hakdin.net
26 Cemaziye'l-Ahir 1433
18 Mayıs 2012 Cuma
20:48
10 Ağustos 2010 Salı
Okunma Sayısı: 1379
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de secde-i sehv ve secde-i tilavet

Secde-i sehv, yanılma secdesi demektir. (Secde-i sehvi gerektirecek bir şey yapıldığı zaman,) secde-i sehv yapmak, sünnet-i müekkededir.

Secde-i sehv, şöyle yapılır: Namazın sonunda tekbir alıp secdeye varılır, diğer secdelerde olduğu gibi üç kere, “Sübhane Rabbiye’l-a’la ve bihamdihi” denir, sonra; “Sübhanellezi la yenamu ve la yeshu” (Uyumayan ve yanılmayan Rabbim, bütün kusurlardan münezzehtir) denir. Sonra oturulur ve iki secde arasında okunan: “Rabbiğfir li verhamni vecburni verzukni vehdini ve afini ve’fu anni” (Ya Rabbi! Günahlarımı bağışla, bana rahmet eyle, eksiklerimi kapat, bana rızık ver, bana hidayet nasib eyle, bana afiyet ver ve beni affeyle) okunur.

İkinci defa secdeye varılır. Aynı teşbihler okunur. Sonra secdeden doğrulup oturulur ve selam verilir.

Secde-i sehv yapmayı gerektiren haller:
1- Birinci teşehhüd ve kunut gibi, namazın “Eb’az” olan sünnetlerinden birini, unutarak veya kasden terketmek.
2- Kıldığı rekât sayısında şüpheye düşmek. Mesela dört rekâtlı bir namazı kılarken, içinde bulunduğu rekât üçüncü mü, dördüncü mü diye tereddüt eden kişi, üçüncü rekâtte olduğunu kabul edip bir rekât daha kılar. Namazının sonunda, secde-i sehv yapar.
Birinci rekâtın secdesinde iken rüku edip etmediğinde şüpheye düşen kimse, hemen rükua geri dönüp oradan itibaren rekâtını tamamlar, yani rükudan sonra itidal yapar, sonra da secdelerini yapar. Sonra da namazın sonunda secde-i sehv yapar.
3- Kasden yapılınca namazı bozan bir işi, yanılarak yapmak. Mesela fazla bir rekât kılmak, fazla bir rüku yapmak veya fazla bir secde etmek gibi.
4- Fatiha, son oturuştaki teşehhüd ve bu teşehhüddeki salevat gibi bir rüknü, esas yerinde okumakla beraber, başka bir yerde tekrar okumak. Mesela Fatihayı oturuşlarda, teşehhüdü veya salavatı ayakta okumak gibi.
İmama uyan bir kimse; secde-i sehv yapmayı gerektirecek bir iş yaparsa secde-i sehv yapmaz. Ancak imam secde-i sehv yaptığı zaman, cemaat de yapar.

Secde-i tilavet
Secde ayetlerinden biri okunduğu zaman, hem okuyanın hem de dinleyenin, secde-i tilavet yapması, sünnet-i müekkededir. Secde ayetleri 14 tane olup şunlardır:
1- Hac suresi (18. ayet-i kerime)
2 - Hac suresi (77. ayet-i kerime)
3-
 Araf suresi (206. ayet-i kerime)
4- Rad suresi (15. ayet-i kerime)
5- Nahl suresi. (49. ayet-i kerime)
6- İsra suresi (107. ayet-i kerime)
7- Meryem suresi (58. ayet-i kerime)
8- Furkan suresi (60. ayet-i kerime)
9- Nemi suresi (25. ayet-i kerime)
10- Secde suresi. (15. ayet-i kerime)
11- Fussilet suresi. (37. ayet-i kerime).
12- Necm suresi. (62. ayet-i kerime)
13- İnşikak suresi. (21. ayet-i kerime)
14- Alak suresi. (19. ayet-i kerime)
Sad suresi 24. ayet-i kerimedeki secde, tilavet secdesi değil, şükür secdesidir. Dolayısiyle bu ayet-i kerime okunduğunda, secde-i şükür için niyet edilir.

Secde-i şükür
Bir nimetin gelmesi, bir musibetin kalkması, bir musibete uğrayan veya günahkâr bir kimse görüldüğü durumlarda, secde-i şükür yapılması sünnettir.

Secde-i tilavet ve secde-i şükrün şartları; namazın şartlarının aynısıdır. Ayrıca secde-i tilavet ve secde-i şükür ile sebepleri arasında örfen uzun bir zaman geçmemesi gerekir. Şayet kişi abdestli değilse, 4 defa şöyle der:
“Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illellahü vellahü ekberü ve la havle vela kuvvete illa billahil-aliyyil-azimi.”

Secde-i tilavet ve secde-i şükrün rükünleri şunlardır:
1- Niyet. 
2- Tekbiret-ül-ihram. 
3- Bir tane secde yapmak. 
4- Oturduktan sonra selam vermek. Şayet secde-i tilavet, namazda yapılıyorsa, cemaat imamına uyar. İmam ve tek başına namaz kılan ise, sadece kalb ile niyet getirirler, dil ile niyet getirilmez.

Secdede, şöyle denir:
“Secede vechi li-llezi halekahü vve savverehü ve şakke sem’ahü ve besarehü bi havlihi ve kuvvetihi fetebareke-llahü ahsen-ül-halikine.”

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de abdest

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de bayram namazı

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de cemaatle namaz

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de cuma namazı

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de gusül abdesti

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de hac ve umre

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de hayz ve nifas

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de helal ve haramlar

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de kurban kesmek

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de nafile namazlar

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de namaz vakitleri

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de nikah ve talak

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de oruç

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de teyemmüm

ŞAFİİ İLMİHALİ

Şafii’de zekât
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Abdülkadir Cezâyirî, komutanlarından Muhammed Hasnâvî’ye yazdığı bir mektupta şöyle demektedir:

GÜNÜN HADİSİ

Din kitaplarında, (Şu on kısımdır, dokuzu şundadır) gibi ifadeler geçiyor. Onda dokuzu ne demektir?

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, seyyid mîr Muhammed Nu’mâna “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” yazılmışdır. Silsile-i aliyye-i Sıddîkiyyeye bağlanmağa şükr etmekde, bu yolu övmekdedir

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası