, Muhammed bin Muhammed Matüridi'dir. Künyesi, Ebu Mensur'dur. Doğum yeri Semerkand'ın Matürid nahiyesidir. Hicri 333 (m. 944) yılında Semerkand'da vefat etti.
|
EN ÇOK OKUNANLAR
|
|
İmam-ı Rabbani hazretleri, insana belanın geliş sebeplerini sual ve cevaplarla şöyle açıklıyor:
Sual: Enbiya ve evliya, hep dert ve bela içinde yaşadı. Halbuki, Şura suresinde, (Size gelen belalar, kabahatlerinizin cezasıdır) buyuruldu. Bu âyete göre, dertlerin çokluğu, günahın çokluğunu gösteriyor. Enbiya ve evliya olmayanın, çok sıkıntı çekmesi gerekirken dostlarına, neden dert, bela veriyor? Düşmanları neden rahat ve nimet içinde yaşıyor?
|
Sual: Bazı kimseler, (Namaz kılmak yerine, birkaç yetimi doyurmak yeter. Hacca gidene kadar bir talebe okutmak, daha çok sevabdır. Oruç tutmak yerine, birkaç fakiri doyurmak kâfi gelir) diyorlar. O zaman zenginler bu işi parayla yaparsa, fakirler ne yapsın?
|
Sual: Buxari və digər hədis kitablarında ölülərin eşitdiyini Rəsulullah bildirir, amma ona da inanmıram, çünki Quran ölünün eşitmədiyini deyir. Budur, ayə:
|
Müslüman olmak isteyen gayrimüslimler, (Müslüman oluruz; ama günde beş kere namaz kılmak, yılda bir ay oruç tutarak aç kalmak ve daha başka emirler bize güç geldiği için Müslüman olmuyoruz) diyorlar. İbadet etmek niçin güç gelir?
|
Kabirde ne sorulacak, cevapları nedir?
|
Elbette kılınmaz. Abdest, namazın şartlarındandır. Abdestin farzları, sünnetleri, edepleri ve yasak olan şeyleri vardır. Abdestsiz olduğunu bilerek, zaruretsiz namaz kılan kâfir olur.
|
Sual: Zaruretler, haramları mubah kılmaz mı? Diş dolgusu zaruret değil mi?
|
|
|
|