Bermekîler, müslüman olmadan önce, Belh’deki Nevbahar budist tapınağı rahipleri idiler. Tapınağın rahipliği Babadan oğula geçerdi. Bu âileden Hâlid bin Bermek, Emevî Devleti Horasan valisi Kuteybe bin Müslim zamanında müslüman oldu. Abbasî Devleti kurulunca, önce Hâlid bin Bermek ve bundan sonra da oğlu ve iki torunu vezirlik yaptı. Bunlar; Yahyâ bin Hâlid, Fâzıl bin Yahyâ ve Ca’fer bin Yahyâ’dır. Bu âilenin Abbasî Devleti’ne vezirliği, Devletin kuruluşundan, Hârûn Reşîd’in halîfeliğinin ortalarına kadar devam etti. Bermekî âilesinden Abbasî Devleti’nin ilk veziri olan Hâlid’in babası Bermek; felsefe, astronomi ve tıb ilimlerinde yetişmiş bir bilgin olup, Emevî Devleti saraylarına girerek, bâzı mühim şahısları tedavi etmişti. Hâlid bin Bermek, Ebû Müslim Horasânî’nin ma’iyyetinde bulunup, Abbasî Devleti’nin kurulmasında büyük gayret gösterdi. Bu sebeple, ilk Abbasî halîfesi Ebü’l-Abbâs es-Seffâh onu önce baş kâtipliğe, sonra beyt-ül-mâl’ın idaresine ve bundan sonra da vezirlik makamına tâyin etti. Hâlid bin Bermek; İsabetli görüşleri, başarılı idaresi ve askerî işlerdeki muvaffakiyetiyle meşhûr oldu. Ebû Müslim’in komutasında savaşlara katıldı. 765 (H. 148) senesinde Taberistan valiliğine tâyin edildi. Burada 4 sene valilik yaptı. Bizans üzerine yapılan seferlere de katılıp, bâzı kalelerin alınmasında çok başarıları görüldü. Bağdâd şehrinin kuruluşunda önemli vazifeler aldı. Bağdâd’da pek çok bina yaptırdı. Mansûr’un halifeliğinin son yıllarında, Musul valiliğine tâyin edildi. Oğlu Yahyâ’yı da Azerbaycan valiliğine tâyin ettirdi. Musul valisi iken halk tarafından çok sevildi. Meziyetleri ve fazîletleriyle herkesin takdîrini kazandı. 781 (H.164) senesinde vefât etti. Bermekî âilesinden, Abbasî vezirliği yapan ikinci şahıs, Hâlid bin Bermek’in oğlu Yahyâ bin Hâlid’dir. Yahyâ bin Hâlid, halîfe Mansûr zamanında Azerbaycan ve Ermeniye valilikleri yaptı. Abbasî halîfelerinden Mehdî, onu vezirlik makamına getirdi ve oğlu Hârûn Reşîd’in yetiştirilmesiyle de vazifelendirdi. Hârûn Reşîd halîfe olunca, Yahyâ bin Hâlid’i eski vazifesinde bıraktı ve Beyt-ül-mâl’in idaresini de verdi. Yahyâ bin Hâlid, onyedi sene vezirlik makamında kaldı. Bu müddet içinde, oğulları Fâzıl bin Yahyâ ve Ca’fer bin Yahyâ ile birlikte Abbasî Devleti’nin idaresinde çok büyük hizmetleri oldu. Bermekîlerden, üçüncü olarak Fâzıl bin Yahyâ vezirlik yaptı. 793 (H.177) senesinden 797 (H.181) senesine kadar Taberistan, Ermeniye, Azerbaycan ve Horasan eyâletlerini idare etti. Horasan’da vali iken kalabalık bir ordu kurdu. Zaferler kazandı. Bu ordudan yirmibin kişilik bir grubu Bağdâd’a, halîfenin emrine gönderdi. İdare ettiği yerlerde câmiler, büyük binalar yaptırdı. Kanallar açtırdı. Büyük başarılar gösterip îtibâr kazandı. Bermekî âilesinden dördüncü ve son şahıs olarak vezirlik yapan Ca’fer bin Yahyâ’nın Hârûn Reşîd ile çok yakın bir dostluğu vardı ve gece gündüz beraber idiler. Bu sebeple uzun müddet vezirlik yaptı. Pek çok servete ve imtiyaza sâhib olan Ca’fer, babası ve kardeşinden daha çok meşhûr oldu. Kendisi, babası ve kardeşleri son derece müreffeh bir hayat yaşadılar. Pek çok servete sâhib oldular. Muhtaçları, âlimleri, san’atkârları görüp gözettiler ve sayılamayacak derecede hayır kurumları yaptılar. Böylece Bermekî âilesi, Abbasî Devleti’nin hem idaresinde ve hem de memleketin imârında, ilmin yayılmasında, zirâat, san’at, ticâret ve diğer alanların gelişmesinde çok hizmet ettiler. Bermekî âilesinin Abbasî Devleti içinde önemli bir nüfuza ve îtibâra ve bunun yanında fevkalâde bir servete sâhib olması dikkati çekiyordu. Hattâ, devlete tamamen hâkim olacakları düşüncesi yaygın bir hâle gelmişti. Bütün bunlar, birtakım fitnelerin çıkmasına sebeb oldu ve netîcede Bermekî âilesinden en meşhûr vezir olan Ca’fer bin Yahyâ 803 (H.187) senesinde öldürüldü. Yerine FazI bin Rebî, vezir olarak tâyin edildi. Katledilen Ca’fer bin Yahyâ’nın babası Yahyâ bin Hâlid ve kardeşleri Fâzıl, Muhammed ve Mûsâ ise hapsedildiler. Mallarına da el kondu. Yahyâ bin Hâlid, 804 (H.188) senesinde, Fâzıl bin Yahyâ da bundan bir sene sonra hapisde iken vefât ettiler. Bundan sonra Bermekî âilesi, devlet işlerinden tamamen uzaklaşıp, târih sahnesinden çekildi.
1) Kâmûs-ül-a’lâm; cild-2, sh. 1287 2) Eshâb-ı Kirâm; sh. 347 3) El-İber; cild-3, sh. 218 4) El-Vüzerâ vel-küttâb; sh. 210 5) El-kâmil fit-târih; cild-4, sh. 41 6) Târih-ül-ümem vel-mülûk; cild-10, sh. 76
Yabancı Dil
İngilizce Dini Bilgiler
Arapça Dini Bilgiler
Almanca Dini Bilgiler
Fransızca Dini Bilgiler
İspanyolca Dini Bilgiler
Rusça Dini Bilgiler
Farsça Dini Bilgiler
Özbekçe Dini Bilgiler
Türkmence Dini Bilgiler
Urduca Dini Bilgiler
Arnavutça Dini Bilgiler
Boşnakça Dini Bilgiler
Azerice Dini Bilgiler
Bulgarca Dini Bilgiler