hakdin.net
20 Rebiü'l-Ahir 1436
10 Şubat 2015 Salı
13:45

MENKIBE

"Allah Allah" nidalarıyla

Mevlânâ’nın Celâleddîn isminde bir talebesi vardı.

MENKIBE

"Anne! Anne! Allah Bizi Görüyor"

Hazret-i Ömer, halifeliği sırasında bir gece asayişi kontrol için Medine sokaklarında dolaşıyordu. Gecenin karanlığında önünden geçmekte olduğu bir evden yüksek sesler işitti. Bir anne kızına şöyle diyordu;

MENKIBE

1’den önce sayı var mı?

Allahü teâlâyı inkâr eden zeki bir dehri [ateist] vardı. Hıristiyan din adamları bu dehriye cevap veremeyince, sana ancak İslam âlimleri cevap verebilir diyerek onu Basra’ya gönderirler. Basra’ya gelip, dünyada bana cevap verebilecek bir âlim bulamadım der. Herkese meydan okur.

MENKIBE

Abdestsiz emzirilen süt

Muhammediye kitabının yazarı Yazıcıoğlu Muhammed Efendi, Edirne ve Gelibolu civarında yaşamıştır. Bu muhterem zatın bir de Ahmed-i Bîcan olarak bilinen kardeşi vardır. Ahmed-i Bîcan hazretleri, aynı zamanda Envar-ül Aşıkın kitabını Farsça’dan tercüme eden zattır.

MENKIBE

Abdestsiz süt vermedim

Ahmed-i Bîcân hazretleri vâz ettiği kürsüden bir ara başını kaldırdı.

MENKIBE

Abdülkâdir Geylânî, bir gence buyurdu ki.

“Oğlum, senin maksadın,Sadece yemek içmek, olmasın sakin!

MENKIBE

Abdülvehhâb Müttekî Şöyle anlattı:

Abdülvâhid bin Zeyd şöyle anlatır:

MENKIBE

Acaba dili döner mi ?

On beş ve on altıncı asırlarda Anadolu’da yetişen İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden.

MENKIBE

Acaba kime verirler

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Hacı Hıdır Efgân’a yazdığı mektubu:

MENKIBE

Acele Çorum'a dön

Çerkez Seyhi'nin talebelerinden Abbas Efendi ticâret maksadı ile Samsun’da bulunduğu sırada gece rüyâsında Çerkez Şeyhi’ni gördü.

MENKIBE

Açılan delik

Ahmed Satîha, talebelerinden bir kısmıyla birlikte, Bulak şehrinden gemi ile bir yere gidecekti.

MENKIBE

Açlıktan ölen servet sahibi

Yusuf aleyhisselam, iftira yüzünden zindanda iken Mısır hükümdarı bir rüya görmüştü. Korku ile uykusundan uyanıp; Ben rüyamda 7 semiz ineğin 7 zayıf ineği yediğini ve 7 yeşil başak, 7 de kurumuş başak gördüm. Eğer rüya tabiri biliyorsanız, bu rüyamı tabir edin dedi. Onlar, Biz böyle rüyaları tabir edemeyiz dediler.

MENKIBE

Af Allah'a merhamet kula mahsustur

Bir gün Hacı Tevfik Efendi câmiye giderken bir fırının önünden geçiyordu.

MENKIBE

Ağır hastayım

Abdullah-ı Dehlevî hazretleri vefâtı hastalığında, Luknov’da bulunan Ebû Saîd Müceddidî’yi Dehli’ye çağırmak için birkaç mektup yazdı.

MENKIBE

Ahi nasıl olmalıdır

“Ey Ahî (Kardeşim)! Alış veriş ilmini bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz. Haram lokma yiyen ise ibâdetlerinin sevâbını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider. Sonunda büyük azaba yakalanır ve pişman olur.” buyururdu.

MENKIBE

Ahiret ticareti

Ahmed Gazâlî hazretleri zamânını hep vâz u nasîhat veya Allahü teâlâya ibâdetle geçirirdi. İnsanlara sık sık vakitlerini boş geçirmemeleri ile ilgili olarak şöyle nasîhat ederdi. Buyururdu ki:

MENKIBE

Ahirete beraber gitsin

Bedreddîn Tirmizî isminde biri simyâ ile uğraşırdı.

MENKIBE

Ahmaklar arasında bulunan

Câfer-i Sâdık hazretlerinin, oğlu Mûsâ Kâzım için olan nasîhatı pek meşhûrdur. Oğluna buyurdu ki:

MENKIBE

Alabilirsen Al

Hacı Bayram-ı Velî’nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı.

MENKIBE

Alay etmenin cezası

Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı.

MENKIBE

Alır verir, verir alır

Ahmed Mürşidî Efendi, Diyarbakır’da çok talebe yetiştirdi ve insanlara doğru yolu göstermek için vâz ve nasihatlarda bulundu. Bir gün şöyle vâz etti:

MENKIBE

Âlimlerin kanı zehirdir

Tâbiînden. İslâm âleminde Eshâb-ı kirâmdan sonra yetişen evliyânın ve âlimlerin en büyüklerinden.

MENKIBE

Allah için traş

Ebû Câfer el-Haddâd hazretleri anlatır:

MENKIBE

Allah'a şükretmek

İmâm-ı A’zam hazretleri, Allahü teâlâdan çok korkardı. Bu hususta şöyle buyurmuştur:

MENKIBE

Allah'tan korkan O'nun emrini tutar

Hadîs-i şerîfte; “Eğer bir kimse Allahü teâlâdan korkarsa, herkes ondan korkar. Eğer Allahü teâlâdan korkmaz ise kendi herkesten korkar.” buyrulmuştur.

MENKIBE

Allahü ehad ver-resulü Ahmed

İbrahim Havvas hazretleri anlatır: Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde, istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu.

MENKIBE

ALLAHÜ TEÂLÂ bildiriyor

Çağırılan bütün dâvetlere sünnet olduğu için gider.

MENKIBE

ALLAHÜ TEÂLÂ meth ediyor

İbn-i Semmâk hazretleri bir ara Bağdât’a gelip Halîfe Hârûn Reşîd ile görüştü ve ona nasîhatlarda bulundu.

MENKIBE

Allahü Teala'dan haya etmiyor musun ?

Halep’te Şeyh Hâlid isminde bir zât vardı.

MENKIBE

Allahü Teala'nın kudretiyle

Ebu Said Bin El-Arabi anlatır:

MENKIBE

Allahü Tealaya tevekkül edin

Moğolların Anadolu umûmî vâlisi Baycu Noyan, Konya’yı muhâsara etti.

MENKIBE

Allahü Tealayı bilir misin ?

Allahü Tealayı bilir misin ?

MENKIBE

Allahü Teâlâ'yı tazim

Ebû Câfer bin Sinan hazretleri buyurdu ki:

MENKIBE

Altın olan taş

Ebü’l-Hasan-ı Şâzilî, memleketinden İskenderiyye’ye geldiğinde, o zamânın sultânı bir mektup yazarak kendisini dâvet etti.

MENKIBE

Altının var mı ?

Bir gün Abdülkâdir Geylânî’ye; “Bu işe başladığınızda, bu yola adım attığınızda, temeli ne üzerine attınız? Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye ulaştınız?” diye sordular. Buyurdu ki:

MENKIBE

Ana Babaya hizmet

Kâbe-i muazzamayı ziyâret ederken bir zâtın, arkasında bir zenbille tavâf ettiğini gördü.

MENKIBE

Anneye Hizmet

Bir gün İbn-i Sînâ, Harkân’a Ebü’l-Hasan-ı Harkânî hazretlerini evinde ziyârete geldi.

MENKIBE

Arana bir gömlek bile koyma

Bir gün Ebû Saîd-i Harrâz, kendinden önce vefât eden oğlunu rüyâsında gördü.

MENKIBE

Arslanın rızkı

Ebû Muhammed Şenbekî bir defâsında Ebû Bekr el-Betâihî’nin yanına gitmişti.

MENKIBE

Arslanında şerefi var

Abdülazîz Debbağ'ın bir grup talebesi bir yere gitmek için yola çıktılar.

MENKIBE

Artık oğullarımdan isteme

Umdet-ül-Makâmât kitâbının müellifi, Gulâm Muhammed Ma’sûm’un bir talebesinden naklen şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Asıl bakılacak şey

Fudayl bin İyâd hazretlerinin yanında birisinden sitâyişle bahsettiler;

MENKIBE

Asıl ölüm

Ertuğrul Gâzi bir gece ulemâdan bir kimseye misâfir oldu.

MENKIBE

Aslandan kaçar gibi

Dâvûd-i Tâî dünyâ malına aslâ kıymet vermezdi.

MENKIBE

Aslanın kılavuzluğu

Habîb-i Râî hazretleri, Süfyân-ı Sevrî ile birlikte hacca gitmek üzere yola çıkmıştı.

MENKIBE

At hırsızı

Abdullah-ı İlâhî’nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu.

MENKIBE

Atalarımız böyle âdil idi

İstanbul’un fethinden sonra, Osmanlı askerleri, Bizans hapishanelerini kontrol ettiler. En ücra bir mahzende üç papaz buldular. Alıp Fatih Sultan Mehmed Han’a götürdüler. Sultan, onlara hapsedilmelerinin sebebini sordu.

MENKIBE

Ateş alevlenince

Ebû Müslim hazretleri, aslen Yemenli olup sonradan Medîne’ye gelmiştir.

MENKIBE

Ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi

Abdülkâdir Geylânî’nin sohbetleri ile hasta gönüller şifa bulur, katı kalpler yumuşardı.

MENKIBE

Ava giden avlanır

Ebû Ahmed, yirmi yaşındayken babasıyla berâber ava çıktı.

MENKIBE

Avını bekleyen kedi gibi

Câfer-i Huldî şöyle anlatıyor:

MENKIBE

Ayakkabıcının korkusu

Âbidin biri ibadet etmek üzere dağa çıkar. Bir gece rüyasında "Falan ayakkabıcıya git! Senin için dua etsin" denir. Âbid dağdan iner, adamı bulur, ne iş yaptığını sorar.

MENKIBE

Ayakkabının çamuru

Bâyezîd-i Bistâmî yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı.

MENKIBE

Azların en azını elde ettim

Muhammed Es’ad Efendi dostlarından birine gönderdiği mektupta ömrü değerlendirmekle ilgili olarak şunları yazmıştır:

MENKIBE

Azların en azını elde ettim

Muhammed Es’ad Efendi dostlarından birine gönderdiği mektupta ömrü değerlendirmekle ilgili olarak şunları yazmıştır:

MENKIBE

Bana da birşey var mı ?

Cüneyd-i Bağdâdî ordu ile bir sefere katıldı.

MENKIBE

Bardaktan boşalır gibi

Ahmed bin Ömer, on yedi yaşında kendi köyünden ayrılıp Luhayye kasabasına yerleşti.

MENKIBE

Bari onunla beraber yanayım

İbrahim aleyhisselamı ateşe attıkları zaman bütün melekler, vahşi hayvanlar ve kuşlar ağlaştılar ve etrafında toplanıp, İbrahim aleyhisselama bir yardım yapabilmenin çaresini aradılar.

MENKIBE

Bari sabır iste

Ebû Saîd-i Harrâz, çölde yolculuk yapıyordu.

MENKIBE

Başı ağrıyan kimse

Ebû Ali Dekkâk hazretlerinin, tüccar bir talebesi vardı.

MENKIBE

Başka bir şey bilmiyorum

Mevlânâ’nın talebelerinden biri, hac vazîfesini yapmak üzere Hicaz’a gitti.

MENKIBE

Başkasına niçin gidilmez ?

Şeyhülislâm Molla Fenârî, Emîr Sultan’dan icâzet, diploma aldıktan sonra, Ulu Câmide vâz verirdi.

MENKIBE

Batmayan gemi

Ebu Müslim-i Saftar, evliyanın büyüklerindendi. Bir gün gemi ile yola çıktı. Yanında çok kimseler de vardı. Aniden ters yönden bir rüzgar çıktı. Dalgalar yükseldi. Gemi batacak gibi oldu. Gemide olan yükü denize attılar. Yardım istediler.

MENKIBE

Baykuşun kıssası

Hayat-ül hayvan kitabında bildiriliyor ki: Süleyman aleyhisselam bütün hayvanlarla konuşurdu. Bu onun mucizelerinden biriydi.

MENKIBE

Behaeddin'e Uy!

Âlimlerden biri, Behâeddîn Buhârî’nin talebelerinden bir grupla Irak’a gitti.

MENKIBE

Ben nasıl konuşurum

Şemseddîn Hâbûrî şöyle anlatır:

MENKIBE

Bence fil budur

Senâî, nasihat olarak; körlerin hakikatleri göremeyeceklerine dâir şöyle bir misâl anlatmıştır:

MENKIBE

Bende bir gümüş kaldı

Şihâbüddîn Sühreverdî bir gün hacdan dönmüştü.

MENKIBE

Benden ne farkı var ?

Kardeşim Abdurrahmân ile hurmaların taksimi husûsunda aramızda bir husûmet meydana gelmişti.

MENKIBE

Beni affedin

Fakîrullah hazretlerinin akrabâlarından Abbâs isminde yaşlı biri huzûruna geldi.

MENKIBE

Beni bağışla

Seyyid Burhâneddîn hazretleri, bir gün gusl abdesti aldı.

MENKIBE

Beni Ebu Abdullah kureşi ile evlendir.

Ebû Abdullah el-Kureşî’yi sevenlerden bir kişi bir gün evinden işine giderken, hanımına bir arzusu olup olmadığını sordu.

MENKIBE

Beni kasabın elinden kurtar

Mevlânâ hazretlerinin sağlığında kasabın biri, bir öküzü kesmek için satın aldı.

MENKIBE

Benim gücüm bu kadar

Bir gün Nemrut, İbrahim aleyhisselamı ateşe atmaya karar verir. O kadar büyük bir ateş yakar ki bu sefer kendisi ateşe yaklaşamaz.

MENKIBE

Benim hatalarımdır

Ebû Midyen Mağribî hazretleri, vefâtından sonra rüyâda görülüp;

MENKIBE

Beraber Kur’ân-ı kerîm okuyalım

Ahmed Rıfâî hazretleri doğmadan önce dayısı büyük âlim Mensûr Betâihî bir gün rüyâsında Peygamber efendimizi gördü.

MENKIBE

Beratımı ver

Evliyânın büyüklerinden. İsmi Muhammed bin İbrâhim bin Yûsuf bin Muhammed, künyesi Ebû Amr ez-Zücâcî’dir.

MENKIBE

Besmelenin Fazileti

Evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhim bin Muhammed bin İbrâhim bin Şehâbeddîn bin Aydoğmuş bin Gündoğmuş bin Oğuz Atâ’dır.

MENKIBE

Beterin beteri var

Mehmet işten çıkarılır. Eve gelip durumu bildirince, hanımı içeri almaz. Gidecek yeri olmadığından Şeyhin dergahına gider. Bu sırada şeyh talebeleriyle sohbet etmektedir. Bu arada börek çörek yenmekte, çaylar içilmektedir.

MENKIBE

Bilmediğim icin ağlıyorum

Huzeyfetü’l-Mer’âşî hazretleri Allahü teâlâdan olan korkusu sebebiyle çok ağlardı.

MENKIBE

Bilmiyorum demek ilmin yarısıdır

Ey oğul! Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş.

MENKIBE

Bin altın vereceğim

Ebü’l-Hüseyin Nûrî hazretleri dünyâya gönül vermezdi.

MENKIBE

Bir bardak su

İbn-i Semmâk hazretleri bir ara Bağdât’a gelip Halîfe Hârûn Reşîd ile görüştü ve ona nasîhatlarda bulundu.

MENKIBE

Bir dergah istiyoruz

Hacı Bektâş-ı Velî, her gün gelip, şimdiki dergâhının bulunduğu yere otururdu

MENKIBE

Bir elma ve imam-ı a’zamın babası

Şemseddin-i Sivasi'nin Menakıh-i İmam-ı a’zam isimli eserinde şöyle yazılıdır: İmam-ı a’zamın babası Sabit (rahmetullahi aleyh) küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva ve vera sahibi idi. Yüzü gayet nurlu olup zühdü, salahı ve ilmi pek çok idi.

MENKIBE

Bir genç gibi

Şeyh İbrâhim Fasîh Efendi bir gün Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin dergâhında yüksek bir yerde duruyordu.

MENKIBE

Bir kedinin teşekkürü

Ebu Bekr Vasiti anlatır:

MENKIBE

Bir kova su ile

Ebû Ali Fârmedî hazretleri anlatır:

MENKIBE

Bir rüya gibi

Babazâdenin vefâtından sonra bir akrabâsı şöyle anlattı:

MENKIBE

Biraz da sen konuş

Bir gün Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî’nin huzûruna biri geldi.

MENKIBE

Biz de vaktiyle güzel yiyeceklerdik

Halîfe Hârûn Reşîd bir gün Behlül-i Dânâ ile sohbet ederken; “Ey Behlül! Sana sarayımda bir oda ve hizmetçiler vereyim. Yeter ki bu eski elbiselerden kurtul. Yenilerini giy. İnsanlar arasına karış.” dedi.

MENKIBE

Biz diriltiriz biz

Ahmed-i Nâmıkî Câmî hazretleri, Herat’ta bulunduğu sırada bir gün Abdullah-i Ensârî’nin konağına dâvet ettiler.

MENKIBE

Biz sıramızı savdık

Yavuz Sultan Selîm Han Mısır’ı tamâmiyle Osmanlı mülkü yaptıktan sonra, bir müddet daha idârî teşkilâtı yerleştirmek üzere, burada kaldı.

MENKIBE

Bizden ne işittiyse hemen inandı

Anadolu'da yetişen en büyük velilerden biri olan Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin talebelerinden birisi de, Fatih'in hocalarından Akşemseddin idi. Hacı Bayram hazretlerine bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası, en önemlisi de şeyhine tam teslimiyeti sayesinde icazet [diploma] aldı ve irşadla görevlendirildi

MENKIBE

Bize düşen

Abdülvehhâb bin İbrâhim şöyle anlatır:

MENKIBE

Bize gel bize

Şeyh Lâhık anlatır:

MENKIBE

Bize pilav gönder

Tüccardan Akkaşzâde Seyyid Abdurrahmân Efendi anlatır:

MENKIBE

Bizi boş çevirmez

Muhammed bin Câfer isimli bir genç anlattı:

MENKIBE

Bizim asıl faydamız

Ebû Amr bin Nüceyd tasavvuf yolunda yetişmek üzere Ebû Osman hazretlerinin sohbetlerine devâm ederdi.

MENKIBE

Bizim yolumuz

Abdülkâdir Geylânî, oğlu Abdurrezzâk’a şöyle vasiyet eyledi:

MENKIBE

Bizimle beraberdi

Abdullah bin Alevî hazretleri, her sene haccederdi.

MENKIBE

Borcun unutuldu

Ebû Bekr bin Ali bin Abdullah, bir zâtın şöyle anlattığını nakletmiştir:

MENKIBE

Böylece sıkıntıdan kurtuldum

Ahmed bin Selmân, başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatıyor:

MENKIBE

Bu altınları çamura atınız

Selçuklu Sultânı Rükneddîn, Mevlânâ’ya beş kese altın gönderip almasını arzu etti.

MENKIBE

Bu hırsız değildir

Ebu Turab-ı Nahşebi anlatır:

MENKIBE

Bu ihtiyarı himaye etsin

Gavs-ül-a’zam bir gün, İmâm-ı Ahmed bin Hanbel’in kabrini ziyâret etti.

MENKIBE

Bu iki müslüman yalan söylemez

Mevlana Halid-i hazretleri Bağdat'tan atıyla Şam'a gider. Şam’da iki kişi Mevlana hazretlerini, "Bu bizim atımızdır, bunu bu şahıs çalmış" diyerek kadıya şikayet eder.

MENKIBE

Bu kış günü üzüm olur mu ?

Azîz Mahmûd Hüdâyî’nin yükselmesi bâzı talebelerin kıskançlığına yol açtı.

MENKIBE

Bu kimdir ?

Behâeddîn-i Buhârî hazretleri şöyle anlatır:

MENKIBE

Bu nasıl tevekküldür

Şakik-i Belhi hazretleri, bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin neşeden oynadığını gördü.

MENKIBE

Bu suya pislik karıştırma

Şibli hazretleri bir gün Hicaza gitmek için yola çıkar, yolu Bağdat’tan geçer. O zamanın halifesi Harun Reşid, Şibli hazretlerinin Bağdat’a geldiğini duyar. “Biz mi ziyaretine gelelim yoksa o mu bizim sarayımıza şeref verir?” diye haber gönderir. Şibli hazretleri biz halifenin yanına geliriz der. Ve saraya gider.

MENKIBE

Bu yolda edeb gerek

Bir gün zengin biri, kendisiyle ilgili bir anlaşmazlıktan dolayı, diğer şahıslarla birlikte Halîfe-i Kızılayak’ın huzûruna çıktı.

MENKIBE

Bunu senin ve bütün Müslümanların iyiliği için yapıyorum

Asîl, ilim sâhibi, sâlih ve kıymetli bir zâtın oğlu olan İmâm-ı A’zam’ın çocukluğu doğum yeri olan Kûfe’de geçti.

MENKIBE

Burası evin içi sayılmaz

Hamzet bin Abdullah anlatır:

MENKIBE

büyük bir alim olacak

Kâdı’l-müslimîn ve İmâm-ül-müslimîn diye meşhûr olan Kâdı Hüseyin Mâlikî, çocukluğunda şiddetli bir hastalığa tutulmuştu.

MENKIBE

Büyük küçüğe selam verir

Mevdûd Çeştî, babasının sağlığında mektebe gidiyordu. Henüz daha çocuk yaştaydı.

MENKIBE

Cerrahzade'nin selamı var

Ahîzâde (Molla Muhyiddîn) anlatır:

MENKIBE

Cesur birini bana getirin

Bir gün Ahmed bin İdrîs, Fas şehrinin kapısına gelmişti.

MENKIBE

Cömertlik imtihanı

Yemen hükümdarı, oldukça cömert idi. İhsanları her yere yayılmasına rağmen, Hatim-i Tai’nin cömertliğinden bahsedilmesine tahammül edemez. Sarayında herkese büyük bir ziyafet verir. Zengin fakir herkes yer.

MENKIBE

Çaresizlerin çaresi

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri anlatır:

MENKIBE

Çok söz söyleme

Oğlu Sultan Veled’e şöyle nasîhatlerinde;

MENKIBE

Dağların tesbihi

Abdurrahmân Tafsuncî, evliyâdan, büyük zât,Hazret-i Abdülkâdir Geylânî ders verdi ona bizzat.

MENKIBE

Daha büyük keramet mi olur ?

Azîz Mahmûd Hüdâyî bir gün, Sultan Ahmed Hanla sarayda sohbet ediyordu.

MENKIBE

Daha ne isterler

İbrahim Bin Edhem'e sordular:

MENKIBE

Davete İcibat

Galata Mevlevîhânesi şeyhliği sırasında Halvetiyye yolu büyüklerinden Muhammed Nasûhî Üsküdârî hazretleri ile görüşüp sohbette bulundu.

MENKIBE

Deliliniz nedir ?

İbn-i Hafif anlatır:

MENKIBE

Derhal evi boşaltsın

Bir gece Çelebi Hüsâmeddîn dostlarıyla oturmuş sohbet ediyordu.

MENKIBE

Dile bizden

Kâbe’yi ziyâret için giderken yolda yaşlı bir kadın;

MENKIBE

Dili çözüldü

Şakâyik-i Nu’mâniyye kitabının sâhibi şöyle anlatır:

MENKIBE

Doğduğumdan beri yolcuyum

Ahmed bin Ebü’l-Havârî hazretleri başından geçen ibret verici bir hâdiseyi şöyle nakletmiştir:

MENKIBE

Doğru bile olsa

Dinimizde Kur'an-ı kerimden sonra en kıymetli kitap Sahih-i Buhari‘dir. İmam-ı Buhari hazretleri, çok titiz davranır, bir hadis sahih bile olsa, en ufak bir şüphe olsa, onu kitabına almazdı.

MENKIBE

Doğru tüccar

Ticârette dürüstlükten ayrılmamak gerektiğini bildiren Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî hazretleri bir sohbetinde buyurdu ki:

MENKIBE

Doğru yoldan ayrıldılar

Bir sabah Abdurrahmân-i Erzincânî hazretleri, odasından dışarı çıktı. Çok üzüntülü idi.

MENKIBE

Dört hak mezhep

Abdülvehhâb-ı Şa’rânî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkhında zamânının en büyük âlimi idi.

MENKIBE

Dört kuş dört arzu

Bir gün İbrahim aleyhisselam, kokmuş, parçalanmış bir ceset görüp, Allahü teâlâya der ki: - Ya Rabbi, parçalanmış bu cesedi elbette diriltirsin. Bunun nasıl diriltildiğini bana göster ki, gözümle görüp kalbim mutmain olsun!

MENKIBE

Dua edersen

Bir gün Kettânî, namaz kılarken bir hırsız gelip, omuzundaki elbisesini aldı ve satmak için pazara götürdü, ama eli derhal kurudu.

MENKIBE

Dua, bela gelmeden yapılır

Ebu Muhammed Ceriri'nin talebelerinden biri anlatır:

MENKIBE

Düğün ne zaman olacak ?

Dimitrofçalı Muslihuddîn Efendi soğuk bir kış günü, çoluk-çocuğunun maîşetini temin ettiği dükkânında çalışırken, bir kadın ve iki çocuğunun yoldan geçtiğini gördü.

MENKIBE

Dünya

İbrâhim Hakkı hazretleri Tillo’da babasına kavuşmasını şöyle anlattı:

MENKIBE

Dünya dedikleri

Eşrefzâde Rûmî bir vâzında şöyle buyurdu:

MENKIBE

Dünyanın parasına ve malına aldanmayın

Bekr Sıdkı Visâli, ilim tahsîlini tamamladıktan sonra Kula’ya döndü.

MENKIBE

Edeb

Daha sonra babası Seyyid Muhammed Buhârî şöyle anlattı:

MENKIBE

Edeb nasıl olur ?

Şah Şücâ Kirmânî, bir gün Ebû Osman Hîrî ile birlikte zamânın meşhûr velîlerinden Ebû Hafs Haddâd’ın ziyâretine gitmişti.

MENKIBE

Eden bulur!..

Eski zamanlarda, astığı astık kestiği kestik, karşı tarafın sözünü dinlemeden, araştırmadan karar veren bir hükümdar vardı. Bu hükümdar, bir gün hanımı ile sarayının geniş bahçesinde dolaşıyordu. Sarayın bahçıvanı da, bahçenin bakımını yapıyordu.

MENKIBE

Efendim beni affeyle

Bir gün bâzı kimseler Hacım Sultan’ın yanına, oradan gitmesini, eğer gitmezse zarar vereceklerini söylemek için birisini gönderdiler.

MENKIBE

Efendim Yâ Rasûlallah

Bir gün biri gelip; “Efendim çoktan beri hastayım, birçok hekime gittim, fakat bir çâre bulamadılar. Şifâ bulmam için size geldim.” dedi.

MENKIBE

Efendim!Yâ Resûlallah

Bennân-ı Hammâl, Mısır’dan Mekke’ye giderken yanına bir mikdâr azık aldı.

MENKIBE

Efendimiz süslenmeye başlamış

Seyyid Fehim hazretlerinin ilim tahsîline ara verdiği günlerdeydi.

MENKIBE

Eğer beni cehenneme koyarsan

Ebû Süleymân Dârânî hazretleri çok ibâdet eder, Allahü teâlâya şöyle yalvarırdı:

MENKIBE

Eğer doğru ise

İmâm-ı Ebû Yûsuf bir dâvâda halîfe Hârûn Reşîd’in kumandanlarından birinin şâhidliğini kabûl etmemişti.

MENKIBE

Eğer doğru ise

İmâm-ı Ebû Yûsuf bir dâvâda halîfe Hârûn Reşîd’in kumandanlarından birinin şâhidliğini kabûl etmemişti.

MENKIBE

Eğer evliya ise...

Kûs şehrinde bir grup kimse, Behâüddîn isminde bir zâtın evinde toplanmışlar, sohbet ediyorlardı.

MENKIBE

Eğer faizi bırakmazsan

Ahmed Mekkî Efendinin çok sevdiği bir kereste tüccârı vardı.

MENKIBE

Elinde misvakı var

Yemen âlimlerinden birisi şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Elini göğsüne koy

Bir gün Ayn-ül-Kudât, Hemedan âlimleri ile sohbet ediyordu.

MENKIBE

Elli altınım var

Annesinden kendisine bir ev mîrâs kalmıştı.

MENKIBE

Emrindeyiz

Ali bin Hîtî hastalanmıştı.

MENKIBE

En çirkin şey

Bir gün dervişlerin peşi sıra gidiyordu.

MENKIBE

En değerli şey

Ebû Saîd-i Harrâz, kendisinden nasîhat isteyen birine buyurdu ki:

MENKIBE

En kıymetli şey

Bir gün babası Seyfeddîn Mahmûd bu çok zekî ve çok akıllı oğlunun mânevî terbiyesi ve yetişmesi için onu Hâce Nizâmüddîn hazretlerine götürdü.

MENKIBE

En tatlı yemek

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Abdülhak-ı Dehlevî’ye gönderdiği mektuplardan birisi şöyledir:

MENKIBE

Esaretten kurtuluş

Talebelerinden Yahyâ isimli bir zât düşman ile yapılan savaşlardan birine katılmak istedi.

MENKIBE

Esas hasta benmişim

Bir zaman Cüneyd-i Bağdâdî’nin gözlerinde ağrı meydana geldi.

MENKIBE

Eski bir çorabı bile götüremedim

Adamın biri oğluna; (Senden iki isteğim var, birincisi, öldüğüm zaman ayağımın birine eski bir çorap giydirmeyi ihmal etme. İkincisi ise şu ağzı kapalı mektubu beni defnedinceye kadar açma, defnettikten sonra aç oku) diye vasiyette bulundu.

MENKIBE

Et, helva ve Pirinç pilavı

Talebelerinden Bergamalı İbrâhim Efendi, ziyâret maksadıyla Seydişehir’e geliyordu.

MENKIBE

Evet' Cehenneme kavuştun

Ebû Ali Rodbârî’ye;

MENKIBE

Evet doğrudur

Kızkardeşinin oğlu Hibetullah Sücâf anlatır:

MENKIBE

Evet öyledir

Büyük âlim Cemâleddîn el-Esnevî anlatır:

MENKIBE

Evin mescit olsun

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerinin mânevî oğulları Şeyh Evliyâ Kebir’e yaptığı nasîhatlerinden her biri bütün müslümanlar için birer kıymetli inci değerinde düsturlardır. Bir tânesi şöyledir:

MENKIBE

Evliyanın bakışı yeter

Abdülvehhâb-ı Şa’rânî'nin talebelerinden biri hastalanmıştı.

MENKIBE

Evliyanın işine kimse karışılmaz

Ebû Abdullah Kâdî, Bişr-i Hâfî hazretlerinin yardımseverliğiyle ilgili bir kerâmetini şöyle nakletti:

MENKIBE

Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım

Gencin birisi Kâbe’de hep, Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker.

MENKIBE

Ey insanlar

Bilâl bin Sa’d bir vâzında şöyle anlattı:

MENKIBE

Ey Mustafa üzülme

İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin babası fakir ve sâlih bir zâttı. Âlimlerin sohbetlerinden hiç ayrılmazdı.

MENKIBE

Ey obur!!

Ebû Osman Hîrî, öyle mübârek bir zâttı ki, rastladığı iyi veya kötü davranışlar karşısında takındığı tavırla muhâtap olduğu kimselere faydalı olur, onların kurtulmasını düşünürdü.

MENKIBE

Ey salihler

Bir gün, Ebû Bekr Ya’fûrî bir mecliste bulundu.

MENKIBE

Ey talihsiz kişi !

Konya’da Tâceddîn adında evliyâyı ve hâllerini inkâr eden biri vardı.

MENKIBE

Fakirin hakkı

Hırsızlar, Abdullah Menûfî hazretlerinin talebelerinin kaldığı yere gidip, anbardan buğday yükleyip gittiler.

MENKIBE

Fasıklardan uzaklaş

Hacı Bayram-ı Velî hazretleri Edirne’den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:

MENKIBE

Ferid için birşeyler yapın

Ferîdüddîn Genc-i Şeker herkesi sever ve bağışlardı.

MENKIBE

Fidanlar şimdiden meyve verdi

Bir hükümdar maiyetiyle birlikte gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü, gayreti hoşuna gitti, yanına gelip latife yapmak istedi:

MENKIBE

Filan hastalığa iyi gelirim

İbn-i Arif'in talebesi Ebû Abdullah Gazâlî anlatır:

MENKIBE

Gadab Kuvveti

Allahü teâlâ, hayvanların yaşamaları, üremeleri için muhtaç oldukları şeyleri her tarafta, bol bol yaratmış, bunlara kolayca kavuşmalarını ve bulduklarını kolayca kullanabilmelerini ihsân etmiştir.

MENKIBE

Garib

Ebû Hamza Bağdâdî hazretleri bir yolculuk sebebiyle Likâm Dağında bulunuyordu.

MENKIBE

Gece evden niçin ayrıldılar ?

Seyyid Fehim hazretleri her sene Van’a gelişinde bir müddet kalırdı.

MENKIBE

Gece geçen gemi

Bâzı kimseler, bir gemi ile Mahalle beldesinden başka bir yere yük taşıyacaklardı.

MENKIBE

Gel kerem eyle

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır:

MENKIBE

Gelen hediye

Fethullah-ı Verkânisî, Sibgatullah Arvâsî’nin talebelerinden birisine;

MENKIBE

Gençlik Büyük Nimettir

Abdülehad Serhendî kendisinden nasîhat isteyen birine şu mektubu yazdı:

MENKIBE

Gerçek sultan

Bir gün Nasîruddîn Mahmûd’u, Dehli sultanı zorla Tedted tarafına götürdü.

MENKIBE

Gerçek sultan

Bir gün Nasîruddîn Mahmûd’u, Dehli sultanı zorla Tedted tarafına götürdü.

MENKIBE

Geyik Boynuzu

Rivâyet edilir ki: Hasan Sezâî Efendi zamânında, Edirne’de, kötü yola düşmüş bir kadın vardı.

MENKIBE

Git işine!

Şeyhülislâm Abdullah-i Ensârî (rahmetullahi aleyh) şöyle anlatıyor:

MENKIBE

Gönül huzuru ile ibadet

İbrâhim bin Edhem buyurdu ki

MENKIBE

Güzel Ahlak

İbn-i Atâ bir gün dostlarına; “Yükselenler ne sebeple yükselirler?” diye suâl etti.

MENKIBE

Güzel Ahlak

Ebû Bekr-i Ebherî hazretleri ilimde yüksek olduğu gibi, güzel ahlâk sâhibiydi.

MENKIBE

Güzel ahlaklı olmak

Beyzâde Mustafa Efendinin, Geyve müftîsine yazdığı nasîhat dolu mektubu şöyledir:

MENKIBE

Güzel hasletler

Ebû Hafs-ı Haddâd hazretleri, kerâmet ve mürüvvet îtibâriyle zamânında eşsizdi.

MENKIBE

Güzel Kılınan Namaz

Bir gün Şakîk-i Belhî, Hâtim-i Esam’a sordu:

MENKIBE

Güzel Kılınan Namaz

Evliyânın büyüklerinden. Adı Hâtim bin Anvân bin Yûsuf el-Esam, künyesi Ebû Abdurrahmân’dır. Belh’te doğmuştur. Doğum târihi belli değildir. Hâtim-i Esam, Şakîk-i Belhî’nin talebesi, Ahmed-i Hadraveyh’in hocasıdır. 852 (H.237) senesinde Belh’in bir nahiyesi olan Mâhcer’de vefât etmiştir.

MENKIBE

Hac yolculuğun nasıl geçti ?

Ebu Amr Ez-Zücaci anlatır:

MENKIBE

Hafıza meselesi

Padişah, okunan bir şeyi bir dinleyişte ezberlermiş. Birinci vezir 2 defa okunanı, ikinci vezir de 3 defa okunanı ezberlermiş. Şair Abdülbaki efendi, yeni yazdığı bir şiiri, Padişaha takdim edince, Padişah, oku bakalım der.

MENKIBE

Hak neyi dilerse biz onu dileriz

Bir gün Mansûr’un hâtırından;

MENKIBE

Hakem tayin etmek normaldir

Peygamber efendimizin vefatlarından sonra, İslam düşmanları, Müslümanların arasındaki iman birliğini bozmak istedi. Abdullah ibni Sebe isimli Yemenli bir Yahudi, Müslümanlar arasında ilk fitneyi çıkardı. Hazret-i Osman'ın şehid edilmesine, Cemel ve Sıffin savaşlarının meydana gelmesine sebep oldu.

MENKIBE

Hakk'a ulaştıran en kısa yol

Hâce Hasan Attâr hazretleri, babası ve aynı zamanda hocası olanAlâeddîn-i Attâr hazretlerinin tasavvuftaki yolunu anlatan bir eser yazmıştır.

MENKIBE

Hakk'a yönelenler

Bir gün Muînüddîn-i Çeştî, Hamîdüddîn’e;

MENKIBE

Hakkımızda belki bu hayırlıdır

Çölde, yaşayan bir bedevinin bir horozu, bir köpeği ve bir de merkebi vardı. Horoz, sabahları öter, onları namaza uyandırırdı. Bir gün tilki horozu alıp götürdü.

MENKIBE

Halıya Bas

Rüyâsında çok kere Peygamber efendimizi görürdü.

MENKIBE

Hamurcu

Aysâvî’nin beldesinde, vazîfesi, hamur yoğurup ekmek yapmak olan bir kimse vardı.

MENKIBE

Hassas davranırsa

Ebü’l-Abbâs Seyyârî hazretleri bir defâsında;

MENKIBE

Hatalı iş

Sultan Çakmak, Saîd beldesinin emîri Kalak bin Ömer’i görevden aldığı gibi, zincire vurdurarak huzûruna getirtti.

MENKIBE

Hatim-i Tai’den daha cömert fakir

Cömertliği dillere destan olan Hatim-i Tai’ye derler ki:

MENKIBE

Hatm-i Tehlil

Ebû Bekr eş-Şelî hazretleri hatm-i tehlîlin fazîletiyle ilgili olarak buyurdu ki:

MENKIBE

Hayat boyu yapılan tecrübe

Fahreddîn-i Râzî, fakir ve yoksul bir kimseydi.

MENKIBE

Hayattaki gibi

Abdurrahmân bin Yûsuf Rûmî’nin vefâtından sonra, sevdiklerinden birisi şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Hayırdır İnşâallah

Gavs-ül-Memdûh, bir gece rüyâda Mûsâ Kâzım hazretlerinin kendisine;

MENKIBE

Hayırlı rüya

Safiyyüddîn bin Ebi’l-Mansûr şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Hayırlı Vassiyet

Fudayl bin İyâd hazretlerinin iki kızı vardı.

MENKIBE

Hayret ettim

Ebû Saîd Mîhenî’nin babası ile Sultan Gazneli Mahmûd birbirlerini çok severlerdi.

MENKIBE

Hazine yetmezdi

Bir gün adamın biri İmâm-ı Ebû Yûsuf hazretlerine suâl sordu.

MENKIBE

Hazret-i Süleyman ve karınca

Süleyman aleyhisselam, Beyt-ül-Makdis’in inşasını bitirince, Allahü teâlâdan, takdirine uygun hüküm ile hükmetmeyi nasip etmesini istedi. Bu ona verildi. Kendisinden başka bir kimseye verilmeyen bir mülk ve saltanatın, kendisine verilmesini de istedi.

MENKIBE

Hedefe varamazlar

Kırk defâ hac yaptığı bildirilen Eyyûb-i Sahtiyânî hazretleri gençliğinde Abdülvâhid bin Zeyd ile birlikte Şam yolunda yürüyordu.

MENKIBE

Helal Lokma

Tâbiînin meşhûr âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden.

MENKIBE

Helal lokma

Abdülhay Efendinin oğluna nasîhatı şöyledir:

MENKIBE

Helal olan, helal yiyenlere gelir

Ebû Saîd küçük yaşta babasının yanında velî zâtların sohbetlerine giderdi.

MENKIBE

Helal ve temiz Rızk

Bekr Bin Abdullah Müzenî, bir cuma günü vâza gittiği câmide cemâat oldukça kalabalıktı.

MENKIBE

Helal Yemek

Ebû Abdullah Nibâcî buyurdu ki:

MENKIBE

Herkesin ceza ve mükafatı verilmiş

Behlül Dânâ, bir gün Harun Reşid'den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti.

MENKIBE

Herkesin hakkını gözet

Ebu Hamza Bağdadi nasihat isteyen birisine buyurdu ki:

MENKIBE

Herkesin kaldıracak gücü yoktur

Celâl Tehâniserî’nin talebelerinden birisi, birkaç sene onun sohbetlerinde bulunmasına rağmen, onda hiçbir mânevî hâl görülmemişti.

MENKIBE

Hesaptan kurtuluş yoktur.

Dâvûd-İ Tâî, Gençliğinde yaptığı bâzı hareketlere pişman oldu.

MENKIBE

Hırsızın hidayeti

Abdülkâdir Geylânî, küçükken yaşı bir gün,Tarlaya, çift sürmeye, gitmiş idi gündüzün.

MENKIBE

Hiç kimseyi incitme

Hâris el-Muhâsibî hazretleri buyurdu ki:

MENKIBE

Hiç kimseyi incitme

Hâris el-Muhâsibî hazretleri buyurdu ki:

MENKIBE

Hiç savaşa girmemiş gibi

İbn-i Kalyûbî anlatır:

MENKIBE

Hiç uyumazdı

İbrahim Bin Edhem, Ramazân-ı şerîfte ekin biçer, aldığı ücreti muhtaç olanlara verirdi.

MENKIBE

Hoca talebesini unutmaz

Ebû Bekr es-Sekkâf hazretleri Allahü teâlânın emirlerini yapıp, haramlardan kaçınarak ve nefsin istediklerinin tersini yaparak yüksek sırlara vâkıf oldu.

MENKIBE

Hocamıza ölü deme

Münevver bin Tunus anlatır:

MENKIBE

Hor ve hakir görüyorlardı

Ebû Ali Sekafî hazretleri anlatır:

MENKIBE

Hor ve Hakir olur

Mevlânâ Ebû Eyyûb anlatır:

MENKIBE

Iraklı genç

Ebû Süleymân Dârânî hazretleri hac vazîfesini yerine getirmek üzere Mekke-i mükerremeye gitmek için yola çıktı

MENKIBE

İffet ve İsmet Cevheri

Abdülehad hazretleri zâhirî ve bâtınî ilimleri elde etmek için birçok beldeleri gezdi.

MENKIBE

İhsanından ümid kesilmez

Ebû Bekr bin Sa’dân, her hâlinde Allahü teâlâya ümid bağlamış ve O’na tevekkül etmiş kimselerdendi.

MENKIBE

İhtiyaç kadar

Ebu Abdullah El Kureşi anlatır.

MENKIBE

İhtiyaçları kadar alırlardı

Emîr Sultan hazretlerinin çok talebesi vardı.

MENKIBE

İki rekat namaz kıl

Ebû Ubeyd Busrî hazretlerine hizmet etmekle şereflenen bir talebesi şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

İkram sahibine ikram mı ediyorsun ?

Birgün Ebû Ali Rodbârî’ye bir kimse misâfir gelmişti.

MENKIBE

İmdadımıza Yetiş

Bir gün Câkîr hazretlerinin huzûruna bir talebesi gelerek; “Efendim! Ticâret için deniz yolu ile Hindistan’a gitmek istiyorum. Uygunsa müsâdenizi, duânızı istirhâm etmek için geldim.” dedi.

MENKIBE

İmdadınıza yetişirim

Mevlânâ hazretleri vefâtından az önce talebelerini topladı.

MENKIBE

İmtihana tabi tutulanlar

Evliyânın büyüklerinden.

MENKIBE

İslam'ın vakarı

Bâkıllânî'yi zamanın hükümdarı Adudüddevle onu Bizans’a elçi olarak gönderdi.

MENKIBE

İstediğin birşey var mı ?

Şems Dâbîr, zamânının bilgili şâirlerinden biriydi.

MENKIBE

İstediğin birşey var mı ?

Ebü’l-Fadl Meâli bin Temîmî Mûsulî anlatır:

MENKIBE

İstek böyle olur

Âriflerden Cârullah Ebû Hafs Ömer bin Muhammed Magribî anlatır:

MENKIBE

İsteklere kavuşmak

Ey oğlum! Temennîleri bırak.

MENKIBE

İşaretlenen gümüş

O civardaİsmâil Fakîrullah hazretlerine muhabbeti olan zengin bir bey vardı

MENKIBE

İşin esası

Abdülhakîm Hüseynî, talebelerinden birinin suali üzerine buyurdu ki :

MENKIBE

İşini Arttırsın

Bir gün hanımı, nafakalarının bittiğini, ev için erzâk lâzım olduğunu bildirdi.

MENKIBE

İşte beni görüyorsun ya

Muhammed Hâdimî, Rum diyârının seçilmiş âlimlerinden olan mübârek babası Mustafa Efendinin kabrini ziyârete gitmişti.

MENKIBE

İşte biz böyle namaz kılarız

Halktan birisi arkadaşları ile konuşurken hacca gideceğini söyledi.Arkadaşı ise gidemeyeceğini ileri sürdü.

MENKIBE

İşte gerçek sultanlık

İbrâhim bin Edhem bir gün deniz kenarında oturmuş, elbisesini dikiyordu.

MENKIBE

İşte görüyorsun

Ebû Medyen’in dostlarından biri Ebû Ya’zî hazretlerine gelerek kuraklıktan şikâyet edip:

MENKIBE

İtaatkar arslan

Ebû Midyen hazretlerinin en büyük talebelerinden olan Ebû Muhammed Abdürrezzâk diyor ki:

MENKIBE

İyi insan kimdir ?

Abdullah bin Hubeyk’e; “İyi insanları nasıl ayırd edebiliriz?” dediler. Cevâben buyurdu ki:

MENKIBE

İyileşen hasta

Seyyid Ahmed-i Buhârî’nin dâmâdı Mahmûd Çelebi anlattı:

MENKIBE

Kabe'ye hep yürüyerek gidilmez !

Beyzâde Efendi, bir sene hacca gitmeye karar verdi.

MENKIBE

Kadir Gecesi

Ebü’l-Hasan Kûsî’nin talebelerine ders verdiği bir hânekâhı vardı.

MENKIBE

Kalb kırmayın

Hac Muhammed Sami Efendi bir sohbetinde buyurdu ki:

MENKIBE

Kalbime kibir gelmesinden korktum

Evliyaullahtan bir zat, Ramazan günü talebeleriyle birlikte bir şehre gitmek için yola çıktılar. Şehre yaklaştıklarında akın akın insanların kendilerini karşılamak üzere yollara döküldüklerini gördüler.

MENKIBE

Kalbiniz kırılacağına taş kırılsın

Sultan Mahmud-u Gaznevi hazretleri bir savaş sonunda çok kıymetli bir elmas yakut taşı ganimet olarak ele geçirir. Sonra taşı eline alarak baş vezirine, (Al bu taşı kır, paramparça et) der.

MENKIBE

Kalenin Fethi

Muslihuddîn Efendinin vefâtından yıllar sonra, İbrâhim Paşa, 1600 senesinde Kanije kalesini kuşattı.

MENKIBE

Kalp Temizliği

Mısır’ın büyük âlimleri ve evliyâsı arasında yer alan Ebüssü’ûd el-Bâzinî hazretleri, küçük yaşta kerâmetleri görülen bir zâttı.

MENKIBE

Kalpteki katılık

Ebu Yakub Nehrecuri anlatır:

MENKIBE

Kanlı elbiseler

Seyyid Abdurrahmân, ihsân sâhibiydi.

MENKIBE

Kapanan gözler

Ebû Müslim hazretleri, mescidden evine döndüğü zaman evine yaklaşınca;

MENKIBE

Kapılardan kovulan öyle kimseler vardır ki

Ahmed Rıfâî hazretleri buyurdu ki:

MENKIBE

Kaptansız gemi olur mu ?

Bir defâsında dünyâya kadîm, yâni dünyânın bir yaratıcısı yoktur diyen dehrîlerden bir grup, İmâm-ı A’zamEbû Hanîfe’yi öldürmek üzere geldiler.

MENKIBE

Kardeşin Hızır'ın Selamı

Talebelerinden biri anlatır: İbrâhim-i Havvâs hazretleri ile yola çıkmıştık.

MENKIBE

Kaybolan Bohça

Ebü’l-Hüseyin Nûrî’nin hizmetinde bulunan, daha evvel de Ebû Hamza ve Cüneyd-i Bağdâdî’ye hizmet etmiş olan Zeytûne isminde bir hizmetçi vardı.

MENKIBE

Kaybolan deve

Bir köylü, devesini kaybetti, aradı bulamadı.

MENKIBE

Kayserin Kızı

İbrâhim-i Havvâs hazretleri anlatır:

MENKIBE

Kazanlar boş kaldı

Şeyh Ahmed Kalender adında bir derviş, kemâl sâhibi bir kimse bulabilmek için Hindistan’a gitti.

MENKIBE

Kelime-i Tevhid

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Şeyh Abdülhay’a yazdığı bir mektup şöyledir:

MENKIBE

Kendini yerde buldu

Ferîdüddîn Mes’ûd Genc-i Şeker, bir gün talebeleriyle bir mecliste otururken, birçok esrarlı işlerde usta olan bir yogi içeriye girdi.

MENKIBE

Kerameti inkar

Bir gün Ebû Bekr bin Kavvâm’ın bulunduğu yerde bir kişi vefât etti.

MENKIBE

Kerametini görmek isterdim

Seyyid Ebû Bekr hazretlerinin oğlu anlatır:

MENKIBE

Keşke yardım etseydim

Abdullah-ı Mürteiş, evliyâ-yı kirâmdan, Şiddetle kaçınırdı, şüpheli ve haramdan.

MENKIBE

Kıymetli kardeşim

Derler ki, Hâris el-Muhâsibî kırk yıl sırtını duvara dayamayıp, ayaklarını uzatmadan oturdu.

MENKIBE

Kızı O'nun nikahı altında bulunandır

Bağdât’ta Ehl-i sünnet ile bid’at fırkaları arasında mücâdele çıktı.

MENKIBE

Kızımı kime vereyim

Merv şehri kâdısının bir kızı vardı.

MENKIBE

Kimleri gördün ?

İbn-i Ataullah'ın talebelerinden biri hacca gitmişti.

MENKIBE

Kimsenin görmediği yerde

Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin bir talebesi vardı.

MENKIBE

Kurtların vazifesi

Bir gün Yûsuf-i Bahirânî isminde bir zât kendi kendine; “Bâyezîd-i Bistâmî’nin yanına gideyim. Eğer, açıktan bir kerâmet gösterirse velî olduğunu kabûl edeyim. Böylece onu imtihân etmiş olayım.” diye düşündü.

MENKIBE

Kusurunu affet

Bir gün Halîfe-i Kızılayak, birkaç talebesiyle birlikte bir mezarlığın yanından geçiyordu.

MENKIBE

Kusurunu affet

Bir gün Halîfe-i Kızılayak, birkaç talebesiyle birlikte bir mezarlığın yanından geçiyordu.

MENKIBE

Leş olan tavuk

Bir defâsında zamânın sultanı, hizmetçilerine, bir tavuğu kesmelerini, başka bir tavuğu kesmeden boğazlamalarını, sonra ikisini de aynı kazanda pişirmelerini emretti.

MENKIBE

Madem ki hepimiz öleceğiz...

Allah korkusu ile çok ağlardı.

MENKIBE

Madem ki tövbe ettin

Seyyid Burhâneddîn Konya’ya gelirken, yolda, Horasan ile Irak arasında bulunan Beyâbân isimli kasabaya uğradı.

MENKIBE

Mademki Allahü Tealanın emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak’a anlatılmaktadır:

MENKIBE

Mahzuru izale ediniz

Bir zelzele yüzünden Hüsâmeddîn Uşâkî’nin türbe ve dergâhı harâb olmuş ve çökmüştü.

MENKIBE

Maksat ve arzu

Hac yolculuğu sırasında beraberinde bulunan Ebû Abbâs Rakkî şöyle anlattı:

MENKIBE

Menkıbelerden hüküm çıkarmak

Bir menkıbede, su dağıtıcısı “Benim suyumdan içene Allahü teâlâ rahmet etsin” deyince evliya bir zat, su dağıtıcısının duasına kavuşmak için nafile orucunu bozuyor. Biri dua etti diye nafile orucu bozmak caiz mi?

MENKIBE

Misafirperverlik yol hediyesi

Ebû Hafs-ı Haddâd hazretleri, kerâmet ve mürüvvet îtibâriyle zamânında eşsizdi.

MENKIBE

Muhabbet Dağı

Behaeddin Buhari'nin talebesi Emîr Hüseyin anlatır:

MENKIBE

Murad edilen sultan Selim'dir.

Sultan İkinci Bâyezîd’in hanımı Şehzâde Korkut’un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahîm Tırsî’nin hanımından; “Beyin Abdürrahîm Tırsî’den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezîd’den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun.” diye ricâda bulundu.

MENKIBE

Müceddin-i elf-i sani

Abdülhakîm-i Siyalkûtî, sınıf arkadaşı İmâm-ı Rabbânî hazretlerine çok tâzim ve hürmet ederdi.

MENKIBE

Müfti olsa gerek

Ebüssü’ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Müjdemi isterim.

Abdurrahmân bin Muhammed el-Kayravânî’nin “Debbağ, Derici Abdurrahmân” diye anılmasının sebebi şöyle nakl edilir:

MENKIBE

Müminin firaseti

Abdülhâlık Goncdüvânî, namazları ekserî

MENKIBE

Müslümanlar tek bir vucuddur.

Abdülkadir Cezâyirî, komutanlarından Muhammed Hasnâvî’ye yazdığı bir mektupta şöyle demektedir:

MENKIBE

Nasıl kurtuldu ?

Şeyh Ali Miyehî anlatır:

MENKIBE

Nasıl olur ?

Ebû Hafs-ı Haddâd, Ebû Bekr-i Şiblî’nin evinde kırk gün misâfir kaldı.

MENKIBE

Nasihatlerin Özü

İbrahim Bin Edhem kendisinden bir zât nasîhat istediğinde buyurdu ki:

MENKIBE

Nasihatlerin Özü

Bâyezîd-i Bistâmî talebesi Ebû Mûsâ’ya şöyle nasîhatta bulundu:

MENKIBE

Nasipsizim

Ebü’l-Hayr Fârûkî istasyonda tren beklerken bir köşede oturuyordu.

MENKIBE

Ne güzel rüya görmüşsün

Buhârî küçük yaşta iken, Buhâra’daki âlimlerden ilim öğrenmeye başladı.

MENKIBE

Ne iyi yapıyorsun

Eshâb-ı kirâmdan Abdullah bin Abbâs’a bir mesele soruldu.

MENKIBE

Ne soruyorlarsa biliyorum de !

Mevlânâ’yı sevenlerden bir kimse, Mısır’a ticâret yapmak için gitmeye hazırlandı.

MENKIBE

Nefsinizi hesaba çekin

Behâeddîn Zekeriyyâ etrâfına nur saçıyordu.

MENKIBE

Nereye evladım

Abdülgaffâr bin Nûh anlatır:

MENKIBE

Neyleyelim ki nasibin yokmuş

Behâeddîn Buhârî hazretleri, bir defâsında Buhârâ’da Gülâbâd mahallesinde bir dostunun evinde, talebeleri ile sohbet ediyordu.

MENKIBE

Niçin Binmiş ?

Mekke-i mükerremenin kâdılarından bir zât, bir kâfile ile berâber Medîne-i münevvereye gidiyordu.

MENKIBE

Niçin dünyadan vazgeçmezsin ?

Şeyh Burhâneddîn hazretleri, talebelerinden Şeyh Muhammed Efendiye şöyle vasiyet etmişti:

MENKIBE

Niçin hakkıyla yapmadın ?

Bir gün devrin meşhûr âlim ve zâhidlerinden Dâvûd-i Tâî, Câfer-i Sâdık’ın yanına gelmişti. Ona dedi ki:

MENKIBE

Niçin kendini perişan ediyorsun ?

Ebü’l-Hayr Fârûkî’yi sevenlerden Hâfız Abdülhakîm Dehlevî ticâretle uğraşıyordu.

MENKIBE

Niçin Okutmuş ?

Hâlid Turhan Bey anlatır:

MENKIBE

Niçin Oruç tutuyormuş

Zühd konusunda emsâli az görülen kimselerdendi.

MENKIBE

Niçin seviyormuş ?

İbn-i Hafîf’in iki talebesi vardı.

MENKIBE

O gün gelmedikçe...

Abdülvehhâb-ı Şa’rânî hazretleri anlatır:

MENKIBE

O halde atmadın

Ebû Bekr Verrâk anlatır:

MENKIBE

O ihtiyar Hızır'dı

Bir gün, Hızır aleyhisselâm hakkında konuşuluyordu.

MENKIBE

O istese de istemese de

Meâli bin Hilâl el-Abedânî, Ebû Muhammed İbrâhim hazretlerinin; “Bizim gelmesini arzû ettiklerimiz, ancak bizi ziyâret edebilir.” buyurduğunu duydu ve içinden; “İstese de istemese de ben onu ziyâret ederim.” diye geçirdi.

MENKIBE

O parayı sana hediye etmiştim

Asîl, ilim sâhibi, sâlih ve kıymetli bir zâtın oğlu olan İmâm-ı A’zam’ın çocukluğu doğum yeri olan Kûfe’de geçti.

MENKIBE

O parayı sana hediye etmiştim

Asîl, ilim sâhibi, sâlih ve kıymetli bir zâtın oğlu olan İmâm-ı A’zam’ın çocukluğu doğum yeri olan Kûfe’de geçti.

MENKIBE

O sahibine teslim oldu

Sultan İkinci Murâd Hanın otuz bin akçe değerinde bir atı vardı.

MENKIBE

O sizdiniz...

Bir gün Osman Hârûnî’nin huzûruna bir şahıs gelerek;

MENKIBE

O, Allahü Teala'nın sevgili kuludur.

Seyyid Ömer anlatır:

MENKIBE

On şey

Bâyezîd-i Bistâmî buyurdu ki: “Şu on şey beden üzerine farzdır:

MENKIBE

Ondan özür dile !

Abdülvâhid-i Lâhorî ibâdet zevki ile ilgili bir hâtırasını şöyle anlatır:

MENKIBE

Onlar kimseye kılıç vurmaz

Behâeddîn Buhârî hazretleri, kendisine karşı edebsizlik yapan birine kızmayıp, tebessümle karşıladı.

MENKIBE

Onun ekmeği pişmiş

Ebû Yûsuf hazretleri anlatır:

MENKIBE

Osman Bedrettin'in Çırağı

Harput’ta yetişen meşhur velîlerden

MENKIBE

Ölü eti yemek

Fahr-ül-Fârisî gıybet hakkında bir suâl sorulduğunda buyurdu ki:

MENKIBE

Ölüm vaktin henüz gelmedi

Ebü’l-Abbâs el-Harrâr hazretleri anlatır:

MENKIBE

Öyle bir kimse ile arkadaş ol ki

Dâvûd-i İskenderî sohbetlerinde şöyle nasîhat ederdi:

MENKIBE

Öyle zatlar vardır ki

Behâeddîn Buhârî hazretleri, bir defâsında Şeyh Seyfeddîn adlı bir zâtın ırmak kenarında bulunan kabri karşısında kalabalık bir cemâatle sohbet ediyordu.

MENKIBE

Öyle zatlar vardır ki

Behâeddîn Buhârî hazretleri, bir defâsında Şeyh Seyfeddîn adlı bir zâtın ırmak kenarında bulunan kabri karşısında kalabalık bir cemâatle sohbet ediyordu.

MENKIBE

Öyleyse Atmadın

Ebû Bekr Verrâk şöyle anlatır:

MENKIBE

Padişahım Baba Haydar sizi bekliyor

Zamânın pâdişâhı Kânûnî Sultan Süleymân, bir gece rüyâsında ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın sırtını sıvazladığını gördü.

MENKIBE

Parayı çıkarıp attı

Ebû Hamza Horasânî hazretleri, bir keresinde hiç kimseden bir şey istemeden ve hiç kimseye iltifat etmeden tevekkül ederek çölde sefere çıkmayı nezr etti.

MENKIBE

Pasta yerine et ye

Hasan bin Ali Askerî hapishânede bulunduğu sırada oruç tutardı.

MENKIBE

Peki öyle olsun

Hasan Sezâî Efendi bir gün talebeleriyle sohbet ederken kalp gözüyle hocası La’lî Efendinin vefât ettiğini anlayıp, şiddetli üzüntüye kapıldı ve kendinden geçerek yere düştü.

MENKIBE

Pişman oldular

Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı.

MENKIBE

Pişmiş tavuk

Ebü’l-Hasan Hamza Hemedânî isminde birisi, bir akşam Câfer-i Huldî’nin yanına geldi.

MENKIBE

Rabbim vadetti

Ayderûs, fakirlere yardım etmek ve ihtiyaçlarını görmek için çok borç para isterdi.

MENKIBE

Resûlullah’ın anne ve babası mümin idi

Bosnalı Abdullah Efendi, Bir sohbeti esnâsında, Peygamber efendimizin peygamberliği bildirilmeden önce İbrâhim aleyhisselâmın dîninde olduğunu şöyle anlattı:

MENKIBE

Resulullah'ı iki defa ziyaret etti

Hâfız Sa’dullah’ın talebelerinden Nüvvâb Han Fîrûz-cenk bir gün hocasına gelerek;

MENKIBE

Rüyada yenen sopa

Batıda Ebü’l-Hasan ibni Harezhem adında bir imâm vardı.

MENKIBE

Rüyanin tabiri budur

Şakâyık-ı Nu’mâniyye isimli meşhûr eserin sâhibi olan ve Taşköprüzâde diye tanınan Ahmed bin Mustafa Efendi, İstanbul’da Sahn-ı Semân medreselerinden birinde müderrislik yapmakta iken, başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır:

MENKIBE

Sağır, kör, dilsiz, topal Hanım!

Aslen İran’ın ileri gelenlerinden bir zâtın neslinden olan İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin dedesi Zûtâ müslüman olup, hazret-i Ali’ye ikrâmlarda bulundu.

MENKIBE

Sahraya bak

Hacı Şerîf hazretlerinin sohbetine devâm eden talebelerinden biri, bir gün ona bir mikdâr para getirip vermek istedi.

MENKIBE

Sanki üçüncümüz sen idin

Şemseddîn Attâr anlatır:

MENKIBE

Selametle gidip gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar’a gidip gelmesini istedi.

MENKIBE

Seller aktı

Bir zaman Mekke-i mükerremede yağmur yağmadı ve kuyular kurudu

MENKIBE

Sem kimsin

Hasan Dede şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Sen kimsin

Kettânî hazretleri şöyle anlatıyor:

MENKIBE

Senden afiyet isterim

Ebû Ali Rodbârî, tahâret ve abdest konusunda çok titiz davranırdı.

MENKIBE

Senin ismin defterden silinmiştir

Hacı Hızıroğlu Mehmed Ağa, Üsküdar’ın ileri gelenlerinden ve sipâhilerindendi.

MENKIBE

Sevgimle dolusun

İbn-i Fârid bir gece rüyâsında Resûlullah efendimizi gördü.

MENKIBE

Sığınacak bir yer isterim

Ebû Ahmed’in arkadaşlarından Ebû Muhammed er-Ribâtî el-Mervezî anlatır:

MENKIBE

Sıkıntıya düşmekten korkma

Bir gün Konya’nın yakın köylerinden fakir bir genç okumak için Konya’ya gelip İmâm-Hatip Okuluna kaydoldu.

MENKIBE

Sıkıntıya düşmekten korkma

Bir gün Konya’nın yakın köylerinden fakir bir genç okumak için Konya’ya gelip İmâm-Hatip Okuluna kaydoldu.

MENKIBE

Sizde hacı kokusu var

Uluborlu’dan Hasan Dede ve Ali Dede adındaki zâtlar şöyle anlatmışlardır:

MENKIBE

Size zararı dokunabilir

Bâlî Efendi, zamânın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. Kânûnî Sultan Süleymân’ın hocası Hayreddîn Efendinin yanında tahsilini tamamlayıp stajını bitirdi.

MENKIBE

Sofra hazırlayın

Bir gün onu Merv’de bir zât yemeğe dâvet etmişti.

MENKIBE

Sofra hazırlayın

Bir gün onu Merv’de bir zât yemeğe dâvet etmişti.

MENKIBE

Sohbetin ehemmiyeti

Ebü’l-Hasan-ı Şâzilî hazretlerinin talebelerinden birisi, tasavvuf yolundaki dereceleri geçerken kendini hocası gibi görmeye başladı.

MENKIBE

Son nefes belli olmaz

Abdullah bin Menâzil, ulemâdan, büyük zat

MENKIBE

Son vasiyyet

Ebû Ali Dekkâk hazretleri hastalanmış, vefâtı yaklaşmıştı.

MENKIBE

Söz dinlemek

Ebû Necîb Sühreverdî anlattı:

MENKIBE

Söz dinlemek

Abdüllatîf Câmî hazretleri birkaç defâ hacca gitti.

MENKIBE

Söz dinleyen kazanır

Bir kâfilede bulunan insanlar, Ebü’l-Hasan Harkânî hazretlerinin huzûruna gelip;

MENKIBE

Sultan Abdulhamid Han

Ebü’l-Hayr hazretleri buyurdu ki:

MENKIBE

Sultanlar rikabında yürüsün.

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşîdini ziyâret için Üsküdar’a gelmişti.

MENKIBE

Suya kandı

Ebû Hasan Habbâz, Ebû Abbâs Sebtî’ye;

MENKIBE

Sünnete uygundur

Ahmed bin Hanbel hazretlerine dediler ki:

MENKIBE

Sünnetime yardım et

İmâm-ı Eş’arî diye de bilinen Ebü’l-Hasan-ı Eş’arî hazretleri küçük yaştan îtibâren ilim tahsîline yöneldi.

MENKIBE

Şarapçının sonu

Abdülazîz Revvâd hazretleri başından geçen ibret verici bir hâdiseyi şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Şeyhin seni öldürtmez

Van’ın Gürpınar Muhammed Pîrân aşîretinden Ali isminde bir zât gelerek Seyyid Fehim hazretlerine talebe oldu

MENKIBE

Şeytanın pisliği

Cüneyd-i Bağdâdî’nin talebelerinden biri şeytanın vesvesesine kapılıp;

MENKIBE

Şeytanın vesvesesi

Hasan-ı Basrî hazretlerinin talebeleri şeytanın vesvesesinden şikâyet ederek;

MENKIBE

Şu an Namaz vaktidir

Ebü’l-Hüseyin Mâlik şöyle anlatıyor:

MENKIBE

Şu gördüğün malların hepsi emanettir

Ebû Muhammed-i Basrî hazretlerini ziyâret için Basra’ya gelmiştim.

MENKIBE

Şükredici olmayayım mı ?

İmâm-ı Evzâî, Halîfe Câfer’e buyurdu ki:

MENKIBE

Şüphesiz merhamet eder

Mevlânâ, Allahü teâlânın yarattığı bütün mahlûkâta merhamet sâhibi idi.

MENKIBE

Tasavvuf ehlini ara

Cemal Halife'nin talebelerinden Taşköprülüzâde, ziyâretine gelerek nasîhat istedi.

MENKIBE

Tesbih eden menekşeler

Vakit ilk bahar olduğu için çiçekler yeni açmıştı.

MENKIBE

Topal ol!

Bir gün, Ebû Saîd’in huzûruna iki sandık getirdiler.

MENKIBE

Tövbeye sadakat

Abdullah bin Alevî hazretleri, bir zaman Mekke-i mükerremede şarab içen bir kimseyle karşılaştı.

MENKIBE

Tövbeye sadakat

Abdullah bin Alevî hazretleri, bir zaman Mekke-i mükerremede şarab içen bir kimseyle karşılaştı.

MENKIBE

Tuhaf Haller

Talebeliğinde Muhammed Râzî, hocasıOsman Hîrî’nin, Muhammed bin Fadl Belhî’yi medhettiğini işitmişti.

MENKIBE

Uyuma!

Bulunduğu beldenin tüccarlarından biri şöyle anlatır:

MENKIBE

Üç şartım var

Şöyle naklederler:

MENKIBE

Üç yüz dirhem alacak

Bir gün bir kimse, Habîb-i Acemî hazretlerine gelip;

MENKIBE

Ülkemde bu adama cevab verecek bir âlim yok mu?

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden îtibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmî sohbetler yapıyordu.

MENKIBE

Üstaddan öğreniniz !

Bostan Çelebi hazretlerinin hal, hareket ve tavırlarında gizli mânâlar ve işâretler bulunduğu firâset sâhipleri ile halkın çoğu tarafından bilinirdi.

MENKIBE

Üstün kimse

Abdullah bin Muhammed Mürteiş en-Nişâbûrî: Evliyânın büyüklerinden.

MENKIBE

Vakit geldi

Cüneyd-i Bağdâdî yedi yaşında iken, mektepten gelince babasının ağladığını görüp, sebebini sordu:

MENKIBE

Vakti saati gelince olur

Müslümanlardan birinin yahûdî bir ortağı vardı.

MENKIBE

Vaktin kıymetini bil

Şeyh Abdülkuddûs oğluna yazdığı bir mektubunda şöyle nasîhat etti:

MENKIBE

Valiye dayısını tavsiye ederim

Hüseyin Paşa, Bahîra vâlisi Ömer bin Îsâ’ya bir işinden dolayı kızdı.

MENKIBE

Vasiyetimdir

Harput’ta yetişen meşhur velîlerden. 1858 (H.1274)’de Erzurum’da doğdu. Kars’ta üçüncü tabur imâmlığı yapması sebebiyle İmâm Efendi lakabıyla tanındı. Asıl ismi, Osman Bedreddîn’dir.

MENKIBE

Vasiyetimdir !

İmâm-ı Birgivî hazretleri duâ ederken;

MENKIBE

Veli nasıl tanınır ?

Bir gün Ebû Abdullah El-Basrî'ye sorarlar:

MENKIBE

Vesile ederek

İsmâil bin Ebû Hasan şöyle anlatır:

MENKIBE

Vesile ederek

İsmâil bin Ebû Hasan şöyle anlatır:

MENKIBE

Vesvese

Ebü’l-Abbâs hazretlerini sevenlerden birisi şöyle anlatır:

MENKIBE

Ya Rabbi

Mevlânâ hazretleri gece-gündüz cenâb-ı Hakk’a niyâz eder yalvarırdı:

MENKIBE

Ya Resulallah sana misafir geldim

Ebü’l-Hayr Aktâ, Medîne’de beş gün aç kalmıştı.

MENKIBE

Ya söz dinlersin ve ya...

Tebriz’de Sultan Rüstem devrinde türeyen eşkıyâ, geceleri evleri yağma etmeye başladı. Bunlara kimse engel olamadı.

MENKIBE

Yahudiyi Müslüman yapan tövbe

Fudayl bin İyâd tövbesinden önce, hangi kervandan bir mal gasbetmişse, onların üzerine o kâfiledekilerin isimlerini yazar ve mallarını saklardı.

MENKIBE

Yamalı Elbise

Bir defâsında Ebü’l-Abbâs hazretlerinin hanımı, yüksek rütbeli emîrlerden birinin evinde verilecek olan bir düğün yemeğine dâvet edildi.

MENKIBE

Yaptığınız Hizmet

Hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin kendisine yazdığı bir mektup aşağıdadır.

MENKIBE

Yemek yeme adabı

Celâleddîn-i Devânî çok konuşmanın zararlarını ve konuşma âdâbını şöyle anlatır:

MENKIBE

Yetiş Ya Resulallah !!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri, Resûlullah efendimizi vesîle ederek Allahü teâlâdan bir şey istemek, Resûlullah efendimizin yardım ve şefâatlerine kavuşmak husûsunda bir eser yazdığı esnâda başından geçen bir hâdiseyi şöyle nakletti:

MENKIBE

Yoksa pişman olursunuz

İbrahim Desuki, Mısır’da yetişen büyük velîlerden.

MENKIBE

Yolumuz sohbet yoludur

Abdurrahmân Tâgî hazretleri bir sohbetinde, sohbetin fazîleti ile ilgili olarak, buyurdu ki:

MENKIBE

Yolunu niçin kaybettin ?

Şeyh Muhammed Münîr anlatır:

MENKIBE

Yumuşak ve cömert ol

Beyzâde Hacı Mehmed Nûri Efendi, bir gün talebelerinden birine şöyle buyurdu:

MENKIBE

Zahmet etmişsin

Ebû Ali Fârmedî hazretleri şöyle anlatmıştır:

MENKIBE

Zengin Sufiler

İbn-i Vefâ hazretlerine, Şâziliyye tarîkatının mensuplarının güzel elbise giymelerinin ve lezzetli yiyecekler yemelerinin sebebi sorulup, Selef-i sâlihîn böyle giyinip, böyle yemezdi dediklerinde; “Onların güzel elbise giyinmelerinin sebebi, Allahü teâlânın kendilerine ihsân ettiği nîmetlere râzı olup göstermek için ve insanlara zengin görünmek içindi.

HADİS ALİMLERİ

Hadis âlimleri, çok yüksek insanlardır. Ravileri ile beraber, yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilene hafız denir. Kur’an-ı kerimi ezberleyene hafız denmez kâri denir. Bugün, hadis-i şerifleri ezbere bilen bulunmadığı için, kâri’ yerine, yanlış olarak hafız deniliyor.

MEZHEB İMAMLARI

Cennet ile müjdelenmiş olan Ehl-i sünnet vel-cemaatin dört büyük mezhebinden biri olan Şafii mezhebinin reisidir.

İTİKAT İMAMLARI

Ehl-i sünnetin iki itikad imamından birincisidir. İsmi, Muhammed bin Muhammed Matüridi'dir. Künyesi, Ebu Mensur'dur. Doğum yeri Semerkand'ın Matürid nahiyesidir. Hicri 333 (m. 944) yılında Semerkand'da vefat etti.

EN ÇOK OKUNANLAR

Bazı kimseler, sabah namazının vakti, öğleye kadar diyerek, müslümanların namazlarını kazaya bırakıp haram işlemelerine sebep oluyor. Sabah namazının vakti ne zamana kadardır?

Sıkıntıdan kurtulmak için ne yapmalı?

Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?

Sual: Günah işlememek şartı ile birini sevmekte mahzur var mıdır?

Namaz kılması haram olan vakitler nelerdir? Ne kadar zaman devam eder?

Gece yatağa yatınca okunması gereken duaları sırasıyla yazar mısınız?

İmam-ı Rabbani hazretleri, insana belanın geliş sebeplerini sual ve cevaplarla şöyle açıklıyor: Sual: Enbiya ve evliya, hep dert ve bela içinde yaşadı. Halbuki, Şura suresinde, (Size gelen belalar, kabahatlerinizin cezasıdır) buyuruldu. Bu âyete göre, dertlerin çokluğu, günahın çokluğunu gösteriyor. Enbiya ve evliya olmayanın, çok sıkıntı çekmesi gerekirken dostlarına, neden dert, bela veriyor? Düşmanları neden rahat ve nimet içinde yaşıyor?

ihlas vakfı

GÜNÜN MENKIBESİ

Abdülvehhâb-ı Şa’rânî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkhında zamânının en büyük âlimi idi.

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, Ca’fer beğ Tehânîye yazılmışdır. Ehlullaha dil uzatan saygısızları, söz ile, yazı ile kötülemek câiz olduğu bildirilmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası