Nefsini bilen Rabbini bilir
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki
(Nefsini bilen Rabbini bilir)
hadis-i şerifinin sırrına eren, nefsini sokakta gördüğü köpekten aşağı
bilir. Nefsinin ayıplarını, kusurlarını görmeyen kimse, doğru yoldan
ayrılır.
İstikamet yani doğruluk üzere olmalıdır; çünkü en büyük keramet, istikamet üzere olmaktır.
Nice küçük amel, niyetle büyük amel olur, nice büyük amel de, niyetle
küçülür. İlmin öncesi niyet, sonra anlamak, sonra yapmak, sonra
muhafaza, sonra da yaymaktır. Kim ilmi ararsa öğrenir. İlmi öğrenen,
günah işlemekten korkar. Günahtan korkan ondan kaçar. Ondan kaçansa
kıyamette hesaptan kurtulur.
Din kardeşinin bir ihtiyacını görmek, bir sene nafile ibadet etmekten daha önemlidir.
İlimde cimrilik yapan kişiye, Allahü teâlâ üç beladan birini verir:
1- Ölür, ilmi gider.
2- Unutarak ilmi gider
3- Kendine ilmi unutturacak kimseyle dostluk kurar, öylece ilmi gider.
İnsandaki en üstün haslet, kâmil akıldır. Eğer o yoksa güzel edebdir. O
da yoksa kendisiyle istişare edilecek şefkatli bir kardeştir. O da yoksa
devamlı sükûttur. O da bulunmazsa, ölmektir.
Bir âlimin sakınması gereken en önemli husus, Allahü teâlânın haram
kıldığı şeylerden uzak durması ve dünyaya gönül bağlamamasıdır. Dünya
sevgisi ve günahların istila ettikleri kalbden, hayır beklenmez.
Bir kimse, Allahü teâlâya isyan ederken, Onu sevdiğini açıklar. Buysa,
kıyasta acayiptir. Eğer sevgisi doğru olsaydı, Ona itaat ederdi; çünkü
seven, sevdiğine itaat eder.
Güzel ahlakın, bir kelimeyle özü, kızmamaktır.
Ölümden sonrası için ölmeden önce hazırlık yapmalıdır.
Kişi için en güzel süs; sükût, doğruluk ve vakardır.
Allahü teâlâdan korkanlarla beraber olmalı. Bid'at sahipleriyle oturmaktan sakınmalıdır.
Çoluk çocuklu bir kimse, onların ihtiyacı için çalışsa, geceleri kalkıp
üzeri açık olarak gördüğü evladının üzerini bir şeyle örtse veya benzeri
bir yardımda, bulunsa, gaza ve cihaddan daha üstündür.
Kişinin kendi beğendiği şeyi, başkası için de beğenmesi güzel olur.
Kendine layık gördüğünü başkasına da, layık görmeli, kendine layık
görmediğini, başkasına da layık görmemeli. Kendisine faydası olmayanın,
başkasına faydası olmaz.
Ölüleri, iyi veya kötü halde görmek, cenab-ı Hakkın bazı kullarına ihsan
ettiği bir keşif ve keramettir. Dirilere müjde vermek, onlara doğru
yolu göstermek veya ölüler için hayırlı bir iş yapılmasına, borçlarının
ödenmesine yaraması içindir. Ölüleri görmek, daha çok rüyada olmaktadır.
Uyanıkken görenler de vardır. Evliya ve hal sahipleri için, bu bir
keramettir.