hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
9:19
12 Temmuz 2010 Pazartesi
Okunma Sayısı: 1175
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

Afşin (Haydar bin Kâvûs)

Türk asıllı Abbasî kumandanı.

Asıl adı Haydar olup, babasının adı Kâvûs idi. Dedesi Orta Asya’da Uşrusana bölgesi Türk hânedanından Han Kara’dır. Uşrusana’da doğup büyüyen Afşin, çevresi ile anlaşmazlığa düşerek, Bağdad’a geldi. İslâmiyeti kabûl ederek Abbasî halîfesinin hizmetine girdi ve Haydar ismini aldı. Âilesi mensuplarına verilen El-Afşin ve Büsr’ül-Afşin ünvanlarıyla meşhûr oldu. Anadolu’ya yapılan akınlara katıldı. İslâmiyetin yayılmasına çok hizmet etti.
Afşin yani Haydar bin Kâvûs, hükümdâr sülâlesi olan âilesi ile arasında çıkan anlaşmazlık yüzünden, 819 (H.204) yılından sonra târih sahnesine çıktı. O sıralar âilesi müslüman değildi. Babası hükümdâr idi. Afşin, babasının sarayında vazifeli yüksek me’mûrlardan birinin kızıyla, kardeşinin evlenmesine karşı çıktı. Bu, âilesi ile arasının daha da açılmasına sebeb oldu. Kardeşinin kayınpederi ile münâkaşa etti. Anlaşmazlık artınca, Afşin taraftarları onu öldürdü. Afşin, bu hâdiseden sonra, Huttel’e kaçtı. Babasıyla barışmak için elçi gönderdi, fakat teklifi kabûl edilmedi.
Afşin, Huttel’de sıkıntılı günler yaşadı. Babasıyla arasının açılmasına çok üzülmüştü. Diğer yandan, yaradılış îtibari ile, âilesinin putperest inançlarını da bir türlü benimseyemiyordu. Nihâyet o zamân, Abbasî halîfeliğinin merkezi olan Bağdad’a gitmeye karar verdi ve müslüman oldu. Halîfe Me’mun’dan hüsn-i kabûl gördü. Afşin, Halîfe’ye Uşrusana’nın İslâmlaşmasına yardım edeceğini söyledi. Bunun üzerine halîfe Me’mun, Uşrusana’nın İslâm diyârı hâline getirilmesi için cihad ordusu hazırlattı. Me’mun 822-823 (H.207) senesinde Ahmed bin Ebî Hâlid kumandasındaki halîfelik ordusunu, Afşin’in rehberliğinde, Türkistan’da Semerkand ile Fergana arasındaki Türklere meskûn bir bölge olan Uşrusana’ya gönderdi. Halîfelik ordusunun Uşrusana’ya geldiğini gören halk, endişe içine düştü. Ancak Afşin’in babası ve kardeşi müslüman olunca, halkın çoğu İslâmiyeti kabûl etti. İslâmiyetin getirdiği yaşayış şekli halk arasında hızla yayılmaya başladı. Sonra Afşin’in babası ve kardeşi Bağdad’a geldi. Halîfe Me’mun’la görüştüler.
Halîfe Me’mun, Uşrusana hükümdâr âilesinin İslâm dînini kabûllenerek, îmân etmeleri üzerine, Afşin (Haydar bin Kâvûs) ile Fazl ismini alan kardeşini bölgeye vazifeli olarak gönderdi. Babasının vefâtından sonra Haydar bin Kâvûs (Afşin), Uşrusana vâlisi oldu. Bölgede İslâmiyetin yayılmasına çok hizmet etti. Bu hizmeti Halîfe Me’mun tarafından takdir edilerek, kendisine halîfelik ordusunda vazife verildi.
O sıralarda Türkler, Abbasî ordusunda daha yeni yeni vazife almaya başlamışlardı. Türklerin yaratılıştan askerliğe uygun olması, kısa zamânda kumandanlık mevkîine yükselmelerine sebeb oldu. Halîfe Me’mun, iç karışıklıklar sebebiyle Mısır vâlisi olan kardeşi Mu’tasım’ı, Türk kumandanlarından Afşin’i isyânların bastırılmasına me’mûr etmesini bildirdi. Afşin, 830 (H.215) senesinde Aşağı Mısır’daki Berka, el-Beşarûd, el-Biyâme ve el-Huf şehirlerindeki isyânları bastırmakla vazifelendirildi. Afşin’in kumandasındaki ekseriyetini Türklerin teşkil ettiği halîfelik ordusu, isyân mahalline giderek, isyâncıların elebaşısı Müslim bin Nasr’ı yakalatıp, şehri asîlerden temizledi. Arkasından Kiptîler’in de katılmasıyla sayıları oldukça artan el-Beşarud ve el-Huf’taki asîler üzerine yürüdü. İsyanı bastırarak bölgede sukûneti sağladı ve Kahire’ye döndü. Halîfe Me’mun’un 832 senesinde Mısır’a gelmesiyle, öncü kuvvetleri kumandanı olarak vazife yaptı. Mısır’daki isyânların bastırılmasında önemli roller oynadı. Âsî ve bâgîleri cezâlandırarak, Halîfelik ordusundaki Türklerin îtibarını arttırdı. Me’mun’dan sonra, Mu’tasım’ın halîfe olmasını sağladı. Halîfe Mu’tasım, Afşin’i kendisine yardımcı seçti. Halîfelik ordusundaki Türklerin sayılarının artması üzerine, 835’de Samerrâ şehrini kurdu ve Türkler’i buraya yerleştirdi. Onların bütün ihtiyaçları karşılandı. Afşin ve mâiyetine bir mahalle tahsis edildi.
Afşin, Mu’tasım zamânında da Abbasî halîfeliğine isyân eden siyasî ve dini maksadlı âsî ve bâgîleri cezâlandırmak üzere vazifelendirildi. İran ve Âzerbaycan’daki Hurremîye sapıkları, Bâbek’in başkanlığında isyân etmişlerdi. 816 senesinden beri isyân halinde olan Bâbek Hurremî, üzerine gönderilen kuvvetleri, arâzi şartlarından istifâde etmek suretiyle hezîmete uğratarak, isyânını genişletiyor, taraftar topluyordu. Halîfe Mu’tasım, askerî bilgi ve kudretinden emîn olduğu Afşin’i, 835 senesinde el-Cibal, Âzerbaycan ve Ermeniye bölgelerine vâli tâyin etti. BöIgedeki Bâbek Hurremî isyânını bastırmakla vazifelendirdi. Halîfe’nin niyeti; yirmi seneden beri devâm eden isyanı bastırarak, devleti tehdid eden sapık inanışlara ve onların yapmış olduğu katliamlara son vermekti. Afşin, üç bölge vâliliği selâhiyetiyle Berzend’e karargâh kurdu. Mücâdeleye girişmeden önce, Berzend ile Bağdad arasındaki kalelere askeri kuvvetler yerleştirerek, merkez ile irtibâtı en iyi şekilde sağladı; erzak ve zahîre yollarını da emniyete aldı. Bölgedeki posta teşkilâtını tekrar tanzim ederek, işler hâle getirdi. Halîfelik merkeziyle muhaberâtı dört güne indirerek, haberleşmeyi hızlandırdı. İstihbârât ve casusluk teşkîlâtını kurarak, Bâbek hakkında mâlumat topladı. Halîfe, Bâbek mes’elesinin halli için, Afşin’e Boğa el-Kebîr idâresinde para ve zahîre gönderip, mânevîyâtlarını yükseltti. Afşin, kâfilenin tecâvüze uğrayabileceği ihtimâliyle tedbir aldı. Bâbek, kâfileye baskın yaptı fakat, Afşin’in yerinde tedbiri sâyesinde mağlûb oldu ve canını zor kurtardı. Afşin, 835 senesi ilkbaharında harekete geçti. Bâbek’in bulunduğu el-Bazz’a ilerledi. Boğa el-Kebir’i de Heştâdsar üzerine gönderdi. Afşin, el-Bazz’a altı mil uzaklıktaki Dervez’e karargah kurdu. Fakat Boğa, Afşin’den habersiz el-Bazz’a doğru harekete geçerek, şehre yaklaştı. Bâbek, fırsattan istifâde ederek, taarruza geçti. Boğa, Afşin’den yardım isteyince, Afşin, kardeşi Fazl kumandasında takviye kuvvetler gönderdi. 836 (H.222) yazında Bâbek’e karşı umumî bir hücûma geçildi. Afşin, kuvvetlerini iki kısma ayırdı. Birisinin başında kendisi, diğeri Boğa’nın kumandasında iki koldan el-Bazz’a hareket edildi. Çok şiddetli bir çarpışma oldu. Boğa, Afşin’den habersiz karargâha döndü. Afşin, ertesi gün Bâbek’in karargâhına hücûm etti. Külliyetli mikdarda esir ve ganîmet ele geçirdi. Esirler arasında Bâbek’in haremi de vardı. Boğa, irtibatsız hareket ettiğinden kayba uğramışsa da, Afşin’in emriyle Meraga’ya döndü. Kış mevsimi yaklaştığı için, kıt’alar kışlaklara dağıtıldı. Afşin, kışı Berzend’de geçirdi. Halîfe, ilkbaharda takviye kuvvetleri, zâhire ve para gönderdi. Afşin, takviye kuvvetlerle güçlenip, karargâhını el-Bazz’a daha yakın bir yer olan Kelanrûz’a kurdu. Bâbek, sonunun geldiğini hissetmeye başladı. Karşı taarruza geçerek Azîn kumandasında kuvvetler gönderdi. Afşin, Azîn’i hezimete uğrattı, fakat Azîn bir kısım kuvvetiyle kaçtı. Afşin, bu isyânları bastırmada kısa mesâfeler kat ederek ilerlemeyi esas aldı. Bunun için 837 kışında karargâhını el-Bazz önünde kurdu. Ordusunu muhtelif kısımlara ayırarak, her birinin başına îtimâd ettiği kumandanları getirdi. El-Bazz’ı şiddetli muhâsara altına aldı. İki ordu arasında bir vâdinin bulunması ve etrâfın sık ormanlarla kaplı olması Bâbek’e çok müsâit bir müdâfaa imkânı verdiğinden, anî hücûma geçmedi. Çünkü Bâbek’in pusuda bekleyen kuvvetlerinden haberdârdı. Bâbek’in arâzi şartlarına hâkim olduğunu biliyor, ona göre tedbirli hareket ediyordu. Afşin, umumi büyük taarruz için kumandanlarına şehrin etrâfında muhtelif hedefler tâyin etti. Beşir el-Türkî emrindeki kuvvetleri de şehrin karşı tarafında mevzi almış olan Azîn’in üzerine gönderdi. Beşir, anî bir hücûmla Azîn’i mağlûb etti. Şehri sıkıştırmaya başladı. Bâbek bu durum karşısında, şartlı barış teklifinde bulundu ve sulhun halîfe tarafından tasdikini istedi. Maksadı zamân kazanmaktı. Afşin, harbin durması için haber gönderirken, Beşir kumandasındaki Ferganalı Türklerden meydana gelen askerlerin şehre girdiğini öğrendi. Halîfelik ordusu umumî hücûma geçerek, el-Bazz’a girdi. Şehirde üç gün süren şiddetli sokak harbleri başladı. Bâbek’in sapıklık merkezi ve işret sarayı tamâmen yakıldı. Bizans tarafına kaçan Bâbek tâkib edilerek, Ermeniye’de yakalandı. İslâm alemini kana bulayıp, pek çok kimsenin sapıtmasına sebeb olan Bâbek, Samerrâ’ya götürüldü ve Ocak 838 târihinde îdam edildi. Afşin, başta halîfenin oğlu Vâsık olmak üzere, bütün devlet ricâli tarafından Samerrâ’da büyük bir merâsimle karşılandı. Bâbek mes’elesinin halli, İslâm aleminde umumî bir sevinç kaynağı oldu. Devrin meşhûr şairleri Afşin’i medh eden kasîdeler yazdılar. Halîfe Mu’tasım da, Afşin’i murassa, tac, hil’at ve külliyatli mikdarda para ile mükafâtlandırarak, Sind vâliliğine tayin etti. Büyük îtibar kazanan Afşin’in halîfelik ordusundaki kumandanlık mevkîi birinci dereceye yükseldi.
Halîfelik ordusunun Bâbek isyânıyla meşguliyetinden faydalanan Bizanslılar, İslâm alemine karşı taarruza geçmişlerdi. Bizans imparatoru Theophilos’un Malatya ve diğer İslâm şehirlerini yağmalayarak Viranşehir’e kadar gelmesi üzerine, Halîfe Mu’tasım seferberlik îlân etti ve Hıristiyan Psikoposluk merkezi olan bugün Emirdağ yakınlarındaki Amorion üzerine sefere çıktı. Halîfenin emri üzerine, sefere katılmak için hazlığını tamamlayan Afşin’in kumandasında onbin kadar Türk askeri vardı. Suruh’tan hareket eden Afşin, Bizans topraklarına girerek Anadolu içlerinde ilerledi. Halîfenin kuvvetleri ile Ankara’da birleşmeyi düşünüyordu. İslâm ordularını durdurmak için harekete geçen Bizans imparatoru, Kazova’da Afşin’in karşısına çıktı. Afşin, Türk’ün şecaat ve muharipliğini, İslâm’ın gazâ ruhuyla birleştirip destanlaşan bir mücâdeleye girişti. Bizans ordusu saflarındaki Rum ve Ermeni kuvvetleri hücûma dayanamıyarak geri çekildiler. İslâm askerinin şiddetli taarruzunda; “Allah! Allah!...” sadâları, at kişnemeleri, kılıç şakırtıları ve okların ıslık çalarak göklere yükselmesi muharebeye bambaşka bir renk katıyordu. Afşin’in sapık Bâbek Hurremî ile mücâdelesinden istifâde ederek, İslâm ülkelerine saldıran Bizans ve diğer hıristiyan milletlerden meydana gelen kuvvetler kuşatıldı. Yağan yağmur ve karanlıktan istifâde eden Bizans kayseri Theophilos ve ordusu, savaşı ve ağırlıklarını bırakarak gece karanlığında İstanbul’a kaçtı. Afşin, Halîfe ile Ankara’da buluştu. Ordu tekrar tanzim edildi. Afşin, sağ kanat kumandanlığına getirildi. 1 Ağustos 838’de Amorion muhâsaraya alındı. Halîfe, kumandanları arasında şehrin etrâfını çeviren sûru taksim etti. Her birinin hücûm edeceği kısmı gösterdi. Şiddetli taarruzlar yapıldı. Afşin, oniki gün devâm eden muhâsarada üstün başarılar gösterdi. 12 Ağustos günü şehre girildi. Pek çok ganîmet alındı. Afşin, Anadolu ortalarına kadar geldi. Bölgenin İslâmlaşmasına hizmet etti. Selçuklu sultanlarından, büyük İslâm kahramanı Anadolu fâtihi Alb Arslan’ın kumandanlarından adaşı Afşin de atasının yolunda olduğunu gösterip, üç asır sonra 1068 (H.461) Amuriyye’yi (Amorion) tekrar fethederek, bölgeyi Türk yurdu yaptı. Selçuklu sultanına kıymetli bilgiler göndererek Anadolu’nun fethine dâvet etti. Afşin, Amuriyye seferinden sonra Sind vâliliğine devâm etti. Halîfe Me’mun ve Mu’tasım devirlerinde askerî muvaffakiyetler kazandı. Başta halîfe olmak üzere, devlet erkânı, ahâli ve askerler arasında îtibarı arttı. Bâzı şikâyetler üzerine 840 (H.226) senesinde mahkemeye verildi. Mahkemede isnadları zekîce cevaplandırdı. Uyûn’da bir yıla yakın hapis yattı. Hapis hayatı onu manen ve maddeten yıprattı. 841 (H.227) senesinin ilkbaharında hapishânede vefât etti.

 1) Fütûh-ul-büldân; madde. 1005
 2) El-Kâmil; cild-6, sh. 315
 3) El-İber; cild-3, sh. 268
 4) Târih-ul-ümem vel-mülûk; cild-9, sh. 11, 111
 5) Ahbâr-ut-tivâl; sh. 401
 6) A Short History of the Saracans; sh. 284

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Bir gün Osman Hârûnî’nin huzûruna bir şahıs gelerek;

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, molla Safer Ahmed-i Rûmîye yazılmışdır. Anaya babaya hizmet, her ne kadar sevâb ise de, hakîkî matlûba kavuşmak yanında, boşuna uğraşmak olur. Hattâ günâh olduğu bildirilmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası