İlacın suçu ne?
Hikmet ehli zatlar buyuruyor kiEhl-i
sünnet âlimleri bize her şeyi bildirdiler, söylenmedik şey
bırakmadılar; ama ilaç rafta kalır da, hasta bu ilacı kullanmazsa, suçu
ilaca yüklemeye hakkımız olmaz.
Dinimize ait bir meseleyi öğretmek veya öğretmeye sebep olmak, yüz
umre sevabından daha fazladır. Ehl-i sünnet itikadını anlatan bir kitabı
başkalarına vermek, çok kıymetli bir iştir.
İlim, emanettir, mülk değildir. İlim ancak, anlatmakla mükellef
olduğumuz, Allahü teâlânın bir nimetidir. Onu söylememekle ilme ihanet
etmiş oluruz, Allah korusun. Dolayısıyla bu bir emanettir, mutlaka
ehline bildirilmelidir.
İyilerle beraber olan, zarar etmez. Gül ağacının dibindeki çamura,
gül kokusu siner. Gül tutan elde gül kokusu olur. Koku satan dükkâna
giren koku sürünmese de yine kokulardan istifade eder.
Allahü teâlâ bir kuluna iki şeyi vermişse, başka şey istemeye hakkı yoktur:
1- Ehl-i sünnet itikadı,
2- Bir büyüğü tanıyıp ona şeksiz ve şüphesiz teslim olmak.
Sevgi itaattir. Kim Allahü teâlânın emirlerine ne kadar çok itaat
ediyorsa, o kadar çok seviyor demektir. Kim Resulullah efendimizin
emirlerine çok uyuyorsa, Peygamber efendimizi o kadar seviyordur. Kim ne
kadar hocasının emirlerine itaat ediyorsa, o kadar hocasını seviyordur.
Hiç itaat etmeden, (Ben onu çok seviyorum) demesi açıkça yalancılık
olur.
Kumaş boyayı nasıl emerse, Peygamber efendimizi de bir kere gören,
yandan gören, önden gören, gözleri görmüyorsa sesini işiten, kumaşın
boyayı emip başka renge büründüğü gibi, başka bir insan olurdu. Artık o
kumaştan nasıl o boya çıkmazsa, Eshab-ı kiramın bu özelliği de çıkmaz.
Dolayısıyla Eshab-ı kiramın günah işlemesi, Eshab-ı kiramlık vasfını
almaz, çünkü kumaş bir kere boyandı.
Medine-i münevvereden yayılan nurlar bazı istasyonlarda toplanır,
birikir, o istasyonlardan yayılmaya devam eder. İmam-ı Rabbani
hazretleri, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri, Abdülhakim-i Arvasi
hazretleri birer istasyondur. Nurlar buralarda birikip, tekrar buradan
yayılır. Bu büyüklerin yolunda bulunanlar, bu büyükleri sevenler, bu
büyüklere itaat edenler, yayılan bu nurlardan istifade ederler.
Bir kimse bir günlük itikâfa girse, Allahü teâlâ bunu Cehennemden üç
hendek mesafesi uzaklaştırır. Bir Müslümana iyilik eden ise, on yıl
itikâf sevabı alır. Bir hadis-i şerifte, (Din kardeşinin ihtiyacını
karşılayana, on yıl itikâf sevabı verilir. Allah rızası için bir gün
itikâf edenle Cehennem ateşi arasında üç hendek uzaklık vardır. İki
hendek arası, Doğu ile Batı arası gibi uzaktır) buyuruldu.
Para, zehirli bir akrebe benzer. Helalinden kazanıp yerine sarf etmeyeni zehirler, öldürür.