hakdin.net
2 Recep 1433
23 Mayıs 2012 Çarşamba
15:59
14 Mayıs 2010 Cuma
Okunma Sayısı: 321
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

EVLİYALAR

Ahmed Gazâlî

İran'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimi.

İsmi Ahmed, Künyesi Ebü'l-Feth, lakabı Arif'tir. Babasının ismi Muhammed'dir. Büyük âlim İmâm-ı Gazâlî'nin kardeşidir. Et-Tûsî ve el-Gazâlî nisbeleri verildi. Ahmed Gazâlî'nin nerede ve ne zamanda doğduğu belli değildir. 1126 (H.520) senesinde Kazvin'de vefât etti.
Ahmed Gazâlî hazretleri küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Zamânındaki âlimlerin bir çoğu ile görüştü ve onların sohbetlerinde bulundu. İlim öğrenmek için bir çok memleket dolaştı. Pek çok tasavvuf ehlini ziyâret edip, hizmetlerinde bulundu. İlim ve fazîlette yüksek derecelere kavuştu. Irak'a gittiği zaman ilmi ve fazîleti sebebiyle halk, sohbetlerine koştu. Sonra Bağdât'ta vâz meclisi kuruldu ve sayısı seksen üçe yakın ders meclisinde vâzlar verdi.
Ahmed Gazâlî'nin vâzları gönülleri alıcı ve tesirliydi. Kerâmetler sâhibi, güler yüzlü bir zâttı. Fıkıh ilmi ile meşgul olmasına rağmen, daha ziyâde insanlara vâz ü nasîhatları ile meşhur oldu. İmâm-ı Gazâlî hazretlerine vekâleten, bir süre Nizâmiyye Medresesinde ders okuttu.
Ahmed Gazâlî hazretleri vâzlarının birinde Lâ ilâhe illallah lafzının faziletini şöyle anlattı:
Allahü teâlâ hadîs-i kutsî'de; "La ilâhe illallah benim kal'amdır. Kim benim kal'ama girerse, azâbımdan emîn olur." buyuruyor. Lâ ilâhe illallah Allahü teâlâyı bildiren yüce bir sözdür. Kim onu kendine kal'a edinirse ebedî saâdeti ve nîmetleri elde eder. Kim bu mübârek, kelimeyi kendisine kal'a edinmezse, ebedî azâba uğrar. Fakat insanlar Lâ ilâhe illallah kelimesinden uzaklaştılar. Onlarda sadece dilin kelime-i tevhîdi söylemesi kaldı. Böylece insanlar sâdece kal'ayı söylemiş oldular. Nasıl ki ateşin ismini söylemek insanı yakmadığı, suyun ismi insanı boğmadığı, kılıcın ismi insanı kesmediği gibi, kal'anın ismi de insanı düşmandan korumaz. Bunlar gibi Kelime-i tevhîdin sâdece lafzını söyleyip, mânâsından haberdâr olmamak da insanı âhiret azâbından korumaz.
Görülmüyor mu, insanlar Lâ ilâhe illallah diyor, fakat nefsinin arzu ve isteklerine, paraya ve dünyâya tapıyor. Yarın kıyâmet gününde Allahü teâlâ; "Ey kulum! Olmayan şeyi niçin söylüyorsun?" buyurup, "Yalan söyledin." deyince ne cevap vereceksin. Halbuki sen, dünyâ malına ve paraya kulluk ediyorsun. Ey insanoğlu! Niçin lezzeti ilâhî yerlerde aramıyorsun? Halbuki bütün her şey Allahü teâlânın elindedir. O, bütün bu mülklerin sâhibidir. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Âlemde, ancak O'nun dilediği ve O'nun irâde ettiği şey olur. Onun için, O'ndan başkasıyla lezzet alma. Rahmetinden ümit kesme. Çünkü O'nun rahmetinden, ancak kâfirler ümit keserler.
Lâ ilâhe illallah öyle bir kelimedir ki, Allahü teâlânın vahdâniyetini tanımayı sağlar. Onun meyvesi, Allahü teâlânın bir olduğunu ikrârdır.
Ey insanoğlu! Allahü teâlâ seni, tevhîdini, birliğini bilmen için yarattı. Âlemdeki her şeyi de, senin için yarattı. Ve bunlar arasındaki hayvanları, bitkileri sana hizmetçi kıldı. Yer senin ikâmet etmeni sağlar. Melekler seni muhâfaza eder. Güneş sana ışık verir. Hepsi senin için yaratılmıştır. Sen, sâdece Allahü teâlâyı bir bilip, O'na kulluk için yaratıldın. Öyleyse bütün mahlûkât, Allahü teâlânın vahdâniyetini ve bir olduğunu kabûl edip, bunu ikrâr için yaratılmıştır.
Ey insanoğlu! Allahü teâlâ bütün eşyâyı senin için yarattı. Seni de kendisi için yarattı. Sen ise, Allahü teâlânın senin için yarattığı şey ile meşgûl oldun, nîmetin sâhibini unuttun. Sana gelen bağış ve lütuflarından faydalandın. Vereni hatırlamadın. Böylece nîmetin şükrünü edâ etmedin. Sana verdiği ihsân ve lütuflarının hürmetine riâyet etmedin. Nîmet sâhibine şükür, O'nun verdiği nîmete şükür etmektir. Bu da, kendisine verdiği nîmetten dolayı O'na senâda bulunmakla olur.
Ey insanoğlu! Sâdece Allahü teâlâ verir. Öyleyse, sâdece O'nunla meşgûl ol ve O'na yönel, Bu hâsıl olursa, senin için bütün nîmetler hâsıl olur.
Ey insanoğlu! Allahü teâlâdan başkasına yöneldiğin, onlara iltifât ettiğin müddetçe de Lâ ilâhe illallah kelimesini söylemeye devâm et. Çünkü o, sendeki iyi olmayan şeyleri yok eder. Sana övülen iyi hasletleri getirir."
Ahmed Gazâlî hazretleri çok tevâzu sâhibiydi. Sık sık; "Vâz ve nasîhat husûsunda kendimi ehil görmüyorum. Vâz âlimlerin, ilim nisâbının zekâtıdır. Nisâbı olmayan nasıl ve nereden zekât verir? Eğri ağacın gölgesi hiç düzgün olur mu?" buyururdu.
Ahmed Gazâlî hazretleri bir müşkille karşılaştığı zaman, rüyâsında Peygamber efendimizi görür, zor olan meseleyi arz eder bu şekilde işin doğrusunu öğrenirdi.
Talebenin ilim tahsîl ederken ne gibi hususlara dikkat etmesi gerektiği sorulduğunda şöyle buyurdu:
"İlim isteyen ilk önce nefsini kötü ahlâk ve huylardan temizlemelidir. Çünkü ilim öğrenmek, kalbi îmar etmekle olur. Âzâların vazîfesi olan namaz, nasıl necâsetten temizlenmeden olmuyorsa, kalbin ilim ile tâmiri de, ancak kalbi her türlü kötü sıfat ve vasıflardan, fena huylardan temizledikten sonra olur.
İkinci olarak dünyâ meşgûliyetlerinden alâkayı kesmelidir. Zîrâ dünyâ meşgalesi insanı ilimden alıkoyar. İnsan bir anda iki şeyle meşgûl olamaz.
Üçüncü olarak hocaya karşı kibirli olmamalı ve ona ukalâlık etmemelidir. Bilhassa hastanın tabibe teslim olduğu gibi hocaya teslim olmak lazımdır.
Dördüncü olarak ilmin başında ister bu ister öteki dünyâ için olsun âlimlerin ihtilaflarına kulak asmamalıdır. Çünkü bu zihni zorlar doğru düşünceden uzaklaştırır. Meseleler idrâk edilmez olur.
Beşinci olarak, insanın okumaktan gâyesi kalbini kötü huylardan temizleyip, fazîletlerle süslemek, gelecekte ise Allahü teâlâya yakın olmak ve yakınlık mertebesine kavuşmak olmalıdır. Bilgisiyle; riyaset, servet, makam, düşük adamlarla mücâdele ve akranlarına üstünlük gâyesi göstermemelidir."
Ahmed Gazâlî kardeşinin yazdığı İhyâ-u Ulûm adlı eserini bir cilde kısaltarak Lübâb-ül-İhyâ ismini verdi. Ayrıca Sevânih-ul-Uşşak, Zahîre fi İlm-i Basîre, Bevârik-ul-İlm, Et-Tecrid fî-Tercemet-it-Tevhîd, Sırr-ul-Esrâr ve Teşkîl-ül-Envâr ve Havâss-üt-Tevhîd adlı eserleri vardır.

ÂHİRET TİCÂRETİ

Ahmed Gazâlî hazretleri zamânını hep vâz u nasîhat veya Allahü teâlâya ibâdetle geçirirdi. İnsanlara sık sık vakitlerini boş geçirmemeleri ile ilgili olarak şöyle nasîhat ederdi. Buyururdu ki:
Şunu iyi bilin ki, insanlar bu âlemde yolculuk halindedirler. Onların ilk konakları beşik, sonuncusu ise kabirdir. Hakîkî vatan, ya Cennet veya Cehennem'dir. İnsanın ömrü, sefer mesâfesini teşkil eder. Yıllar konak yerleri, aylar fersahlar, günler kilometreler, nefesler metrelerdir. Yapmış olduğu iyilik, tâat ve ibâdetler azığıdır. Ömrünün en kıymetli sermâyesi vakitleridir. Şehveti ve şehevî arzuları, yolunu kesen eşkıyâdır. Kazancı ve kârı; Cennet'i ve oradaki ebedî nîmetleri elde etmek, Allahü teâlânın rızâsına ve cemâline mazhar olmaktır. Zarar ise; Cehennem'de çeşitli azaplara mâruz kalmak, Allahü teâlânın rahmet ve cemâlinden uzaklaşmaktır.
Kim hesapsız Cennet'e girmek isterse, vakitlerini Allahü teâlânın beğendiği şeylerle geçirsin. Kim âhirette, hasenât kefesinin ağır gelmesini isterse, vakitlerinin çoğunu ibâdet ve tâatla geçirsin. Kim sâlih bir amel işler, sonra da günâh işlerse, onun durumu tehlikelidir. Fakat ümit kesilmiş de değildir. Af, Allahü teâlânın keremindendir. Umulur ki, Allahü teâlâ onu affeder.
Zannetmeyin ki, güneşin ve ayın seyrinden maksat, sıralı ve düzenli bir hesaptır. Gölgenin, nûrun ve yıldızların yaratılmasından maksat, sâdece insanların dünyâ işlerinde yardımcı olmak içindir. Bilakis insanların, vakitlerini ve zamanlarını onlar vâsıtasıyla bilip, âhiret ticâreti ve tâatlerle meşgûl olmaları içindir. Allahü teâlâ Furkan sûresi altmış ikinci âyet-i kerîmesinde meâlen; "Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyen kimseler için, gece ile gündüzü birbiri ardınca geçiren yine O'dur." buyuruyor.

1) Mu'cem-ül-Müellifîn; c.2, s.147
2) Vefeyât-ül-A'yân; c.1, s.28
3) Tabakât-üş-Şâfiiyye; c.6, s.60
4) Şezerât-üz-Zeheb; c.4, s.60
5) El-Bidâye ven-Nihâye; c.12, s.196
6) Esmâ-ül-Müellifîn; c.1, s.83
7) Mîzân-ül-İ'tidâl; c.1, s.150
8) Lisân-ül-Mîzân; c.1, s.293
9) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c.1, s.293
10) Tabakât-ül-Evliyâ; s.102
11) El-A'lâm; c.1, s.214
12) Nesâyim-ül-Mehabbe; s.230
13) Brockelmann; Gal-1, s.546, Supp-1, s.756
14) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.6, s.35-68

Evliyalar

Abbâdî

Evliyalar

Abbas Mehdi

Evliyalar

Abdil Dede

Evliyalar

Abdülehad

Evliyalar

Abdülhay

Evliyalar

Abdülkuddûs

Evliyalar

Abdülulâ

Evliyalar

Ahî Bayram

Evliyalar

Ahî Evran

Evliyalar

Ahî Sinan

Evliyalar

Ahî Sirâc

Evliyalar

Ahî Şorba

Evliyalar

Ahmed Behlül

Evliyalar

Ahmed Berkî

Evliyalar

Ahmed Bîcân

Evliyalar

Ahmed Hânî

Evliyalar

Ahmed Kihtû

Evliyalar

Ahmed Necibî

Evliyalar

Ahmed Raûfî

Evliyalar

Ahmed Satîha

Evliyalar

Ahmed Sayyâd

Evliyalar

Ahmed Yesevî

Evliyalar

Ahmedullah

Evliyalar

Ahmedü Bamba

Evliyalar

Akşemseddîn

Evliyalar

Ali Bekkâ

Evliyalar

Ali Efendi

Evliyalar

Ali Ferâhî

Evliyalar

Ali Hâfız

Evliyalar

Ali Mahallî

Evliyalar

Ali Müzeyyen

Evliyalar

Ali Nâtikî

Evliyalar

Ali Nebtîtî

Evliyalar

Ali Rızâ

Evliyalar

Ali Septî

Evliyalar

Ali Sincârî

Evliyalar

Ali Şevnî

Evliyalar

Alihan Baba

Evliyalar

Amr Bin Utbe

Evliyalar

Ankuzu Baba

Evliyalar

Arab Baba

Evliyalar

Arab Dede

Evliyalar

Arpacı Dede

Evliyalar

Aslan Baba

Evliyalar

Âşık Paşa

Evliyalar

Atâ Efendi

Evliyalar

Atâ El-Ezrak

Evliyalar

Avdan Baba

Evliyalar

Ayderûsî

Evliyalar

Aydî Baba

Evliyalar

Aynî Dede

Evliyalar

Aziz Nesefî

Evliyalar

Bahri Dede

Evliyalar

Bahşî

Evliyalar

Bâkıllânî

Evliyalar

Baltalı Dede

Evliyalar

Bedirhan Bey

Evliyalar

Behiştî

Evliyalar

Bekrî

Evliyalar

Benli Sultan

Evliyalar

Berbehârî

Evliyalar

Berk

Evliyalar

Beşik Baba

Evliyalar

Beşir Ağa

Evliyalar

Beşir Ağa

Evliyalar

Birgivî

Evliyalar

Buhârî

Evliyalar

Cabbâr Dede

Evliyalar

Câfer Efendi

Evliyalar

Câfer Huzâ

Evliyalar

Câfer Mekkî

Evliyalar

Cebe Ali

Evliyalar

Cerrâhzâde

Evliyalar

Cezîrî

Evliyalar

Cezûlî

Evliyalar

Çomak Dede

Evliyalar

Dede Halîfe

Evliyalar

Dede Molla

Evliyalar

Dedebağ Dede

Evliyalar

Dehlevî

Evliyalar

Demir Hoca

Evliyalar

Derviş Hacı

Evliyalar

Deveci Sultan

Evliyalar

Deynekli Baba

Evliyalar

Ebdal Hasan

Evliyalar

Ebdal Kumral

Evliyalar

Ebdal Murâd

Evliyalar

Ebû Yûsuf

Evliyalar

Ebül Vefâ

Evliyalar

Edhem Baba

Evliyalar

Edhem Çelebi

Evliyalar

Emîr Sultan

Evliyalar

Es'ad Efendi

Evliyalar

Es'ad Efendi

Evliyalar

Esrâr Dede

Evliyalar

Evranos Dede

Evliyalar

Evzâî

Evliyalar

Fakîrullah

Evliyalar

Ferec Meczûb

Evliyalar

Gamrî

Evliyalar

Gani Baba

Evliyalar

Garip Hâfız

Evliyalar

Gazâlî

Evliyalar

Geyikli Baba

Evliyalar

Gül Baba

Evliyalar

Gül Baba

Evliyalar

Habîb Baba

Evliyalar

Hacı Dede

Evliyalar

Hacı Ramazan

Evliyalar

Hacım Sultan

Evliyalar

Hâdimî

Evliyalar

Hânî Baba

Evliyalar

Hasan Baba

Evliyalar

Hasan Can

Evliyalar

Hasan Dede

Evliyalar

Hasan Dede

Evliyalar

Hasan Sezâî

Evliyalar

Hâtim-i Esam

Evliyalar

Helvacı Dede

Evliyalar

Hıdır Baba

Evliyalar

Himmet Efendi

Evliyalar

Hocazâde

Evliyalar

Hucvîrî

Evliyalar

Hüseyin Dede

Evliyalar

İbn-i Ârif

Evliyalar

İbn-i Atâ

Evliyalar

İbn-i Cevzî

Evliyalar

İbn-i Hafîf

Evliyalar

İğneci Baba

Evliyalar

İmâm Baba

Evliyalar

Îsâ Baba

Evliyalar

Îsâ Dede

Evliyalar

Îsâ Dede

Evliyalar

Kabaşa

Evliyalar

Kâsım Aynî

Evliyalar

Kâzerûnî

Evliyalar

Kemal Ümmî

Evliyalar

Keşşaf Hoca

Evliyalar

Kevserî

Evliyalar

Kılıç Dede

Evliyalar

Kılıç Dede

Evliyalar

Kırklar Dede

Evliyalar

Kıyak Baba

Evliyalar

Koyun Baba

Evliyalar

Koyun Baba

Evliyalar

Kuşeyrî

Evliyalar

Leys Bin Sa'd

Evliyalar

Maksûd Dede

Evliyalar

Maksûd Dede

Evliyalar

Mecnun Dede

Evliyalar

Memik Dede

Evliyalar

Merkez Efendi

Evliyalar

Metbûlî

Evliyalar

Meyân Mîr

Evliyalar

Molla Arab

Evliyalar

Molla Ayas

Evliyalar

Molla Câmî

Evliyalar

Molla Hüsrev

Evliyalar

Molla Yegân

Evliyalar

Muhammed Cân

Evliyalar

Muhammed Cisr

Evliyalar

Muhammed Urre

Evliyalar

Murâd Baba

Evliyalar

Mûsa Fâkih

Evliyalar

Nâbî

Evliyalar

Nablüsî

Evliyalar

Nâgûrî

Evliyalar

Neccârzâde

Evliyalar

Necîb Efendi

Evliyalar

Nerkisecârî

Evliyalar

Nesevî

Evliyalar

Nevevî

Evliyalar

Nûdihî

Evliyalar

Nûri Efendi

Evliyalar

Nûri Efendi

Evliyalar

Osman Efendi

Evliyalar

Osman Efendi

Evliyalar

Osman Harrât

Evliyalar

Ömer Baba

Evliyalar

Ömer Bin Zer

Evliyalar

Pîr Ali Dede

Evliyalar

Pîr İlyâs

Evliyalar

Pirebi Sultan

Evliyalar

Pîrî Baba

Evliyalar

Sadır Sultan

Evliyalar

Said Şemid

Evliyalar

Sâkıb Dede

Evliyalar

Sâlih Baba

Evliyalar

Sâlih Efendi

Evliyalar

Sarı Nâsuh

Evliyalar

Sarı Yâkub

Evliyalar

Sefer Efendi

Evliyalar

Semnûn Muhib

Evliyalar

Serrâc

Evliyalar

Serûcî

Evliyalar

Serûcî

Evliyalar

Seyyid Atâ

Evliyalar

Seyyid Bilâl

Evliyalar

Seyyid Sâlih

Evliyalar

Sinân Efendi

Evliyalar

Sofu Baba

Evliyalar

Somuncu Baba

Evliyalar

Sultan Baba

Evliyalar

Sultan Veled

Evliyalar

Sumâdî

Evliyalar

Sülemî

Evliyalar

Sümbül Baba

Evliyalar

Şa'bân Dede

Evliyalar

Şa'bî

Evliyalar

Şad-i Dîv

Evliyalar

Şâfiî

Evliyalar

Şebrîsî

Evliyalar

Şeyh Elvan

Evliyalar

Şeyh Hasan

Evliyalar

Şeyh Mahmûd

Evliyalar

Şeyh Sabri

Evliyalar

Şeyh Sâdi

Evliyalar

Şeyh Seydâ

Evliyalar

Şeyh Sinân

Evliyalar

Şeyh Şâmil

Evliyalar

Şeyh Tâc

Evliyalar

Şeyh Türkî

Evliyalar

Şeyh Ulemâ

Evliyalar

Şeyhî

Evliyalar

Şiblî

Evliyalar

Şirvânî

Evliyalar

Şüsterî

Evliyalar

Taflâtî

Evliyalar

Tâzî

Evliyalar

Tebâsî

Evliyalar

Terzi Baba

Evliyalar

Tesbih Baba

Evliyalar

Tezveren Dede

Evliyalar

Topcu Dede

Evliyalar

Üç Kuzular

Evliyalar

Üftâde

Evliyalar

Vefâ Konevî

Evliyalar

Veli Dede

Evliyalar

Venâî

Evliyalar

Vişnezâde

Evliyalar

Yâfiî

Evliyalar

Yahyâ Efendi

Evliyalar

Yâren Dede

Evliyalar

Yûnus Emre

Evliyalar

Yünûnî

Evliyalar

Zâhid

Evliyalar

Zehâvî

Evliyalar

Zemlikânî

Evliyalar

Zengenî

Evliyalar

Zengî Atâ

Evliyalar

Zivingî

Evliyalar

Zührî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Ebû Bekr Verrâk anlatır:

GÜNÜN HADİSİ

Allah’ın buğz ettiği kimseler

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Din âlimlerine hurmet etmek lâzım olduğunu bildirmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası