hakdin.net
2 Recep 1433
23 Mayıs 2012 Çarşamba
13:11
12 Mayıs 2010 Çarşamba
Okunma Sayısı: 361
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

EVLİYALAR

Abdülkuddûs

Hindistan evliyâsından.

Babasının ismi Abdullah'tır. Nesebi İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe hazretlerine dayanır. Doğum yeri ve târihi belli değildir. 1538 (H.944) senesinde Hindistan'ın Kenkûh şehrinde vefât etti. Kabri bu şehirdedir.
Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Şeyh Muhammed bin Ârif bin Ahmed Abdülhak Radulevî'nin sohbetlerinde bulundu ve talebesi olmakla şereflendi. Aynı zamanda Mahdum Şeyh Muhammed'den, Sühreverdî ve Çeştî büyüklerinden olan Kâsım Evdehî'den icâzet, diploma aldı. Abdülkuddûs, nefsinin isteklerini yapmamaya çalışmakta meşhûr olup, kerâmetleri ile tanınmıştı. Sıdk ve ihlâsla huzûruna gelen dileğine kavuşur, kâmil, yetişmiş ve yetiştirebilen evliyâdan olurdu. Abdülkuddûs nafakasını temin için zirâatle, çiftçilikle meşgûl olurdu. Fakat kalbi dâimâ Allahü teâlâ ile berâber idi.
Abdülkuddûs hazretlerinin çok çocuğu oldu. Oğullarının hepsi âlim ve mânevî ilimlerde mütehassıs idiler. Oğulları Delhi'de tahsil ederlerken, babalarını çok görmek isterlerdi. Babalarına; "Büyük bir işimiz var, huzûrunuza kabul edilmek istiyoruz." diye yazarlardı. Şeyh Abdülkuddûs hazretleri ise; "Onların bizim yanımıza gelmesi, ilim öğrenmelerine gevşeklik ve durgunluk verir, bizim onların yanına gitmemiz lâzım." buyurur ve ihtiyarlığına rağmen, kudretsiz hallerinde Dehli'ye giderlerdi.
Şeyh Abdülkuddûs birçok talebe yetiştirdi. Pekçok halîfesi vardı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin babası Abdülehad hazretleri, Abdülkuddûs'un talebelerindendi. Halîfelerinin meşhûrları, büyük velî Şeyh Burev ve Şeyh Abdülgafur A'zampûrî idi.
Şeyh Abdülkuddûs hocasının hocası büyük velî Alâeddîn Sâbir hazretlerinin kabrini ziyâret ve üzerine türbe yaptırmak için Kalyar'a gitti. O zamâna kadar Alâeddîn Sâbir'in kabri Allahü teâlânın izni ile bir kılıç tarafından korunuyordu. Kılıç kimseyi kabre yanaştırmıyordu. Abdülkuddûs; "Kılıç, eğer bu fakire saldırırsan, başım burada kalır, ancak vücudum muhakkak, Mahdum Alâeddîn Sâbir'in ayaklarına erişecektir." dedi. Sonra Alâeddîn Sâbir hazretlerine; "Efendim! Eğer benim gelmeme izin verdiyseniz, neden bu celâl kılıcı beni gelmekten engelliyor?" diye münâcatta bulundu. O anda Allahü teâlânın izni ile Alâeddîn Sâbir ona; "Sağ kolunun örtüsünü indir ve sol ayağını örtüsüyle sar. Bu kılıç sana saldırsa da bir zarar vermeyecektir. Senin el ve ayak örtülerinden biraz kesebilir. Daha sonra yere düşecektir. Onu al ve bana getir." dedi. Abdülkuddûs hazretleri söylenildiği gibi yaptı. Kılıç ayak örtülerinden küçük kısımlar kesdikten sonra yere düştü. Abdülkuddûs kılıcı alarak kabr-i şerîfin başına koydu ve orada bir şükür namazı kıldı. Alâeddîn Sâbir hazretlerinin rûhâniyeti ile görüştü. Alâeddîn Sâbir; "Siz benim yolumda olduğunuz için, buraya gelmenize izin verdim. Yoksa kimse buraya kıyâmete kadar giremezdi." buyurunca, Abdülkuddûs; "Ey Efendim! Celâl yerine cemâl sıfatınızı gösterirseniz, insanlar sizi ziyâret ederek sizden istifâde edeceklerdir." diye yalvardı. Bunun üzerine Alâeddîn Sâbir; "Bunu arzu etmememize rağmen, bu isteğe uyarak, beni ziyâret edenlere mânevî faydalar sağlayacağım." buyurdu. Böylece Abdülkuddûs iki asır sonra milyonlarca mânevî yardıma muhtaç insanın Kalyar'ı ziyâret etmesine sebeb oldu. Daha sonra Kalyar'dan ayrılan Abdülkuddûs, her ayın beşinde hocasını ziyâret ederek mânevî ihsânlarından faydalanırdı. Alâeddîn Sâbir hazretlerini kabûl etmeyen Kalyar halkı Allahü teâlânın gazâbına uğramıştı. Bu yüzden bölgeye kimse giremiyordu. (Bkz. Alâeddîn Sâbir).
Şeyh Abdülkuddûs hazretleri, Pâni-püt beldesine bağlı Çehazpur'da iken meşgûliyeti esnâsında, birbiri ardınca; "Ey köy halkı, çabuk evlerinizden çıkınız. Eşyâlarınızı, hayvanlarınızı da çıkarın ki, yangın bütün köyü yakacaktır!" diye birkaç defa yüksek sesle bağırdı. Halk onu tanıdığı için, boşuna söz söylemeyeceğini bilirlerdi. Hemen emrolunanı yaptılar. Çoluk-çocuklarını, eşyâlarını ve hayvanlarını çıkardılar. Bir saat geçmeden, yangın zuhûr etti ve bütün köyü yaktı. Şeyh Abdülkuddûs'un sözünü tutmayanlar, ziyan ettiler. Çok pişmanlık duydular, sonunda tövbe edip ona bağlandılar.
Abdülkuddûs hazretlerinin birçok kıymetli eseri vardır. En meşhûru Envâr-ül-Uyûn'dur. Yedi bölüm üzere tertîb edilmiştir. Birinci bölümde hocası Abdülhak Radulevî'nin menkıbelerini yazmıştır ve buyurur ki: "Her ne kadar ben Mahdûm Şeyh Muhammed'in talebesi isem de, onun ceddi olan Şeyh Ahmed'den daha çok feyz aldım."

VAKTİN KIYMETİNİ BİL!

Şeyh Abdülkuddûs oğluna yazdığı bir mektubunda şöyle nasîhat etti:
"Vaktin kıymetini bil! Gece ve gündüz ilim öğrenmeye çalış! Her zaman abdestli bulun! Beş vakit namazı sünnetleri ile ve ta'dîl-i erkân ile, huzûr ve huşû ile, Allahü teâlâyı görür şekilde ve Peygamberimizin bildirdiği gibi kılmağa çalış! Bunları yapınca, dünyâda ve âhirette sayısız nîmetlere kavuşursun. İlim öğrenmek, ibâdet yapmak içindir. Kıyâmet günü, işten sorulacak, çok ilim öğrendin mi diye sorulmayacaktır. İş ve ibâdet de, ihlâs elde etmek içindir. Her şeyi Allahü teâlânın rızâsı için yapmak olan ihlâs da, hakîkî mâbûd ve kayıtsız şartsız var olan Allahü teâlâyı sevmek içindir."

1) Ahbâr-ul-Ahyâr; s.227
2) Siyer-ül-Aktâb; s.227
3) Zübdet-ül-Makâmât; s.96
4) Esmâ-ül-Müellifîn; c.1, s.607
5) Îzâh-ül-Meknûn; c.1, s.145
6) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; s.974
7) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.13, s.179
8) Sefînet-ül-Evliyâ; s.101
9) Hezînet-ül-Asfiyâ; c.1, s.416

 

Evliyalar

Abbâdî

Evliyalar

Abbas Mehdi

Evliyalar

Abdil Dede

Evliyalar

Abdülehad

Evliyalar

Abdülhay

Evliyalar

Abdülkuddûs

Evliyalar

Abdülulâ

Evliyalar

Ahî Bayram

Evliyalar

Ahî Evran

Evliyalar

Ahî Sinan

Evliyalar

Ahî Sirâc

Evliyalar

Ahî Şorba

Evliyalar

Ahmed Behlül

Evliyalar

Ahmed Berkî

Evliyalar

Ahmed Bîcân

Evliyalar

Ahmed Hânî

Evliyalar

Ahmed Kihtû

Evliyalar

Ahmed Necibî

Evliyalar

Ahmed Raûfî

Evliyalar

Ahmed Satîha

Evliyalar

Ahmed Sayyâd

Evliyalar

Ahmed Yesevî

Evliyalar

Ahmedullah

Evliyalar

Ahmedü Bamba

Evliyalar

Akşemseddîn

Evliyalar

Ali Bekkâ

Evliyalar

Ali Efendi

Evliyalar

Ali Ferâhî

Evliyalar

Ali Hâfız

Evliyalar

Ali Mahallî

Evliyalar

Ali Müzeyyen

Evliyalar

Ali Nâtikî

Evliyalar

Ali Nebtîtî

Evliyalar

Ali Rızâ

Evliyalar

Ali Septî

Evliyalar

Ali Sincârî

Evliyalar

Ali Şevnî

Evliyalar

Alihan Baba

Evliyalar

Amr Bin Utbe

Evliyalar

Ankuzu Baba

Evliyalar

Arab Baba

Evliyalar

Arab Dede

Evliyalar

Arpacı Dede

Evliyalar

Aslan Baba

Evliyalar

Âşık Paşa

Evliyalar

Atâ Efendi

Evliyalar

Atâ El-Ezrak

Evliyalar

Avdan Baba

Evliyalar

Ayderûsî

Evliyalar

Aydî Baba

Evliyalar

Aynî Dede

Evliyalar

Aziz Nesefî

Evliyalar

Bahri Dede

Evliyalar

Bahşî

Evliyalar

Bâkıllânî

Evliyalar

Baltalı Dede

Evliyalar

Bedirhan Bey

Evliyalar

Behiştî

Evliyalar

Bekrî

Evliyalar

Benli Sultan

Evliyalar

Berbehârî

Evliyalar

Berk

Evliyalar

Beşik Baba

Evliyalar

Beşir Ağa

Evliyalar

Beşir Ağa

Evliyalar

Birgivî

Evliyalar

Buhârî

Evliyalar

Cabbâr Dede

Evliyalar

Câfer Efendi

Evliyalar

Câfer Huzâ

Evliyalar

Câfer Mekkî

Evliyalar

Cebe Ali

Evliyalar

Cerrâhzâde

Evliyalar

Cezîrî

Evliyalar

Cezûlî

Evliyalar

Çomak Dede

Evliyalar

Dede Halîfe

Evliyalar

Dede Molla

Evliyalar

Dedebağ Dede

Evliyalar

Dehlevî

Evliyalar

Demir Hoca

Evliyalar

Derviş Hacı

Evliyalar

Deveci Sultan

Evliyalar

Deynekli Baba

Evliyalar

Ebdal Hasan

Evliyalar

Ebdal Kumral

Evliyalar

Ebdal Murâd

Evliyalar

Ebû Yûsuf

Evliyalar

Ebül Vefâ

Evliyalar

Edhem Baba

Evliyalar

Edhem Çelebi

Evliyalar

Emîr Sultan

Evliyalar

Es'ad Efendi

Evliyalar

Es'ad Efendi

Evliyalar

Esrâr Dede

Evliyalar

Evranos Dede

Evliyalar

Evzâî

Evliyalar

Fakîrullah

Evliyalar

Ferec Meczûb

Evliyalar

Gamrî

Evliyalar

Gani Baba

Evliyalar

Garip Hâfız

Evliyalar

Gazâlî

Evliyalar

Geyikli Baba

Evliyalar

Gül Baba

Evliyalar

Gül Baba

Evliyalar

Habîb Baba

Evliyalar

Hacı Dede

Evliyalar

Hacı Ramazan

Evliyalar

Hacım Sultan

Evliyalar

Hâdimî

Evliyalar

Hânî Baba

Evliyalar

Hasan Baba

Evliyalar

Hasan Can

Evliyalar

Hasan Dede

Evliyalar

Hasan Dede

Evliyalar

Hasan Sezâî

Evliyalar

Hâtim-i Esam

Evliyalar

Helvacı Dede

Evliyalar

Hıdır Baba

Evliyalar

Himmet Efendi

Evliyalar

Hocazâde

Evliyalar

Hucvîrî

Evliyalar

Hüseyin Dede

Evliyalar

İbn-i Ârif

Evliyalar

İbn-i Atâ

Evliyalar

İbn-i Cevzî

Evliyalar

İbn-i Hafîf

Evliyalar

İğneci Baba

Evliyalar

İmâm Baba

Evliyalar

Îsâ Baba

Evliyalar

Îsâ Dede

Evliyalar

Îsâ Dede

Evliyalar

Kabaşa

Evliyalar

Kâsım Aynî

Evliyalar

Kâzerûnî

Evliyalar

Kemal Ümmî

Evliyalar

Keşşaf Hoca

Evliyalar

Kevserî

Evliyalar

Kılıç Dede

Evliyalar

Kılıç Dede

Evliyalar

Kırklar Dede

Evliyalar

Kıyak Baba

Evliyalar

Koyun Baba

Evliyalar

Koyun Baba

Evliyalar

Kuşeyrî

Evliyalar

Leys Bin Sa'd

Evliyalar

Maksûd Dede

Evliyalar

Maksûd Dede

Evliyalar

Mecnun Dede

Evliyalar

Memik Dede

Evliyalar

Merkez Efendi

Evliyalar

Metbûlî

Evliyalar

Meyân Mîr

Evliyalar

Molla Arab

Evliyalar

Molla Ayas

Evliyalar

Molla Câmî

Evliyalar

Molla Hüsrev

Evliyalar

Molla Yegân

Evliyalar

Muhammed Cân

Evliyalar

Muhammed Cisr

Evliyalar

Muhammed Urre

Evliyalar

Murâd Baba

Evliyalar

Mûsa Fâkih

Evliyalar

Nâbî

Evliyalar

Nablüsî

Evliyalar

Nâgûrî

Evliyalar

Neccârzâde

Evliyalar

Necîb Efendi

Evliyalar

Nerkisecârî

Evliyalar

Nesevî

Evliyalar

Nevevî

Evliyalar

Nûdihî

Evliyalar

Nûri Efendi

Evliyalar

Nûri Efendi

Evliyalar

Osman Efendi

Evliyalar

Osman Efendi

Evliyalar

Osman Harrât

Evliyalar

Ömer Baba

Evliyalar

Ömer Bin Zer

Evliyalar

Pîr Ali Dede

Evliyalar

Pîr İlyâs

Evliyalar

Pirebi Sultan

Evliyalar

Pîrî Baba

Evliyalar

Sadır Sultan

Evliyalar

Said Şemid

Evliyalar

Sâkıb Dede

Evliyalar

Sâlih Baba

Evliyalar

Sâlih Efendi

Evliyalar

Sarı Nâsuh

Evliyalar

Sarı Yâkub

Evliyalar

Sefer Efendi

Evliyalar

Semnûn Muhib

Evliyalar

Serrâc

Evliyalar

Serûcî

Evliyalar

Serûcî

Evliyalar

Seyyid Atâ

Evliyalar

Seyyid Bilâl

Evliyalar

Seyyid Sâlih

Evliyalar

Sinân Efendi

Evliyalar

Sofu Baba

Evliyalar

Somuncu Baba

Evliyalar

Sultan Baba

Evliyalar

Sultan Veled

Evliyalar

Sumâdî

Evliyalar

Sülemî

Evliyalar

Sümbül Baba

Evliyalar

Şa'bân Dede

Evliyalar

Şa'bî

Evliyalar

Şad-i Dîv

Evliyalar

Şâfiî

Evliyalar

Şebrîsî

Evliyalar

Şeyh Elvan

Evliyalar

Şeyh Hasan

Evliyalar

Şeyh Mahmûd

Evliyalar

Şeyh Sabri

Evliyalar

Şeyh Sâdi

Evliyalar

Şeyh Seydâ

Evliyalar

Şeyh Sinân

Evliyalar

Şeyh Şâmil

Evliyalar

Şeyh Tâc

Evliyalar

Şeyh Türkî

Evliyalar

Şeyh Ulemâ

Evliyalar

Şeyhî

Evliyalar

Şiblî

Evliyalar

Şirvânî

Evliyalar

Şüsterî

Evliyalar

Taflâtî

Evliyalar

Tâzî

Evliyalar

Tebâsî

Evliyalar

Terzi Baba

Evliyalar

Tesbih Baba

Evliyalar

Tezveren Dede

Evliyalar

Topcu Dede

Evliyalar

Üç Kuzular

Evliyalar

Üftâde

Evliyalar

Vefâ Konevî

Evliyalar

Veli Dede

Evliyalar

Venâî

Evliyalar

Vişnezâde

Evliyalar

Yâfiî

Evliyalar

Yahyâ Efendi

Evliyalar

Yâren Dede

Evliyalar

Yûnus Emre

Evliyalar

Yünûnî

Evliyalar

Zâhid

Evliyalar

Zehâvî

Evliyalar

Zemlikânî

Evliyalar

Zengenî

Evliyalar

Zengî Atâ

Evliyalar

Zivingî

Evliyalar

Zührî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Mevlana Halid-i hazretleri Bağdat'tan atıyla Şam'a gider. Şam’da iki kişi Mevlana hazretlerini, "Bu bizim atımızdır, bunu bu şahıs çalmış" diyerek kadıya şikayet eder.

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, hâce Cemâleddîn Hüseyn-i Külâbîye yazılmışdır. Hâllerini ve rü’yâlarını bildirmesini istemekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası