hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
9:18
12 Temmuz 2010 Pazartesi
Okunma Sayısı: 880
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

Adiyy Bin Müsâfir (r.aleyh)

Irak’da yetişen evliyânın büyüklerinden.

Adeviyye tarîkatının reisidir. İsmi Adiyy bin Müsâfir bin İsmâil bin Mûsâ bin Mervân el-Emevî, künyesi Ebu’l-Fadl’dir. Ba’lbek civârında Beyt-i Kar denilen yerde 1074 (H.467) senesinde doğdu. 1160 (H.555) senesinde Hakkâri’de vefât etti ve oradaki dergâhına defnolundu. Evlâdı ve torunları orada kalmıştır.
Adiyy bin Müsâfir (r.aleyh) ilim tahsîlinden sonra tasavvuf yoluna girip, Ukayl-i Munbicî, Hammâd-i Debbas, Abdülkâdir Şehrezurî, Abdülkâdir-i Geylânî, Ebu’l-Vefâ Hulvânî (r.aleyhim) gibi meşhûr evliyâ ile sohbet edip, icâzet aldı. Sonra Hakkâri dağlarında bir dergâh edinip, orada ibâdet ve irşâdla meşgul oldu. Şark illerinde yaşayan insanların tâlim ve terbiyesine başlayan ilk zâttır. Çeşitli yerlerden gelenler hep onun dergâhında yetişip irşâdda bulundular. Abdülkâdiri Geylânî (r.aleyh), dâima onun üstün-hâllerinden anlatır, hattâ; “Eğer peygamberlik mücâhede ile elde edilseydi, Adiyy bin Müsâfir mutlaka buna kavuşurdu” buyururdu.
Adiyy bin Müsâfir (r.aleyh), ilk zamânlar seyyah gibi dağları, sahraları dolaşır, çetin mücâhedelerde bulunur, çeşitli mücâhede usûllerini nefsinde tatbik ederdi. Yılanlar, böcekler, vahşî hayvanlar ona zarar vermez, etrâfında dolaşıp dururlardı. Uzun seneler böyle yaşadı. Sonra insanları yetiştirmeye, güzel ahlâkı, güzel îtikadı öğretmeye başladı. Çok kerâmetleri görüldü. Şiddetli rüzgara “Dur” dese, Allahü teâlânın izniyle rüzgar dinerdi. Yüksek hâlleri ve kerâmetleri kitaplarda yazılıdır.
İbnü’l-Ehdel ondan bahsederken; “Çok kerâmetleri görüldü. Kükremiş bir aslanın yanında ismi söylense, aslan durur, duâsı sâyesinde denizin dalgaları, Allahü teâlânın izniyle sükûnet bulurdu” demektedir.
Ebû Muhammed el-Mukrî de bu hususları; “Bu Adiyy bin Müsafir’dir ki, onun şânı, mertebesi çok yüksektir. İsmini söylemekle, denizin kabaran dalgaları sükûnet bulur. Şâyet mübârek ismini kükremiş bir aslana söylesen, bir adım atmaz. Hatta bulunduğu yerden bir karış bile ilerlemez. Olduğu yerde çakılmış gibi kalır” şeklinde nazmen anlatmıştır.
Ebü’l-Berekât İbnu’l-Mustevfî; “Târih-i Erbil” isimli eserinde; “Şeyh Adiyy bin Müsâfir’i gördüğümde, henüz çocuktum. O mübârek zât, orta boylu, esmer renkli ve çok fazîletli idi. Üstünlüğü ve güzel ahlâkını anlatmak cildlere sığmaz” demektedir.
Ebû İsmâil Ya’kûb bin Abdülmuktedir şöyle anlatır: “Devâmlı gezen bir kişi idim. Bir gün Adiyy bin Müsâfir hazretleri ile görüşmek istedim. Bir seyâhatim esnâsında Hemedân’a giden Adiyy bin Müsafir’e rastladım. Bana; “Sen bir yerden geçerken vahşî hayvanlar görüp korkarsan, onlara; “Size Adiyy gitsinler dedi” dersin. Denizde yolculuk yaparken fırtına çıkıp büyük dalgalar olursa, dalgalara; “Adiyy bin Müsâfir dursun dedi” dersin” buyurdu. Oradan ayrıldıktan sonra bir yere giderken, yolda karşıma vahşî hayvanlar çıktı. Onlara; “Adiyy bin Müsâfir gitsinler dedi” deyince, yerlerinde durdular ve sonra başlarını eğerek bana hiç zarar vermeden geçip gittiler. Yine bir gün deniz yolculuğu yaparken, kuvvetli bir firtına çıktı. Dalgalar, gemiyi bir o tarafa, bir bu tarafa yatırıyordu. Gemi neredeyse batacaktı. O anda, Adiyy bin Müsâfir hazretlerinin sözleri aklıma geldi. Hemen; “Adiyy bin Müsâfir hazretleri, sizin durmanızı söyledi” dedim. Söylediğim anda rüzgar kesildi ve dalgalar durdu. Deniz sakinleşince, normal olarak seyâhatime devâm ettim.”
Ebû İsmâil bin Abdülmuktedir şöyle anlatır: “Bir dağda üç sene tek başıma yaşadım. Bu sırada kitabımın ikinci cildini yazıyordum. Yazarken, yanıma kurtlar gelir beni koklayıp yalarlardı. Sonra, hiç zarar vermeden yanımdan giderlerdi. Bu duruma çok şaşırırdım. Kendi kendime; “Eğer bunların böyle olmasına sebeb olan bir velî varsa, muhakkak ki o, Adiyy hazretleridir. Belki şimdi yanımdadır ve bana selam da verir” diye düşündüm. O anda selâm verdiğini ve kendisinin yanımda durduğunu gördüm. Olanları anlatınca, ayağa kalktı ve mübârek ayağını yere vurdu. Yerden güzel bir su fışkırdı. Sonra tekrar ayağını yere vurdu. Oradan da bir nar ağacı yetişti. Sonra bana dönerek; “Ben Adiyy’im. Lâkin bunların hepsi, Allahü teâlânın izni ile oldu. Ey Ebû İsmâil! Buraya gel ve bu ağacın meyvesinden ye ve bu pınarın suyundan iç!” buyurduktan sonra ayrıldı. Ben ise o yerde iki sene daha kaldım.” 
Şeyh Ömer şöyle anlatır: “Bir gün Adiyy bin Müsafir’in yanına gittim. Evliyânın hallerinden ve menkıbelerinden anlatıyordu. Bir ara Adiyy hazretleri; “Falan yerde anadan doğma bir kör vardır. Bu iyi kişi aynı zamânda baras hastasıdır” dedi. İçimden; “Adiyy hazretleri himmet etseler de bundan kurtulsa” dedim ve yanından ayrıldım. Başka bir gün ziyâretine gittiğimde, bana; “Ya Ömer! İhtiyaç haricî hiç konuşmamak şartıyla, bana bir seferde arkadaş olur musun?” dedi “Evet” dedim. Birlikte yola koyulduk. Ben Adiyy hazretlerini tâkib ediyordum. Beriyet denilen yere geldiğimizde, açlıktan yürüyemez hâle geldim ve ondan geride kaldım. Bana dönerek; “Ya Ömer! Yürüyemiyor musun?” dedi. Ben de; “Ya Üstad! Çok acıktığım için yürüyemiyorum” dedim. Bunun üzerine ilerde bir ağacın meyvalarını toplayarak bana verdiler. Onları yiyince ayaklarıma kuvvet geldi. Yolumuza devâm ederek bir köye vardık. Köyde bir çeşme vardı. Yanındaki ağacın altında da gözleri kör ve baras hastası bir genç oturuyordu. O genci görünce, Adiyy hazretlerinin bir kaç gün önceki konuşmaları aklıma geldi. Kendi kendime; “Adiyy hazretleri herhâlde bu gence duâ etmeye geldiler. Bu duânın bereketiyle bu hâlden kurtulur” diye düşündüm. O anda Adiyy hazretleri bana dönerek; “Kalbinde ne vardır?” dedi. Ben de; “Allahü teâlânın hürmetine duâ buyur da bu genç şifâ bulsun” dedim. O zamân; “Ya Ömer! Benim sırlarımı açığa çıkarma” deyince, kimseye birşey söylemeyeceğime dâir yemîn ettim. Adiyy bin Müsâfir, çeşmenin başına gidip abdest aldı ve iki rek’at namaz kıldı. Sonra o gence yaklaştı mübârek eli ile onu mesh etti; “Kum bi iznillah! Yâni Allahü teâlânın izni ile kalk” deyince genç hemen ayağa kalktı. Eski hâlinden eser kalmadı ve sapasağlam oldu. Daha sonra köylüler Adiyy hazretlerinin yanına oturdular. Bir süre hikmetlerden konuştu. Sonra dergahımıza gitmek için yola çıktık. Kısa bir zamân yürüdükten sonra dergâha geldiğimizi gördüm.”
Emîr İbrâhim Mihrân zamânında, Cerâhiyyet kalesinde bir cemâat vardı. Emîr İbrâhim, Adiyy hazretlerini o kadar çok sevdiğinden onlar bunu kıskanırlardı. Hiç biri, Adiyy bin Müsâfir’in hâlini, derecesini anlıyamamıştı. Emîr İbrâhim’in yanına geldiklerinde, Emîr onlara, Adiyy bin Müsâfir’in menkıbelerinden anlatırdı. Bir gün Emîr İbrâhim’e; “Eğer biz onun yanına gidebilseydik, altından kalkamıyacağı sorular sorarak mahcub ederdik” dediler. Bunun üzerine Emîr İbrâhim onları Adiyy bin Müsâfir’in dergâhına gönderdi. Onlar Adiyy bin Müsâfir’in huzûruna gelip oturdular. Birisi Adiyy hazretlerine bir şeyler sordu. Fakat Adiyy bin Müsâfir sükût edip cevap vermedi. Konuşan kimse, sorduğu suâllerin cevâbını bilmediğini sandı. Adiyy bin Müsâfir onun düşüncesini anladı ve oradakilere; “Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki; şu iki dağa birleşin dese hemen birleşirler” buyurdu. Gelenler karşıki iki dağa baktıklarında birleşip ayrıldığını gördüler. Bunun üzerine özür dileyip tövbe ettiler.
Adiyy bin Mûsâfir’in (r.aleyh) hikmetli sözleri pek çok olup bâzıları şunlardır:
“İnsanlara doğru yolu gösteren âlim, şu kimsedir ki; kendi huzûrunda iken senin kalbini derleyip toparlayan, yokluğunda seni her türlü kötülüklerden (haram, günah ve çirkin şeylerden) koruyan, sâhib olduğu en güzel ahlâk ile seni terbiye eden ve o ahlâkla ahlâklanmayı sağlayan, kendine mahsus terbiye usûlleriyle terbiye eden, kendi îmân nûrunun parlaklığıyla talebesinin kalbini parlatan ve kalbini kötülüklerden temizleyendir. Talebe ise; Allahü teâlânın sevdikleriyle berâber olduğu zamân edebi gözetip, güzel ahlâk sâhibi ve her işte tevâzû üzere olan, âlimlerin huzûrunda, onları can kulağı ile dinleyen kimsedir.”
“Edebini, edeb öğreten hocadan almayan; kendisine uyanları yanlış yola götürür.”
“En küçük bid’atten bile kaçınmayandan; zararı dokunmasın diye siz kaçın.”
“İlimden yalnız konuşma ile yetinen ve hakîkati ile sıfatlanmayan helâk olur. İbâdet yaparken, fıkhın gereğini yerine getirmeyen, ibâdet yapmış sayılmaz. Fıkıh bilgisi öğrenirken verâ sâhibi olmayan aldanır. Kendisine lâzım olan işleri yapan ise kurtulur.”
“Elinden hârikalar zuhûr eden birini görürseniz, o hâline hemen aldanmayın. Hak teâlânın emirlerini yapıp, yasaklarından kaçınmasını görünceye kadar dikkatli olun.”
“İyi ahlâk; herkese sevdiği seye göre muâmele etmektir. Konuşurken, otururken hiç kimseye yabancılık çektirmemektir. Âlimlerle otururken dinleyenin makâmı anlatılandan yüksek olsa da, onları gönül açıklığı ile dinlemektir. Mârifet ehli ile otururken, huzûr içinde bulunmaktır. Gâye bu zâtlardan istifâde ise, başka bir yol yoktur.”

 1) Kalâid-ül-cevâhir; sh. 85
 2) Tabakât-ül-kübrâ; cild-1, sh. 137
 3) Câmiu kerâmât-il-evliyâ; cild-2, sh. 147
 4) Mu’cem-ul-müellifîn; cild-6, sh. 275
 5) El-A’lâm; cild-4, sh. 221
 6) Vefeyât-ul-a’yân; cild-3, sh. 254
 7) Şezerât-üz-zeheb; cild-4, sh. 179
 8) İ’tikâdü Ehl-is-sünneti vel-cemâa, Süleymâniye Kütüphânesi Şehîd Ali Paşa kısmı No: 2763/5
 9) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-6, sh. 10
10) Behcet-ul-esrâr; sh. 194
11) Tuhfet-ul-ahbâb; (Sehâvî Ebü’l-Hasen Ali Mısır, 1356) sh. 300
12) Ravdat-un-nâzirin; (Muhammed Veterî, Mısır 1306)

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri, Resûlullah efendimizi vesîle ederek Allahü teâlâdan bir şey istemek, Resûlullah efendimizin yardım ve şefâatlerine kavuşmak husûsunda bir eser yazdığı esnâda başından geçen bir hâdiseyi şöyle nakletti:

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, hâce Muhammed Sıddîk-ı Bedahşîye yazılmışdır. Mubârek Ramezân ayının üstünlüğünü ve Kur’ân-ı kerîmin bu ayda indirildiğini ve hurma ile iftâr etmenin müstehab olduğunu bildirmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası