hakdin.net
2 Recep 1433
23 Mayıs 2012 Çarşamba
16:43
14 Mayıs 2010 Cuma
Okunma Sayısı: 299
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

EVLİYALAR

Alâeddîn Arabî Efendi

Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarından.

Fıkıh, hadîs, tefsîr âlimi ve büyük velî. İsmi Ali, lakabı Alâeddîn'dir. Haleb'de doğduğundan, Arabî denilmiştir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1495 (H.901) senesinde İstanbul'da vefât etti.
Alâeddîn Efendi, ilk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Yıldırım Bâyezîd Medresesinde müderris olan Molla Gürânî hazretlerine talebe oldu. Yine âlimler arasında "ilim dağarcığı" nâmıyla şöhret bulan Hızır Çelebi'den dersler aldı. Bundan sonra Edirne Dârülhadîs müderrisi Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Bu sırada Şerh-i Akâid'e hâşiye yazdı. Daha sonra Bursa Kaplıca Medresesine müderris tâyin edildi.
Birgün Halvetî tarîkatinin ileri gelenlerinden Şeyh Alâeddîn, Molla Alâeddîn Arabî'nin evinin önünden geçip giderken durdu ve âni bir hareketle kapısını çaldı. Molla Alâeddîn çıkıp, Şeyh hazretlerini görünce, onu kitap mütâlaa ettiği odasına aldı. Bir müddet sessiz durdular. Ancak bu kısa müddet içerisinde Alâeddîn Arabî, dimağının feyz ve bereketle dolduğunu hissetti. Ömründe hiç duymadığı ilâhî lezzetin tadını hissetti. Derhâl medresede ders verme görevini bırakarak, Şeyh Alâeddîn Halvetî hazretlerine talebe oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Çok yüksek makam ve derecelere kavuştu.
Bir müddet sonra Alâeddîn Halvetî hazretleri, Alâeddîn Arabî'ye icâzet, diploma verdi. Böylece, insanlara Allahü teâlânın dîninin emir ve yasaklarını öğretmeye memur etti. Alâeddîn Arabî hazretleri daha sonra şeyhiyle birlikte Manisa'ya geldi. O sırada Manisa'da Fâtih Sultan Mehmed'in oğlu Şehzâde Mustafa vâli idi. Alâeddîn Arabî hazretleri ile görüşünce kendisini çok sevdi ve ona bağlandı. Babası Fâtih Sultan Mehmed'e mektup yazarak, Alâeddîn Arabî hazretlerine Manisa Medresesinde müderrislik verilmesini istedi. Pâdişâhın kabûl etmesi üzerine Manisa Medresesinde dersler vererek pekçok talebe yetiştirdi. Herkes çözemediği mevzuları gelip kendisinden sorardı. Manisa'da ilim ehlinin başı oldu. Kerâmetleri ile halkın sevgilisi hâline geldi. Cömertliği ile fakir fukarânın sığınağı idi.
Alâeddîn Arabî Efendi Manisa'da iken, bir gün yaylaya çıkmıştı. Birisi ziyâretine geldi ve karşısında oturdu. Alâeddîn Efendi ondan rahatsız olup;
"Senden pis bir koku geliyor. Sebebini iyi düşün." dedi. O da kalkıp, her yanını yokladı. Bir şey bulamayıp tekrar otururken, koynundan bir risâle (küçük kitapçık) düştü. Alâeddîn Efendi;
"O nedir?" diye sordu. Risâleyi alıp baktığında, içinde İslâm dînine aykırı sözler bulunduğunu gördü. Bunun üzerine;
"O pis kokular, bu sözlerin olduğu kitaptanmış." buyurdu. O kişiden karşı çıkmak gibi bir hâl sezince;
"Eğer bunu yok etmezsen, zarara uğrayacağını haber veriyorum." dedi. O sırada uzaktan yangın çıktığı görüldü. O kişi oraya bakınca;
"Eyvâh! Bu ateş benim evimde." diyerek acele ve üzüntü ile evine koştu ve o risâleyi evini yakan ateş içine fırlatıp attı.
Aklî ve naklî ilimlerde üstün, tefsîr, hadîs ve fıkıhta mütehassıs olan Alâeddîn Arabî hazretleri hakkında talebeleri şu bilgiyi vermektedir.
"Uzun boylu, gür sakallı, heybet ve vakar sâhibi idi. Kışın soğuğundan etkilenmezdi. Kalbinin "Allah" dediğini duyardık. Öyle ki bâzan bu yürekten çıkan ses onu ders vermekten alıkordu. Ancak susunca derse kaldıkları yerden devâm ederdi. Her gece yüz rekat namaz kılar, hafif bir uyku aldıktan sonra teheccüd namazına kalkardı. Ardından sabaha kadar kitap mütâlaa ederdi."
Alâeddîn Arabî hazretleri, Fâtih Sultan Mehmed'in son senelerinde günlük 80 akçe ile Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. 1495 yılında Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. Bir yıl kadar bu görevde kaldıktan sonra Nisan 1496'da vefât etti. Eyüp'te İdris Köşkü yolu üzerinde defnedildi.
Alâeddîn hazretlerinin çok çocuğu oldu. Vefâtında, çocuklarının ancak on beşi hayatta idi.
Oğullarından birisi nakletti ki:
"Alâeddîn hazretlerinin bir torunu hastalanıp yatağa düşmüştü. Bu sırada şeyh hazretleri çilehânede dünyâ nîmetlerinden kesilmiş bir hâlde yalnız Rabbini düşünüyor, O'nu tefekkür ediyordu. Hastanın babası çilehâne kapısını çalıp, çocuğun ölüme yaklaştığını haber verdi ve hastanın yanına gelmesi için pekçok yalvardı. Nihâyet, hücreden çıkarıp ölüm döşeğindeki hastanın yanına getirdi. Alâeddîn Efendi, ateşin tesiriyle rengi tamamen değişen hastanın yastığı dibinde bir süre oturup murâkabeye vardı. Sonra da şifâ âyetlerini okudu ve duâ etti. Duâsı kabûl oldu ve hasta o anda ayağa kalktı. Alâeddîn Efendi çocuğun eline yapışıp, evden dışarı çıkardı. Çocuk hiç hastalanmamış gibi yürüdü ve dedesinin ölümünden sonra uzun sene yaşadı."
Alâeddîn Arabî hazretlerinin eserlerinden bâzıları şunlardır: 1) Havâşin-Alel Mukaddimât-il-Erbe'a, 2) Ta'likâtün Alet-Tavdîh fî Usûl-il-Fıkh, 3) Hâşiye Alâ Şerhu Akâid-in-Nesefî lit-Teftâzânî.

1) Mu'cem-ül-Müellifîn; c.7, s.149
2) Şakâyik-ı Nu'mâniyye Tercümesi (Mecdî Efendi); s.171-176
3) Şezerât-üz-Zeheb; c.8, s.5
4) Devhat-ül-Meşâyıh; s.12
5) İlmiye Sâlnâmesi; s. 330-340

 

Evliyalar

Abbâdî

Evliyalar

Abbas Mehdi

Evliyalar

Abdil Dede

Evliyalar

Abdülehad

Evliyalar

Abdülhay

Evliyalar

Abdülkuddûs

Evliyalar

Abdülulâ

Evliyalar

Ahî Bayram

Evliyalar

Ahî Evran

Evliyalar

Ahî Sinan

Evliyalar

Ahî Sirâc

Evliyalar

Ahî Şorba

Evliyalar

Ahmed Behlül

Evliyalar

Ahmed Berkî

Evliyalar

Ahmed Bîcân

Evliyalar

Ahmed Hânî

Evliyalar

Ahmed Kihtû

Evliyalar

Ahmed Necibî

Evliyalar

Ahmed Raûfî

Evliyalar

Ahmed Satîha

Evliyalar

Ahmed Sayyâd

Evliyalar

Ahmed Yesevî

Evliyalar

Ahmedullah

Evliyalar

Ahmedü Bamba

Evliyalar

Akşemseddîn

Evliyalar

Ali Bekkâ

Evliyalar

Ali Efendi

Evliyalar

Ali Ferâhî

Evliyalar

Ali Hâfız

Evliyalar

Ali Mahallî

Evliyalar

Ali Müzeyyen

Evliyalar

Ali Nâtikî

Evliyalar

Ali Nebtîtî

Evliyalar

Ali Rızâ

Evliyalar

Ali Septî

Evliyalar

Ali Sincârî

Evliyalar

Ali Şevnî

Evliyalar

Alihan Baba

Evliyalar

Amr Bin Utbe

Evliyalar

Ankuzu Baba

Evliyalar

Arab Baba

Evliyalar

Arab Dede

Evliyalar

Arpacı Dede

Evliyalar

Aslan Baba

Evliyalar

Âşık Paşa

Evliyalar

Atâ Efendi

Evliyalar

Atâ El-Ezrak

Evliyalar

Avdan Baba

Evliyalar

Ayderûsî

Evliyalar

Aydî Baba

Evliyalar

Aynî Dede

Evliyalar

Aziz Nesefî

Evliyalar

Bahri Dede

Evliyalar

Bahşî

Evliyalar

Bâkıllânî

Evliyalar

Baltalı Dede

Evliyalar

Bedirhan Bey

Evliyalar

Behiştî

Evliyalar

Bekrî

Evliyalar

Benli Sultan

Evliyalar

Berbehârî

Evliyalar

Berk

Evliyalar

Beşik Baba

Evliyalar

Beşir Ağa

Evliyalar

Beşir Ağa

Evliyalar

Birgivî

Evliyalar

Buhârî

Evliyalar

Cabbâr Dede

Evliyalar

Câfer Efendi

Evliyalar

Câfer Huzâ

Evliyalar

Câfer Mekkî

Evliyalar

Cebe Ali

Evliyalar

Cerrâhzâde

Evliyalar

Cezîrî

Evliyalar

Cezûlî

Evliyalar

Çomak Dede

Evliyalar

Dede Halîfe

Evliyalar

Dede Molla

Evliyalar

Dedebağ Dede

Evliyalar

Dehlevî

Evliyalar

Demir Hoca

Evliyalar

Derviş Hacı

Evliyalar

Deveci Sultan

Evliyalar

Deynekli Baba

Evliyalar

Ebdal Hasan

Evliyalar

Ebdal Kumral

Evliyalar

Ebdal Murâd

Evliyalar

Ebû Yûsuf

Evliyalar

Ebül Vefâ

Evliyalar

Edhem Baba

Evliyalar

Edhem Çelebi

Evliyalar

Emîr Sultan

Evliyalar

Es'ad Efendi

Evliyalar

Es'ad Efendi

Evliyalar

Esrâr Dede

Evliyalar

Evranos Dede

Evliyalar

Evzâî

Evliyalar

Fakîrullah

Evliyalar

Ferec Meczûb

Evliyalar

Gamrî

Evliyalar

Gani Baba

Evliyalar

Garip Hâfız

Evliyalar

Gazâlî

Evliyalar

Geyikli Baba

Evliyalar

Gül Baba

Evliyalar

Gül Baba

Evliyalar

Habîb Baba

Evliyalar

Hacı Dede

Evliyalar

Hacı Ramazan

Evliyalar

Hacım Sultan

Evliyalar

Hâdimî

Evliyalar

Hânî Baba

Evliyalar

Hasan Baba

Evliyalar

Hasan Can

Evliyalar

Hasan Dede

Evliyalar

Hasan Dede

Evliyalar

Hasan Sezâî

Evliyalar

Hâtim-i Esam

Evliyalar

Helvacı Dede

Evliyalar

Hıdır Baba

Evliyalar

Himmet Efendi

Evliyalar

Hocazâde

Evliyalar

Hucvîrî

Evliyalar

Hüseyin Dede

Evliyalar

İbn-i Ârif

Evliyalar

İbn-i Atâ

Evliyalar

İbn-i Cevzî

Evliyalar

İbn-i Hafîf

Evliyalar

İğneci Baba

Evliyalar

İmâm Baba

Evliyalar

Îsâ Baba

Evliyalar

Îsâ Dede

Evliyalar

Îsâ Dede

Evliyalar

Kabaşa

Evliyalar

Kâsım Aynî

Evliyalar

Kâzerûnî

Evliyalar

Kemal Ümmî

Evliyalar

Keşşaf Hoca

Evliyalar

Kevserî

Evliyalar

Kılıç Dede

Evliyalar

Kılıç Dede

Evliyalar

Kırklar Dede

Evliyalar

Kıyak Baba

Evliyalar

Koyun Baba

Evliyalar

Koyun Baba

Evliyalar

Kuşeyrî

Evliyalar

Leys Bin Sa'd

Evliyalar

Maksûd Dede

Evliyalar

Maksûd Dede

Evliyalar

Mecnun Dede

Evliyalar

Memik Dede

Evliyalar

Merkez Efendi

Evliyalar

Metbûlî

Evliyalar

Meyân Mîr

Evliyalar

Molla Arab

Evliyalar

Molla Ayas

Evliyalar

Molla Câmî

Evliyalar

Molla Hüsrev

Evliyalar

Molla Yegân

Evliyalar

Muhammed Cân

Evliyalar

Muhammed Cisr

Evliyalar

Muhammed Urre

Evliyalar

Murâd Baba

Evliyalar

Mûsa Fâkih

Evliyalar

Nâbî

Evliyalar

Nablüsî

Evliyalar

Nâgûrî

Evliyalar

Neccârzâde

Evliyalar

Necîb Efendi

Evliyalar

Nerkisecârî

Evliyalar

Nesevî

Evliyalar

Nevevî

Evliyalar

Nûdihî

Evliyalar

Nûri Efendi

Evliyalar

Nûri Efendi

Evliyalar

Osman Efendi

Evliyalar

Osman Efendi

Evliyalar

Osman Harrât

Evliyalar

Ömer Baba

Evliyalar

Ömer Bin Zer

Evliyalar

Pîr Ali Dede

Evliyalar

Pîr İlyâs

Evliyalar

Pirebi Sultan

Evliyalar

Pîrî Baba

Evliyalar

Sadır Sultan

Evliyalar

Said Şemid

Evliyalar

Sâkıb Dede

Evliyalar

Sâlih Baba

Evliyalar

Sâlih Efendi

Evliyalar

Sarı Nâsuh

Evliyalar

Sarı Yâkub

Evliyalar

Sefer Efendi

Evliyalar

Semnûn Muhib

Evliyalar

Serrâc

Evliyalar

Serûcî

Evliyalar

Serûcî

Evliyalar

Seyyid Atâ

Evliyalar

Seyyid Bilâl

Evliyalar

Seyyid Sâlih

Evliyalar

Sinân Efendi

Evliyalar

Sofu Baba

Evliyalar

Somuncu Baba

Evliyalar

Sultan Baba

Evliyalar

Sultan Veled

Evliyalar

Sumâdî

Evliyalar

Sülemî

Evliyalar

Sümbül Baba

Evliyalar

Şa'bân Dede

Evliyalar

Şa'bî

Evliyalar

Şad-i Dîv

Evliyalar

Şâfiî

Evliyalar

Şebrîsî

Evliyalar

Şeyh Elvan

Evliyalar

Şeyh Hasan

Evliyalar

Şeyh Mahmûd

Evliyalar

Şeyh Sabri

Evliyalar

Şeyh Sâdi

Evliyalar

Şeyh Seydâ

Evliyalar

Şeyh Sinân

Evliyalar

Şeyh Şâmil

Evliyalar

Şeyh Tâc

Evliyalar

Şeyh Türkî

Evliyalar

Şeyh Ulemâ

Evliyalar

Şeyhî

Evliyalar

Şiblî

Evliyalar

Şirvânî

Evliyalar

Şüsterî

Evliyalar

Taflâtî

Evliyalar

Tâzî

Evliyalar

Tebâsî

Evliyalar

Terzi Baba

Evliyalar

Tesbih Baba

Evliyalar

Tezveren Dede

Evliyalar

Topcu Dede

Evliyalar

Üç Kuzular

Evliyalar

Üftâde

Evliyalar

Vefâ Konevî

Evliyalar

Veli Dede

Evliyalar

Venâî

Evliyalar

Vişnezâde

Evliyalar

Yâfiî

Evliyalar

Yahyâ Efendi

Evliyalar

Yâren Dede

Evliyalar

Yûnus Emre

Evliyalar

Yünûnî

Evliyalar

Zâhid

Evliyalar

Zehâvî

Evliyalar

Zemlikânî

Evliyalar

Zengenî

Evliyalar

Zengî Atâ

Evliyalar

Zivingî

Evliyalar

Zührî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Mevlânâ hazretleri gece-gündüz cenâb-ı Hakk’a niyâz eder yalvarırdı:

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, mevlânâ Muhammed Sıddîk-i Bedahşîye yazılmışdır. Süâllerine cevâbdır:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası