|
- Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalıdır.
|
|
- En iyi haslet dindar olmaktır. Bu haslet iki olursa, dindarlık ve mal sahibi olmak. Üç olursa, dindarlık, mal ve haya. Dört olursa, dindarlık, mal, haya ve güzel ahlak. Beş olursa, dindarlık, mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.
|
|
Dünya sultanı değil, ahiret sultanı olmaya bakmalı.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Sefih ve cahil bir kimse konuşunca ona cevap verme. Sükut, ona cevap vermekten daha hayırlıdır. Ahmağa verilecek en güzel cevap sükuttur.
|
|
- Tevbenin hakikati, geçmiş günahlara pişman olmak, gelecektekiler için istiğfar etmek ve affını istemektir.
|
|
Allah ist, gam nist. (Allah var, gam yok)
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Mal iyi de değildir, kötü de değildir. Mal, mülk gönüle girerse onu şımartır. Ve onun sonu olur. Mal mülk iyi niyetle kullanılırsa faydalı olur. Niyet iyi olmazsa insanın felaketi olur.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Allahü teâlânın feyzleri, nimetleri, ihsanları, yani iyilikleri, her an, insanların iyisine, kötüsüne, herkese gelmektedir. Herkese mal, evlat, rızk, hidayet, irşad ve selamet ve daha her iyiliği fark gözetmeksizin göndermektedir. Fark, bunları kabulde, alabilmekte ve bazılarını da almamak suretiyle, insanlardadır. Âyet-i kerimede mealen buyuruldu ki:
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
- Peygamberlerden başka herkes günah işler. Allahü teâlâ sevdiği kullarının günahlarının cezasını ahirete bırakmaz. Çünkü günah suçtur. Karşılığı cezadır. Dünyada üç sıkıntı verir:
|
|
Allahü teâlâ bir kuluna iki şey vermişse her şeyi vermiştir:
|
|
* Kalb dünya arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, ahireti nasıl sevebilir?
|
|
Bilerek pek küfre düşülmez fakat bilmeyerek küfre düşülebilir.
|
|
Allahü teâlâya hüsnü zan etmek lazım. Büyüklerden birisi buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Kim ölüme hazırlanırsa, huyu güzel olur. İnsan, yalnız ateşte yanmayı düşünse aklı gider, mum gibi olur
|
|
İmanı olmayan kimsenin Cehennem ateşinde sonsuz yanacağını Peygamber efendimiz haber verdi
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Haram yiyenlerin, bütün azaları istese de istemese de, günah işler. Helal yiyenlerin azaları ise, ibadet eder.
|
|
- Güzel sözler, petekten damla damla sızan bala benzer. Bunlar, insanın ruhuna tat verir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
- Tasavvuf, son nefeste imanla gidebilmek yani Allah diyebilmek ilmidir. * Sabrın alameti, şikayeti terk, sıkıntıları ve musibeti gizlemektir .
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Allahü teâlâ kullarını Cennetine davet ediyor. İslamiyet, Cennet davetiyesinin adıdır. Bu davet herkese var. Müslüman, bu davete icabet edene, kâfir de red edene denir.
|
|
Büyük zatların büyük olmalarına bazı şeyler sebep olmuştur. Dostlarının ısrarları karşısında dikkat ettikleri, prensip edindikleri hususlardan birkaçını bildirmişlerdir. Bunlardan bazılarını, kıymetli eserlerden alarak yazıyoruz:
|
|
İmam-ı Ebu Yusuf hazretlerinin, Halife Harun Reşid’e tavsiyesi özetle şöyledir:
|
|
- İstikametin başlangıcı gayret ve azim, ortası hidayet, sonu Cennettir.
|
|
İmam-ı a’zam hazretlerinin bir talebesine yaptığı vasiyetlerden bazıları şöyledir:
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Üç şeyden çok sakının: Nefsin arzu ve isteklerine uymaktan, kötü arkadaştan ve bir de kendini beğenmekten.
|
|
- Kendini olduğundan fazla gösteren kimse, kendi durumunu inkâr etmiş olur.
|
|
- Kâfirler zulüm ile öldürülse de Cennete gitmez. Cennete girme şartı Müslüman olmaktır.
|
|
- Bütün afetlerin başı, doyuncaya kadar yemektir.
|
|
- Cimrinin en çok sevdiği mirasçılarıdır. Ne kendi yer, ne başkalarına yedirir. İllâ mirasçılarına saklar.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Her yerde doğru birdir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirini yiyor.
|
|
* Tevekkülü azalanın imanı zayıflamış demektir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Düşmanını tanımayan dostunu bulamaz. Nefsini tanımayan Allah’ı tanıyamaz, nefsini tanıyan Allah’ı tanır. Nefsten kurtulmadıkça, insan kendini emniyette hissedemez. En büyük mücadele nefsle olmalıdır. Bu iş bir tarikat yolu değil, Allah’ın dinine sarılmak yoludur.
|
|
- Dünyadaki bir nefeslik vakit, ahiretteki bin yıldan kıymetlidir. Çünkü, ahirette ibadet yoktur, tevbe yoktur, nefsle mücadele yoktur, haramdan kaçma mücadelesi, küfre düşme endişesi yoktur, İslam’a hizmet imkanı yoktur. İşte Cehennemde kalanlar için bir nefeslik dünya zamanı, sonsuzdan daha hayırlıdır. Çünkü, tekrar dünyaya sadece bir nefeslik yollansalar, yapacakları iş, Kelime-i şehadet getirip, Amentü’yü okuyarak iman etmek olur. Ancak bu imkan verilmez.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- İbadetin tadını alan kimse ibadetten usanmaz. Usanan kimse, Allahü teâlâyı az tanıdığı için usanır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Allahü teâlâ bir kuluna iyilik yapmak isterse onu bu büyüklerle tanıştırır ki, bu devlet-i uzmadır
|
|
- İnsanların sıkıntılarına katlanmak, Allahü teâlânın beğendiği, Resulullahın sevdiği ve evliyanın özendiği bir ahlaktır.
|
|
- Dünyada iken, Allahü teâlânın dinine razı olduğu şekilde doğru hizmet edenler, Allahü teâlânın kullarının müşküllerini halledenler, mahşerde, tahtlar üzerinde, kürsülerde, gölgelerde oturacaklar. Allahü teâlâ onlarla konuşacak. Onlar için ne hesap var ne azap var.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
- Beynin sağlam olması lazım. Diğer uzuvlardaki ufak tefek rahatsızlıklar bir şekilde halledilir. Ama beyin rahatsız olursa, bütün vücut felç olur. Lider, beyin gibidir. Ehl-i sünnet itikadı beyin gibidir, doğru kılınan beş vakit namaz beyin gibidir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Bir Müslümana ne kadar çok bela geliyorsa, ne kadar çok sıkıntı geliyorsa, bu demektir ki, ahirette ona dokunulmayacak, ona hesap sorulmayacak. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Ümmetimin cezası dünyada verilir.)
|
|
Evladınıza namazın önemini anlatın ve mutlaka namaz kıldırın.
|
|
Firaset iki türlüdür
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Fıkıh bilmeden imandan bahsedilmez.
|
|
- Kalbine vesvese gelen ilerde büyük makamlara layık kişidir.
|
|
Gıybetten sakınmalı
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Dünya için çalışana rahat yoktur. Rahat etmek için ölüme hazırlanmak lazım. Ölümü düşünen rahat eder. Dünya için çalışan yorulur. Ahiret için 24 saat çalışan yorulmaz. Çünkü onun hedefi var. Allah rızası için çalışır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Dünyada en büyük zalim Allahü teâlâya teşekkür etmeyendir. Şu dört maddeyi yapan teşekkür etmiş olur: 1- Onu Allah olarak tanımak. (İman etmek). 2- Ehl-i sünnet itikadında olmak. 3- Güzel ahlak sahibi olmak. 4- Onun dinini bozmadan Onun kullarına ulaştırmak. [İmam-ı Rabbani hazretleri gibi büyüklerin kitaplarını yaymak, en güzel hizmet bu.]
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Kalbin Allahü teâlâdan başkasına meyletmesi, Allahü teâlânın azabını çabuklaştırır.
|
|
- Nefse, günahlardan kaçmak, ibadet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.
|
|
- Bir namazda 12 tane farz var. Bir günde 60 farz eder. Bir müslüman, beş vakit namazını kılmazsa, günde tam 60 kere Allahü teâlâya karşı gelmiş oluyor. Bu insan nasıl kurtulacak?
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* İnsan öleceği zamanı bilseydi, aklı başından giderdi. İyi ki ölüm vakti gizlendi. Eğer gaflet olmasaydı, hiç kimse bir işine bakmazdı. Gaflet ve uzun emel, kötü olduğu kadar aynı zamanda iki büyük nimettir. Eğer bu ikisi olmasaydı, müslüman sokakta yürüyemez hâle gelirdi.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Cehennemlik görmek isteyen, kendi oturduğu halde, başkasını ayakta tutan kimseye baksın!
|
|
- Aynaya baktığınız zaman kendinizi görürsünüz.
|
|
- İyilerle beraber olmak çok önemli.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
|
|
İnanmak, kolay bir olay değildir.
|
|
- Namazları geciktirmeden kılmalı. Doğru kılınan namaz, her kötülüğün ilacıdır.
|
|
|
|
Ticaret, kaidesinde güzeldir.
|
|
- Hep kendinizi kusurlu, hatalı kabul edin. Mertlik suçu kendinde bilmektir. Peygamber efendimiz vaad ediyor: "Haklı olduğu halde, haksızım, ben hatalıyım diyene Cenneti vaad ediyorum, söz veriyorum" buyuruyor.
|
|
- Tasavvufta yaptığı hizmetleri kendinden bilene hain denir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- İki kalbin yok ki, biri ile Allahü teâlâya, diğeri ile Allahü teâlâdan başkalarına yönelesin.
|
|
- Gençliğin kıymetini ihtiyarlar, huzurun kıymetini huzursuzlar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayatın kıymetini ölüler bilir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- İlim yükseltir, cehalet alçaltır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
* Allahü teâlâya ârif isen, senden razı ise, seni kabul etmişse, sussan da hoş, konuşsan da hoş. Ama ârif değilsen, sussan da boş, konuşsan da boş.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Cehennemden kurtulmak evvela imanla mümkündür.
|
|
İnsanı en son terk eden kötü huy emretme, şef olma arzusudur.
|
|
Mümin güneş gibidir. Sararıp, solarak batar ama doğduğunda (ahirette) göz kamaştırır.
|
|
* Ölüme hazırlanan, yakın bilen, seven kimsenin bir tek alameti vardır. Güler yüz ve tatlı dil. Ölümü seven kimsenin yüzü güler. Müslüman bu dünyada gurbettedir. Müminin vatanı ahirettir. İnsan dünyada bile uzun yıllar ayrı kaldığı memleketine geldiğinde sevinir. Onun için mümin, asıl vatanına kavuşacağı için ölümüne sevinir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Ahirette, her incinin bir sedefi vardır
|
|
* Ölmek felaket değil, öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek, tedbirini almamak felakettir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Sahip olduğunuz nimetlerin kıymetini bilin, şükredin. Şükrederseniz nimetler daha da artar. Şükretmezseniz elinizden alınır. Elinizden alınınca öyle kalmazsınız. O andan itibaren sizde azab-ı ilahi başlar.
|
|
* İbni Münkedir hazretleri ölüm döşeğinde ağlıyordu. Sebebini sordular. “Kasten büyük bir günah işlemedim. Önem vermediğim küçük bir günah, Allah’ın gazabına sebep olduysa diye korktuğum için ağlıyorum” dedi.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Her sıkıntının, her başarısızlığın, her derdin ilacı namaz ve istiğfardır. Allahü teâlâ günah işleyen bir kulunu muvaffak etmez.
|
|
Kâbusnâme, 1082 yılında Kûhistan sultanı İskender bin Kâbus’un, oğlu Gilan Şah’a nasihatleridir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
Mümin, başına hayır ve şer geldiğinde ben bunu bekliyordum diyendir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Bu göz çok iyidir; ama çok da yanıltıcıdır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Nefsin bütün istekleri beden içindir, onun ihtiyaçları içindir. Aklın da böyle. Ancak, dünyadaki her şey insan için yaratıldığından bu isteklerin, ihtiyaçların ardı arkası gelmez, yani sonu yoktur. Akıl ve nefs, bu isteklerini kalbe bildirirler. Kalb de bunlardan gelene göre hareket eder.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Eğer bir kişinin kalbinde ahiret derdi varsa, hiçbir dert onun için dert olmaz. Ama kalbinde dünya derdi varsa her türlü sıkıntı onun için derttir.
|
|
* Bugün çürük olan, yarın da çürük olur.
|
|
U şeklinde bir tüpe su konursa, su gider gelir ve iki taraf da eşitlenir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
En çok korktuğumuz, ürktüğümüz insan, bunu ancak ben yapabilirim diyendir, kendi görüşünü beğenendir. Bu insanı şirke kadar götürebilir.
|
|
Elektrik, ampulde parlayarak belli olur.
|
|
Kendi için bir hizmetçi istemediği müddetçe kul, kuldur
|
|
* Nefsini aradan çekin. Kimseyi tenkit etmeyin, kendinizi beğenmeyin, kendinizden iğrenin, kendinden tiksinmeyen kurtulamaz. Yapmadığınızı söylemeyin. Bir gün öleceğiz ve yaptıklarımızın hesabını vereceğiz.
|
|
Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, bugün var, yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır.
|
|
İnsan, her kuvvetini, her azasını, ne için yaratıldı ise, o yolda kullanmalıdır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Allahü teâlâ, evliyamı gök kubbem altında gizlerim, buyuruyor. Burada gök kubbeden maksat, sıfat-ı beşerdir. Yani Allahü teâlâ evliyasını insan sıfatları ile gizler.
|
|
Dünya sevgisi, bütün kötülüklerin başıdır. Günahların başı ise, küfürdür, imansızlıktır
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
* En iyi insan kendini en kötü bilendir. En kötü insan, yanına yaklaşılmayandır.
|
|
aşarının sırrı emre itaattir. Kibirli olmayın, tevbekâr olun, emre itaat edin.
|
|
* Hiddet ve kin gözleri kör eder, gerçekleri görmez olur. * Âlim, ölse de yaşar, cahil ise yaşarken de ölüdür.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Kıskançlık ateştir, insanı yakar.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Müslümanlar bir vücut gibidir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Bir müminin tek gayesi vardır; son nefeste imanla ölmek. Bu gaileden başka gaile edineni Allahü teâlâ hiçbir zaman gaileden kurtarmaz. Yağmur gibi üzerine yağar.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Müslüman yol levhası gibidir. Sizi arzu ettiğiniz yere götürür. Yol levhası olmak çok kıymetlidir. Çünkü Cehenneme götüren yol levhaları da çok var. Levhanın maddi değeri yoktur. Ama gösterdiği istikamet çok mühimdir.
|
|
* Müslüman demek, hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste imanı tehlikededir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Şu iki kişinin çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünyaya düşkün âlim ve ilimsiz sofu.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
- Her kabdan, içinde olan, dışarı sızar!
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki;
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Müslümanlık nimetlerinin ortadan kalkmasına sebep bunların kıymetinin bilinmemesidir.
|
|
* İhlas, ben Rabbimden isterim, ben Rabbime güvenirim, herşeyi Rabbim için yaparım demektir.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hakiki imana kavuşmak için, farzları edeple yapmak, helal yemek, haramdan sakınmak ve bunlara ölünceye kadar devam etmek gerekir.
|
|
Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki:
|
|
* Allahü teâlâyı bulan, azabından kurtulur. Arzu eden, Mevla’yı bulur.
|
|
* Cömertlikte akarsu gibi ol. Şefkatte güneş gibi ol. Kusur örtmekte gece gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Müsamahada deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Nefsine uyan haram işler, haram işleyen alışır, alışınca zevk alır, ehemmiyet vermez olur. Harama ehemmiyet vermeyince kâfir olur. Ehemmiyet vermemek, zerre kadar da olsa üzülmemek demektir.
|
|
Dün öldü, bugün can çekişiyor, yarın var mı?
Genç olan ölmez mi, ölenler hep ihtiyar mı?
|
|
* Resulullah efendimiz, Ölmeden önce ölün buyuruyor. Ölmeden önce ölmek ne demektir? Dünyada inanılan şeyler öldükten sonra görülecek. İnsan ölüp hakikatleri görünce nasıl olacak ise, neleri yapmış olmayı isteyecek ise şimdiden onları yapması ölmeden evvel ölmek demektir.
|
|
* Ölümü özüne sevdir. Nasıl olsa gelecek. Bir şey muhakkak olacaksa, onu olmuş bilmeli, ona göre tedbir almalı.
|
|
* Önemli olan süper kabiliyet, süper zeka değildir, süper ihlastır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Kimseye faydası olmayan, kimseden faydalanamaz.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Kendinize değil büyüklere tâbi olunuz, iş ve ahlakınızı düzeltiniz.
|
|
* Sabır insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur. Meleklerin ise sabra ihtiyacı yoktur.
|
|
Ramazan-ı şerif on iki ayın en kıymetlisidir.
|
|
* Paranın gittiği yerden, geldiği yer belli olur. Helal kazananın parası, helal yere gider. Haram kazananın parası harama gider. Bunlar birbirine gitmez.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Hepimiz ahiret yolcusuyuz, inkârı mümkün değil.
|
|
* Sevgi itaat demektir. İtaat olmadan sevgi olmaz. Sevginin derecesi itaatteki sürat ile ölçülür.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Eziyetlere katlanmak, kızmamak, güler yüzlü ve tatlı sözlü olmak, güzel ahlaktandır.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
* Son nefeste Allah demek isteyen, sözünün eri ise, hemen başlasın.
|
|
Büyüklerden bir zata birisi gelir
|
|
* Söz gümüşse sükut altındır.
|
|
* Ahiret olmasa, dünyada mükafatlandırılamayan iyilikler, cezası çekilmeyen fenalıklar, karşılıklarını göremeyeceklerdir. Bu ise haksızlık ve kusurdur.
|
|
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Bir evliyadan istifade edilebilmesi, feyz gelebilmesi için iki şart lazımdır
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Şöhret afettir. Şöhret iki türlüdür
|
|
|
|
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
|
|
Vücudun rahatı için az yiyip içmeli, ruhun rahatı için ise günah işlememeli.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|
|
İnsanlar, Allahü teâlâya kulluk, ibadet etmek için yaratılmıştır.
|
|
Seyyid Emir Gilal hazretleri, ölüm hastalığında, talebelerine şöyle vasiyet etti
|
|
Gaye ve hedef Allahü teâlânın rızasını kazanmak olmalı.
|
|
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
|