hakdin.net
2 Recep 1433
23 Mayıs 2012 Çarşamba
23:15
10 Haziran 2010 Perşembe
Okunma Sayısı: 1154
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

MENKIBE

Hırsızın hidayeti

Abdülkâdir Geylânî, küçükken yaşı bir gün,Tarlaya, çift sürmeye, gitmiş idi gündüzün.

 Öküzün kuyruğundan, tutunmuş gider iken,
Hayvan dile gelerek, konuştu ona birden.

Dedi: “Ey Abdülkâdir, şunu bil ki şüphesiz,
Seni, bu işler için, yaratmadı Rabbimiz.”

Korktu ve eve geldi, dedi ki: “Anneciğim,
Bana izin verirsen, Bağdat’a gideceğim.

İlim tahsîl etmektir, gitmekte asıl gâyem,
Ayrıca evliyâyı, ziyâret ederim hem.”

Annesi memnun olup, dedi ki: “Ey evlâdım,
İlim öğrenmen idi, benim dahi murâdım.”

Koltuğunun altına, dikerek kırk altını,
Dedi ki: “Doğruluktan, ayırma lisânını.

Git, yolun açık olsun, emânet ol Allah’a,
Belki de görüşmemiz, nasîb olmaz bir daha.”

Abdülkâdir böylece, annesinden ayrılıp,
Bağdat’a yola çıktı, bir kervana katılıp.

Bir müddet yol gidip de, geçince Hemedan’ı,
Âniden eşkıyâlar, bastılar bu kervanı.

Kervanda mal ve eşya, var ise her ne kadar,
Teker teker sorarak, gasbeyleyip aldılar.

Abdülkâdir’e dahi, sordu bir eşkıyâ;
“Ey çocuk, üzerinde, neyin var, mal ve eşyâ?”

Dedi: “Benim sâdece, kırk altınım var ki hem,
Onları koltuğumun, altına dikti annem.”

İnanmadı eşkıyâ, onun bu sözlerine,
Gitti ve ikincisi, geldi onun yerine

O da alay ederek, sordu: “Ey fakir çocuk,
Yanında mal ve para, neyin var, söyle çabuk.”

Ona dahi dedi ki: “Kırk altın var yanımda,
Onlar da dikilidir, koltuğumun altında.”

İnanmadı ise de, o dahi buna yine,
Gidince haber verdi, bunu reislerine.

Reisleri çağırtıp, sordu ki o da tekrar:
“Ey çocuk doğru mudur, yanında altın mı var?”

Dedi: “Evet efendim, kırk altınım var ki hem.
Koltuğumun altına, dikmişti tek tek annem.”

Söylediği o yeri, sökerek eşkıyâlar,
Altınları görünce, şaşıp dona kaldılar.

Reisleri dedi ki: “Pekâlâ ey evlâdım,
Ne için doğrusunu, söyledin anlamadım.

Eğer söylemeseydin, bulamazdık biz bunu,
Niçin sen bile bile, söyledin doğrusunu.”

Dedi ki: “Ben anneme, sözverdim ki efendim,
Her ne olursa olsun, yalan söylemeyeyim.

Doğrudan sapmamaya, söz vermiştim anneme,
Değer mi altın için, bu ahdimden dönmeme.”

Reis bunu duyunca, başladı ağlamaya,
Dedi: “Eyvâh benim de ahdim vardı Allah’a.

Lâkin bunca senedir, yaparım eşkıyâlık,
Şu andan îtibâren, tövbe ettim ben artık.”

Diğer eşkıyâlar da, bakarak bu reise,
Dediler: “Bizler dahi, vazgeçtik öyle ise.”

Hâlisen tövbe edip, o gün bunca eşkıyâ,
Aldıkları ne kadar, var ise, mal ve eşyâ,

Tekar sâhiplerine, vererek teker, teker,
O günden îtibâren, o işi terk ettiler.

MENKIBE

Dünya

MENKIBE

Edeb

MENKIBE

Emrindeyiz

MENKIBE

Ey obur!!

MENKIBE

Garib

MENKIBE

Hamurcu

MENKIBE

Nasipsizim

MENKIBE

On şey

MENKIBE

Sem kimsin

MENKIBE

Sen kimsin

MENKIBE

Topal ol!

MENKIBE

Uyuma!

MENKIBE

Vesvese

MENKIBE

Ya Rabbi
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Bâyezîd-i Bistâmî yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı.

GÜNÜN HADİSİ

Din kitaplarında, (Şu on kısımdır, dokuzu şundadır) gibi ifadeler geçiyor. Onda dokuzu ne demektir?

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, Seyyid Enbiyâya yazılmışdır. Zikri, Fenâ ve Bekâyı ve Ebû Alî Sînâyı bildirmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası