Gideceğiniz nehri iyi seçin
Hikmet ehli zatlar buyuruyor kiDünya
ahiretin ufacık bir misalidir. Burada mescitlere, camilere gidenler
orada hakikisine gidecekler. Burada kötü yerlere gidenler orada kötü
yerlere gidecekler. Bu, dünyadan ahirete akan iki nehir gibidir. Bir
tanesi Cennete gidiyor, bir tanesi Cehenneme gidiyor. Herkes bu nehrin
birinde mutlaka gider, ama yavaş gider ama çabuk gider! Fakat kendisinin
bulunduğu nehir onu bir yere götürür. İnsanın kendisi gidemez tabi ama
bir yere de gitmesi lazım. Bu yüzden, gideceğiniz nehri iyi seçin.
* Mühim olan sonsuz beraber olmaktır. Bu dünyada ne kadar uzun
yaşarsan yaşa, yine ayrılık var. Ama ahirette sonsuz beraberlik var.
Büyükleri seven orada onlarla beraber olacaktır.
* Kalbi yanan seni de kendini de kurtarır. Kalbi yanmayan seni de yakar.
* Dünya iş yeridir. Ahiret ücret yeridir.
* Bu dünyada ölmeden olmak yoktur. Zahmetsiz, çalışmadan bir şeye kavuşacağını zanneden ahmaktır.
* Hazret-i Ali buyurdu ki: “Dünya nimetlerini inceledim en iyisinin
sağlık, en büyük sıkıntının da borçlu olmak olduğunu anladım.”
* Büyüklerden, evliyalardan yardım her zaman değil her çare bitip tükendiğinde istenir.
* Abdullah ibni Mübarek hazretleri, 4000 Hadis-i şeriften 4 düstur seçmiş:
1- Devamlı bir günah işleyen bir kadına güvenme yani dikkatli ol,
2- Mala aldanma,
3- Karnını tok tutma,
4- Amel edeceğin kadar ilim öğren yani lüzumsuz bilgi peşinde koşma.
* Yukarıda olan mahrum kalır. Yukarıda değil aşağıda olmak lazım. Yani kibirlenmek yok, tevazu sahibi olmak var.
* Büyüklerin kitaplarını okumak çok önemlidir, bir saat kitap okumak, onlarla yarım saat sohbet etmek gibidir.
* Bu dünyada imrenilecek iki insan vardır: Ya âlim, ilmiyle cehaletle savaşır, ya da zengin, çok parası var, fakirlikle savaşır.
* Hayırlı insan hayra vesile olur. Bir insanın hayırlı mı olduğu şerli mi olduğu icraatından belli olur.
* Ne zaman bir Müslüman kardeşinizi görsek, belki de benim kurtuluşum bu kardeşimin duasındadır, diye ondan dua istemeli.
* Evladına haram işletmek, haram işlemesine sebep olmak, kendi eliyle onu ateşe atmak demektir.
* Kurda kuşa faydalı olmalı; hiç kızmamalı. Peygamber efendimiz
İslamiyet’i ilk yaymaya başladığı zaman hiç kimse Müslüman değildi.
Sonra yavaş yavaş hazret-i Ebu Bekir meydana geldi. Hazret-i Ömerler
meydana geldi. Sanki o zamanda yaşıyormuş gibi inanıp, o şekilde yola
çıkılırsa herkes hayranlık duyar. Herkes Allah’ın kuludur. Herkesin
iyiliğe ihtiyacı var. Herkesin güzel söze ihtiyacı var. Herkesin
nasihate ihtiyacı var.