Mekke’ye vardığında İbrâhim Havvâs da orada idi. Fakat onunla daha tanışmamıştı. Mekke’de bir berber vardı. Bu berber kendine hacâmat (kan aldırmak) için gelen fakirlere et satın alır ve onu pişirerek fakirlere yedirirdi. Bennân-ı Hammâl da kan aldırmak için bu zâta gitti. “Kan aldırmak istiyorum.” deyince, o zât hemen birisini pişirmek için et aldırmaya gönderdi. Bu sırada aklından, ben kan aldırıncaya kadar yemek de pişer, diye geçirdi. Sonra bu düşüncenin kötü olduğunu düşündü ve eti yemeyeceğine yemîn etti. Kan aldırdıktan sonra çıkıp gitti. O gün akşama kadar bir şey yiyemedi. Ertesi gün ikindi namazına kadar da yiyecek bir şey bulamadı. İkindi namazını kılmak için ayağa kalktı. Fakat tâkatsızlıktan yüz üstü düştü. Oradakiler bunu delirmiş sandılar. İbrâhim Havvâs da orada idi. Yanına gelerek oturdu. Onunla konuşmaya başladı. Ona; “Bir şey yer misin?” diye sorunca; “Akşam yakındır.” dedi. Daha sonra gitti. Yatsı namazından sonra İbrâhim Havvâs, bir tas mercimek çorbası ile iki börek getirdi. Onları yedi. Sonra ona; “Daha yer misin?” diye sorunca; “Evet!” dedi. Yine bir tas mercimek çorbası ve iki börek getirdi. Bunları da yedikten sonra; “Daha yer misin?” diye sordu. “Evet!” deyince, yine aynı şekilde bir tas mercimek çorbası ve iki börek getirdi. Onları da yedi. “Daha yer misin?” diye sorunca, bu sefer; “Hayır!” dedi. Daha sonra yatıp uyudu. Sabah namazına kalkamadı. Bir ara Peygamber efendimizi rüyâda gördü. “Bennân!” diye çağırdı. “Efendim!Yâ Resûlallah!” dedi. “Kim doyduktan sonra yemek yerse, Allahü teâlâ onun gönül gözünü kör eder.” buyurdular. Hemen uyandı. Bir daha doyduktan sonra yemek yemeyeceğine yemîn etti.
Yabancı Dil
İngilizce Dini Bilgiler
Arapça Dini Bilgiler
Almanca Dini Bilgiler
Fransızca Dini Bilgiler
İspanyolca Dini Bilgiler
Rusça Dini Bilgiler
Farsça Dini Bilgiler
Özbekçe Dini Bilgiler
Türkmence Dini Bilgiler
Urduca Dini Bilgiler
Arnavutça Dini Bilgiler
Boşnakça Dini Bilgiler
Azerice Dini Bilgiler
Bulgarca Dini Bilgiler