hakdin.net
2 Recep 1433
23 Mayıs 2012 Çarşamba
23:29
10 Haziran 2010 Perşembe
Okunma Sayısı: 1524
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

MENKIBE

Keşke yardım etseydim

Abdullah-ı Mürteiş, evliyâ-yı kirâmdan, Şiddetle kaçınırdı, şüpheli ve haramdan.

Dünyâya zerre kadar, vermez idi bir değer,
Methetti kendisini, evliyâ ve âlimler.
 
Hânesinin önünde, otururken bir zaman,
Genç bir kişi gelerek, para istedi ondan.
 
Vardı gencin üstünde, hem de “yeni bir abâ”
Düşündü: “Bu ne için, dileniyor acaba?
 
Yaşı genç, sakat değil, hem yeni elbisesi,
Yakışır mı bu gence, el açıp dilenmesi?”
 
Bunları düşünerek, vermedi cevap bile,
Genç ayrıldı ondan, “kırılmış bir kalp” ile.
 
Eli boş, boynu bükük, gidince öyle mahzun,
Bu sefer pişman oldu, düşündü uzun uzun.
 
Para vermediğine, çok üzülüp içinden,
Göremedi bir daha, koştuysa da peşinden
 
Dedi ki: “Ne olaydı, kırmasaydım hiç onu,
Nereden biliyordum nâ ehil olduğunu,
 
Rabbimiz bakıyor mu, hiç benim günâhıma?
Devamlı gönderiyor, rızkımı her gün ama.
 
Belki o, Rabbimizin, çok sevdiği kuluydu,
Heyhât! Bana yakışan, muâmele bu muydu?”
 
Yaptığı o hatânın, kalarak tesirinde,
Yatıp, bir rüyâ gördü, o günün gecesinde.
 
Şöyle ki otururdu, Allah arslanı Ali
Dikkat etti, vardı hem, yanında o genç dahi.
 
Hazret-i Ali ona, buyurdu ki hemence:
“Ne için bir tasadduk, eylemedin bu gence?
 
Hâlbuki bir kimsenin, varken malı, parası,
Tasadduk eylemezse, sevmez onu Mevlâsı.
 
Uyanınca kapladı, kendisini bir keder,
Dağıttı nesi varsa, kalmadı maldan eser.
 
Hiç unutamıyordu, buna rağmen o ânı
“Ben niçin boş çevirdim, o fakir müslümanı?”
 
Ve hemen çıktı yola, Bağdat medresesine,
İlim tahsil eyledi, orada on beş sene.
 
Babası zengin olup, çoktu malı, parası,
Vefât edip tamâmen, ona kaldı mîrâsı.
 
Onu da fakirlere, dağıtarak bittamam,
Başladığı tahsîle, gece-gün etti devâm.
 
Ebû Hafs-ı Haddâd’dan, alıp tasavvuf dersi,
Vilâyet makâmında, yükseldi derecesi.
 
Buyurdu ki:”Allah’ı, hakkıyla sevmek için,
O’nun düşmanlarını, sevmesin kalbin, için.
 
Ne ki uzaklaştırır, seni Hak teâlâdan,
Yaklaşma yanlarına, uzak dur hep onlardan.
 
Eğer ki meyl ederse, kalbin “Hak”tan gayriye,
O kalp hasta demektir, bak hemen tedâvîye.
 
Dünyalık kimselerle, kurma hiç münâsebet,
“Allah adamları”yla, bulunmağa gayret et.
 
Onların her bakışı, “devâ”dır kalp derdine,
Şakî olmaz gidenler, onların sohbetine.

MENKIBE

Dünya

MENKIBE

Edeb

MENKIBE

Emrindeyiz

MENKIBE

Ey obur!!

MENKIBE

Garib

MENKIBE

Hamurcu

MENKIBE

Nasipsizim

MENKIBE

On şey

MENKIBE

Sem kimsin

MENKIBE

Sen kimsin

MENKIBE

Topal ol!

MENKIBE

Uyuma!

MENKIBE

Vesvese

MENKIBE

Ya Rabbi
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Beyzâde Mustafa Efendinin, Geyve müftîsine yazdığı nasîhat dolu mektubu şöyledir:

GÜNÜN HADİSİ

Uzun bir hadis-i şerifin bir bölümü şöyledir:

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Cezbe ve sülûke kavuşmağı ve cemâl ve celâl sıfatları ile terbiye olmağı ve Fenâ ve Bekâyı ve Nakşibendiyye bağının üstünlüğünü bildirmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası