Nasip meselesi(Müslüman olmak, doğru yolu bulmak, nasip meselesidir) deniyor. Nasibi yaratan Allah olduğuna göre, ötekileri niye nasipsiz yaratıyor? Nasipsiz yaratmak adalete uygun mu?
CEVAP
Allahü teâlâ hiç kimseyi nasipsiz, kâfir olarak yaratmamıştır.
Allahü teâlâ geçmiş ve gelecek her şeyi, ezelî ilmiyle bilir. Mesela,
bir kâfirin ebedi kâfir kalıp kalmayacağını bilir. Olacak şeylerin nasıl
olacağını bilir. Takvimlere, bir yıl içinde güneşin ne zaman doğup, ne
zaman batacağı, hesaplanarak yazılıyor. Güneş, takvimde bildirilen
saatlerde doğup batar. Güneş, takvime öyle yazıldı diye, bilinen
saatlerde doğup batmaz. Takvime yazılması, güneşin doğmasına ve
batmasına tesir etmez. Allahü teâlâ da insanların başlarına ne
geleceğini bildiği için, bunları levh-i mahfuza yazmıştır. Allahü
teâlânın, bazı kimselerin nasipsiz olacaklarını bildirmesi, onların,
kendi arzularıyla küfür üzere kalmayı istedikleri ve iman etmek
istemedikleri içindir. Yoksa bunların kâfir olması, Allahü teâlânın
haber verdiği için değildir. Kur’an-ı kerimde buyuruyor ki:
(Nefse iyilik ve kötülük [isyan ve itaat kabiliyeti yani bunlardan birini seçme hakkı, irade-i cüziyye] veren Allahü teâlâya and olsun ki, nefsini tezkiye eden, küfür ve isyandan temizleyen, kurtuldu. Nefsini bunlarda bırakan da, ziyan etti.) [Şems 7–10]
İnsan, irade-i cüziyyesini kullanmakta serbesttir, mecbur
değildir. Yani irade-i cüziyye, iyiliğe kullanılırsa Allahü teâlâ iyilik
yaratır, kötülüğe kullanılırsa, kötülük yaratır. Kul irade-i
cüziyyesini kullanıyor, Allahü teâlâ da yaratıyor. (İrade-i cüziyye risalesi)
Demek ki, iyilik isteyene iyilik veriyor, o nasipli oluyor. Kötülük
isteyene kötülük veriyor, o da nasipsiz oluyor. Burada bir zorlama
yoktur. Yani Allahü teala zorla günah işletmiyor, zorla cehenneme
atmıyor. Neticede adalete aykırı bir şey olmuyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
KADERE, HAYRIN VE ŞERRİN ALLAH'TAN OLDUĞUNA İMAN
Kadere iman
|
|
|
|
|
|
|
KADERE, HAYRIN VE ŞERRİN ALLAH'TAN OLDUĞUNA İMAN
KRUVAZÖR
|
|
|
|
|
GÜNÜN MENKIBESİ
|
Bir defâsında dünyâya kadîm, yâni dünyânın bir yaratıcısı yoktur diyen dehrîlerden bir grup, İmâm-ı A’zamEbû Hanîfe’yi öldürmek üzere geldiler.
|
GÜNÜN HADİSİ
|
Dokuz büyük günah
|
GÜNÜN MEKTUBU
|
Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Ayrılmak, kavuşmakdan önce midir, değil midir, bildirmekdedir:
|
|