hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
11:42
13 Temmuz 2010 Salı
Okunma Sayısı: 922
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

Aydınoğulları Beyliği

Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra, on dördüncü asrın başlarında Batı Anadolu bölgesinde, Tire, Selçuk ve Birgi civarında kurulan bir beylik.

Bu beyliği Germiyanoğulları ordusunda subaşı olan Aydınoğlu Gâzi Mehmed Bey kurmuş ve babasının adına izafeten Aydınoğulları ismi verilmiştir.
Germiyanoğlu Birinci Ya’kûb Bey, Büyük Menderes havzasının fethi için Aydınoğlu Mehmed Bey’i göndermişti. Mehmed Bey, bu bölgeyi nüfuzu altında tutan Menteşe beyi Sasa’yı yenerek ele geçirdi. Sasa, muharebede aldığı yaralardan dolayı öldü. Bölgede kendi beyliğini kuran Mehmed Bey, İzmir’i de beyliğine katınca, ülkesinin idaresini beş oğlu arasında paylaştırdı. Kendisi de devlet merkezi yaptığı Birgi şehrinde oturarak, hükümdâr sıfatıyla memleketi idare etti.
Aydınoğullarının en önemli limanı, bugünkü Selçuk (Ayasuluğ) şehriydi. Burada kurdukları tersane ve donanma sayesinde deniz seferlerine başladılar. Mehmed Bey’in oğlu Umur Bey’in İzmir’i alması üzerine, burada büyük bir donanma hazırlandı. Umur Bey, donanma ile Sakız, Bozcaada, Ağrıboz, Gümülcine havalisi ve Mora sahillerine başarılı akınlar yaptı. Bol ganimetlerle döndüğü gibi, oraları haraç ve cizyeye bağladı. Aydınoğlu Mehmed Bey, 1334 senesinde, Birgi civarında çıktığı bir avda suya düşerek hastalandı ve bir müddet sonra vefât etti. Yerine kardeşlerinin ısrarıyla Gâzi Umur Bey geçti.
Mehmed Bey, fikir ve san’at adamlarına çok değer verir, kendisi de ilimle uğraşırdı. Şahsı adına kitaplar yazdırıp, bir çok tercümeler yaptırdı. Meşhûr Kadı İbn-i Melek ve müderris Muhyiddîn bu devirde ülkesinin seçkin âlimlerindendir.
Babasının yerine geçen Umur Bey, 14 senelik beyliği sırasında devlet merkezi Birgi’de ancak üç gün oturabildi. Bütün saltanatı muharebelerde geçti. Bu sebeple Umur Bey devri, Aydınoğulları’nın en parlak devri oldu. Saltanatının ilk günlerinde Latinler İzmir’i almak için taarruz ettilerse de, geri çekilmek zorunda kaldılar. Bundan sonra Umur Bey, Saruhanoğlu Süleyman Bey ile berâber Yunanistan ve Mora üzerine seferler düzenledi. Bu seferlerden sayısız esir ve pek çok ganimetlerle döndü.
Bizans’ın elinde olan Alaşehir (Philadelfia) yarım asra yakın zaman Türk akınlarına karşı koymuştu. Kaledekiler, kaleyi kuşatanlara cizye ve haraç vererek bir müddet muhasaranın kaldırılmasını sağlıyorlardı. Bu şehri almayı çok arzu eden Umur Bey, 1335 senesinde, yaralı olmasına rağmen fethe muvaffak oldu. Bizans imparatoru ile dostça geçinen Umur Bey, adalardaki isyânların bastırılmasında imparatora yardım etti. Bizanslılarla yapılan görüşmeler sonunda Alaşehir halkının vergilerini affetti. Bizans imparatoru, 1336 senesinde Umur Bey’le bir dostluk andlaşması yaparak, Sakız adasını Aydınoğullarına bıraktı. Bizans’la olan andlaşmasına sâdık kalan Umur Bey, gerektiğinde onlara yardım da etti.
Gâzi Umur Bey, 1338 senesinde Yunanistan’a yaptığı seferde, Korinthos Berzâhı’ndan gemilerini karadan kalaslar üstünde öbür tarafa geçirerek, İnebahtı körfezinde Latinlerle çarpıştı. Bizans’la olan dostluğundan faydalanarak, onların seferlerine katıldı. Bu vesîle ile 1340 senesinde üçyüz gemiyle boğazdan Karadeniz’e geçerek Kili’ye ve oradan Eflak bölgesine çıktı. Bizans imparatoru üçüncü Andronikos’un ölümünden sonra, Umur Bey’in dostu ve kara orduları kumandanı Kantakuzen, imparatorun on yaşındaki oğlu Loannes’e vâsî oldu. Bir süre sonra Kantakuzen, imparatorluğunu îlân ederek, düşmanlarına karşı Umur Bey’den yardım istedi. Umur Bey ve Kantakuzen, bu mücâdelelerde başarı sağlayamadılar.
Aydınoğulları, Ege denizine hâkim oldular. Girit’e, hattâ Kıbrıs’a seferler düzenlediler. Bu yüzden Umur Bey’in ünü her tarafa yayıldı, özellikle Lâtinlerin yakın doğudaki kalıntılarını tamamen ortadan kaldırdı. Bunun üzerine papa, Aydınoğulları üzerine haçlı seferi düzenlenmesini teşvik etti. Bu defâ 1344-45 senelerinde Kıbrıs, Cenova, Venedik ve Rodos gemilerinden müteşekkil müttefik bir donanmayla haçlılar ani bir baskınla Sâhil izmir’i aldılar. Yukarı İzmir’i elinde tutan Umur Bey’in şiddetli ve devamlı taarruzlarıyla kesin bir netîce alamadılar. Bu durum karşısında andlaşma yapmağa karar verdilerse de, bâzı müttefiklerin buna yanaşmaması üzerine, papa da karşı çıktı. Andlaşmayla bir sonuca varamıyacağını bilen Umur Bey, 1348 senesinde Sahil İzmir’i almak için bütün gücüyle silâha sarılıp, var kuvvetiyle yüklenerek kuşattı ise de, ön saflarda kahramanca döğüşürken şehîd düştü. Beylerinin ölümü üzerine manevî güçleri sarsılan Aydınoğulları, İzmir üzerine yaptıkları kurtarma teşebbüsünden bir sonuç alamadılar.
Umur Bey’in yerine büyük kardeşi Hızır Bey geçti. Hızır Bey, Umur Bey’in yerini dolduracak kabiliyette değildi. Bu sebeble haçlılara karşı fazla mukavemet edilmedi. 1348 senesi Ağustos ayının onsekizinde ağır şartlarla kapitülasyona benzer özellikte bir andlaşma imzalandı. Bu andlaşma yirmi madde olup; beyliğin elinde bulunan iskelelerin hepsinden alınmakta olan gümrük vergisinin yarısının Latinlere verilmesi, hıristiyan gemilerinin serbestçe Aydınoğulları limanlarına girebilmesi ve bütün deniz kuvvetlerinin silâhlarını bırakması gibi maddeleri ihtiva etmekteydi. Bu andlaşma Aydınoğullarının gitgide zayıflamasına sebeb oldu.
Devlet merkezini Selçuk’a nakleden Hızır Bey, muhtemelen 1360 (H.762) senesinde vefât etti. Onun yerine Mehmed Bey’in oğlu Îsâ Bey geçti, Îsâ Bey, Osmanlılarla dost geçindi. Bunun yanısıra 1371 senesinde Venediklilerle mevcûd olan eski andlaşmayı yeniledi. 1389 senesinde yapılan Kosova muharebesinde Osmanlı ordusunda bulunan yardımcı kuvvetler arasında bu beyliğin askerleri de vardı. Muharebede Birinci Murâd Hân’ın şehâdete ermesi ile Yıldırım Bâyezîd Hân sultan oldu. Karamanoğullarının kışkırtması ile Anadolu beyliklerinde bir ayaklanma hareketi başladı. Bu harekete Aydınoğulları da katıldı. Yeni pâdişâh Yıldırım Bâyezîd, Rumeli’yi sağlama aldıktan sonra, ilk iş olarak Anadolu’da birliği te’min etmeye çalıştı. Bu sebeple ilk iş olarak Aydınoğullarının üzerine yürüyerek Alaşehir’i aldı. Mukavemet görmeksizin Aydıneli’ni ele geçirdi, Îsâ Bey, teslim oldu. Yıldırım Bâyezîd de, Îsâ Bey’in karşı koymadan ülkesini teslim etmesine mükâfat olarak kendisini İzmir ve civarının müstakil emîri olarak tanıdı, Îsâ Bey’in kızı Hafsa Hâtûn ile evlenerek, aradaki bağı kuvvetlendirdi. Yıldırım Bâyezîd, daha sonra emirlikten aldığı Îsâ Bey’i İznik’te ikâmete mecbur etti. Böylece Aydınoğulları Beyliği, tamamen Osmanlılara bağlandı.
Aydınoğullarının büsbütün bertaraf edildiği zannedilirken, Osmanlı ordusundaki Aydınoğulları askerleri, 1402 Ankara Savaşı’nda Tîmûr Hân’ın safındaki beylerinin yanına geçtiler. Diğer beyliklerin askerlerini de kışkırtarak Osmanlı ordusunun bozguna uğramasına sebeb oldular. Anadolu beylikleri, Ankara muharebesi netîcesinde tekrar canlandı ve Anadolu’nun siyâsî birliği bozuldu. Bu arada Aydınoğulları da eski topraklarına kavuştular ise de Îsâ Bey ölmüştü. Bu itibârla Aydınoğullan’nın başına Tîmûr Hân’ın emriyle Îsâ Bey’in oğlu Mûsâ Bey geçti. Mûsâ Bey, bir sene sonra 1403 yılında vefât etti ve yerine İkinci Umur Bey geçti. Fakat Aydınoğlu İbrâhim Bahâdır Bey’in oğlu Cüneyd Bey, karşı çıkarak hak iddiasında bulundu ve İzmir’e gelerek Selçuk’u aldı. Bu vaziyet karşısında İkinci Umur Bey, kızını Cüneyd Bey’le evlendirerek onunla anlaştı. İkinci Umur Bey’in 1405 senesinde ölümüyle de Cüneyd Bey, Aydınoğulları topraklarına (Aydıneli’ne) 1425 senesine kadar bâzı fasılalarla tek başına hâkim oldu. Cüneyd Bey, yerini sağlamlaştırmak için Osmanoğulları arasındaki taht kavgalarına karışıp, her defasında şehzadelerden birini tutarak, zaman zaman kendisine müttefik bulmak ve mevcûd ittifaklara katılmak yolunu tuttu. Bir çok kere başarısızlığına rağmen, Osmanlı sultanlarına kendini bağışlatmayı bildi. Her seferinde yeni vazifeler almaya muvaffak oldu. Nihayet rahat durmadığından Sultan İkinci Murâd Hân, üzerine Anadolu beylerbeyi Hamza Bey’i gönderdi. Cüneyd Bey, Osmanlı ordusu karşısında çaresiz kalarak, Sisam adasının karşısındaki İpsili kalesine sığındı. Karamanlılardan umduğu yardımı göremeyince de 1426 yılında teslim oldu ve idam edildi. Bölge böylece tamamen Osmanlı hakimiyetine girdi.
Aydınoğullarının hâkim oldukları bölgede, yaptırdıkları câmi, medrese, hân ve hamam gibi bir çok mîmârî eserleri vardır. Bunlardan en önemlisi Selçuk’ta bulunan ve Îsâ Bey tarafından yaptırılan Îsâ Bey Câmii’dir. Aydınoğulları beyleri kültür faaliyetlerini de teşvik etmişlerdir. Aydınoğulları’na ait Selçuk’ta bastırılmış gümüş ve bakır sikkelerden bâzıları günümüze kadar ulaşmıştır.
1) Rehber Ansiklopedesi; cild-2, sh. 137
2) Müslüman Türk Devletleri Târihi (Prof. Dr. Erdoğan Merçil); sh. 286
3) Anadolu Beylikleri (İ. Hakkı Uzunçarşılı); sh. 104

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Harput’ta yetişen meşhur velîlerden

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, şeyh Sofîye gönderilmişdir. Tevhîd-i vücûdînin hakîkati ve Allahü teâlâya yakın olmak ve berâber olmak ne demek olduğu bildirilmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası