“Ömrümün altmış yılı bunlarla geçti, ömrümün geçtiği bu iki ayakkabıyı hayır, iyilik ve Allahü teâlâya kulluk ile geçirdiğim zamanlar dışında kalan şeylerden çok daha severim.”
Mâlik bin Dinâr buyuruyor ki: Bir gün ben İslâm ilimlerinden bir şey yazarken Câbir yanıma çıkageldi. Ona; “Bu sanatımı nasıl buluyorsun ey Ebü’ş-Şa’şâ!” dedim. “Evet, sanat senin sanatındır. Allahü teâlânın kitabındaki hükümleri insanlara bildirmekle ne iyi yapıyorsun. Bir yapraktan diğer yaprağa, bir kelimeden diğer kelimeye ve bir âyetten diğer bir âyete. Senin bu yaptığında hiç uygunsuz birşey yoktur.” dedi.
İbn-i Sîrîn; “Câfer bin Zeyd dünyâyı ve parayı sevmekten kurtulmuştu. Yâni dünyâya ve paraya hiç kıymet vermezdi.” buyurmuştur. Buyurdu ki: “Farz olan haccı yaptıktan sonra bir fakire veya yetime az bir şey sadaka vermeyi, nâfile hac olan umre yapmaktan daha çok severim.”
Yabancı Dil
İngilizce Dini Bilgiler
Arapça Dini Bilgiler
Almanca Dini Bilgiler
Fransızca Dini Bilgiler
İspanyolca Dini Bilgiler
Rusça Dini Bilgiler
Farsça Dini Bilgiler
Özbekçe Dini Bilgiler
Türkmence Dini Bilgiler
Urduca Dini Bilgiler
Arnavutça Dini Bilgiler
Boşnakça Dini Bilgiler
Azerice Dini Bilgiler
Bulgarca Dini Bilgiler