hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
12:23
13 Temmuz 2010 Salı
Okunma Sayısı: 930
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İzmir’in fâtihi ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin müstakil beyi, büyük bir teşkilâtçı, ileriyi gören kuvvetli bir siyâset adamı, üstün vasıfları kendinde toplayan bir kumandan.

Alb Arslan’ın Malazgird zaferinden sonra, Anadolu’yu Bizans’tan temizlemek isteyen akıncı beyleri, Bizans üstüne birçok seferler düzenlediler. Bu seferlere katılan genç Türk beyi Çaka, Bizans komutanlarından Kabalika Alexandra ile karşılaştı. Çaka Bey, bu muharebede hem ustaca vuruşuyor, hem de askerlerini sevk ve idare ediyordu. “Allah Allah” nidaları, Bizans askerleri üzerinde korku meydana getiriyordu. Çaka Bey’in ustaca manevraları düşmanı şaşırttı. Bizans komutanı ne yapacağını şaşırmış bir hâlde oradan oraya koşturuyordu. Bir süre sonra kuvvetler arasında dengesizlik, Türklerin destanî cesaretlerine rağmen savaşın aleyhlerinde gelişmesine sebep oldu. Düşmanlar, küçük Türk birliğini çember içine aldılar. Çember gittikçe deralıyordu. Genç kumandan, hezîmetin yaklaştığını anlamıştı. O anda Bizans kumandanını fark etti ve ona doğru yanaşmağa çalıştı. Alexandra, Çaka Bey’in üzerine doğru yalın kılıç geldiğini görünce, özel muhafızlarına yakalamalarını emretti. O anda “elli kişi Çaka Bey’in etrafını çevirdi. Çaka Bey, naralar atıyor, çılgınca kılıç sallıyordu. Uçurduğu düşman kellesinin hesabı yoktu. Çok yorulmasına ve zırhının parçalanmasına rağmen, aslanlar gibi vuruşuyordu. Vuruşma esnasında kılıcı kırıldı. Derhal atının terkisindeki topuzu kavradı. Yorgunluğuna rağmen ağır demir topuzu elinde sanki bir ağaç tokmak gibi sallıyordu. Yanına yaklaşan Bizans askerleri, bu topuzdan nasibini alarak devriliyordu. Onun bu çarpışması, Bizans komutanını hayrette bıraktı. O sırada bir Bizanslı, Çaka Bey’i sırtından okla vurdu. Takatini kaybedinceye kadar topuzunu sallayan Çaka Bey, hareketsiz bir hâlde Bizans askerlerinin arasında yığıldı kaldı. Alexandra, onun yaşadığını anlayınca tedavi ettirip, imparatoruna takdim etmek üzere İstanbul’a götürdü.
Çaka Bey, İmparator Nikephoros Botaneiates’in sarayında çok büyük ilgi gördü. Grekçeyi öğrendi ve Bizans deniz kuvvetlerini inceleme fırsatını buldu. Başkomutan Aleksi Kommen’in, Bizans tahtını ele geçirme faaliyetlerinde rol oynadı. 1081 senesinde, Aleksi Kommen Bizans tahtına geçince hürriyetine kavuştu. Çaka Bey’in kurtulduğunu duyan çok sayıda akıncı, onun sancağı altında toplandı. Gelen yiğitlerden küçük bir ordu kurdu. Gayesi; İstanbul’u almak ve Peygamber efendimizin müjdesine kavuşmaktı. Bunun için İzmir’i alıp orada bir donanma kurmak istiyordu. 1081 (H.474) senesinde küçük ordusuyla İzmir önlerine geldi, iki gün sonra İzmir kalesini muhasara altına aldı. Çaka Bey, valiye haber göndererek müslüman olmasını veya şehri teslim etmesini yahut cizye vermesini teklif etti. Valinin bu teklifi kabul etmemesi üzerine, mancınıklar İzmir’i dövmeye başladı, İzmir valisi şehir dışına çıkıp, Çaka Bey’in ordusu ile karşılaşmak istediyse de, halk arasında efsânevî bir şöhrete ulaşan Çaka Bey’in karşısına çıkmaya cesaret edemedi. Valinin zulmünden yılan şehir halkı, savunmada yardımcı olmuyordu. Mancınıklar, şehri ve surları dövüyordu. Halk zor durumda kalmıştı. Vali, zorla topladığı askerlerle huruç etti. Fakat Bizanslılar daha şehirden çıkar çıkmaz Türk okları ile karşılaştılar. Çarpışmada Bizans komutanı da hayâtından oldu. Başsız kalan Bizans askeri, kimi yaya kimi atlı kaçmaya başladı. Vâli, şehrin kapılarının kapatılmasını emredince, sağ kalan Bizanslılar şehre giremedi. Kendi dindaşlarının döktükleri kaynar sularla haşlanarak öldüler. Ertesi gün şehir halkı ayaklanarak, valiyi öldürdüler. Kapıları açarak şehri Çaka Bey’e teslim ettiler.
İzmir’i alan Çaka Bey, burada beyliğini kurdu. Sınırlarını genişletmek ve büyük gayesine varmak için bir donanma yaptırdı. İki-üç yıl içinde Urla, Çeşme, Sığacık ve Foça’yı zaptederek bu bölgedeki geniş sahil boyunu sınırları içine aldı. Yaptırdığı gemilerin sayısı kırkı buldu. Ege Denizi’nde hâkimiyeti sağlamak için denize açıldı. Önce Midilli adasını ele geçirmek istiyordu. Yolda, Bizans imparatorunun kızını Midilli adasına götüren bir gemi ile karşılaştı. Kısa sürede gemiyi ele geçirdi. İmparatorun kızına esir muamelesi değil, misafir muamelesi yaptı. İmparatorun kızı Anna Komnena çevresinin telkinleriyle vahşi bir kavim zannettiği müslüman Türkleri yakînen tanımak imkânını buldu. Çaka Bey’in emrindeki kahramanların İ’lây-ı kelimetullah uğruna engin denizi yatak yapmaya çalıştıklarını gördü. Onlar, Bizanslılar gibi süflî dünyâ zevklerinin hiç birini tadmamışlar, tatmak da istemiyorlardı. Gözleri ve gönülleri ilerde bir noktada birleşmiş, oraya varmak için çırpınıyorlardı. Kahramanca dövüşerek ölenleri görüp, son sözlerini duydu, ölüm, onlar için korkunç değil. Asıl lezzetlerin var olduğu yepyeni bir âleme ulaştıran bir geçiş kapısı idi. Şehâdeti dâima tercih ediyorlardı. Karşılarındaki kuvvet ne kadar olursa olsun, bu kararlı ve inançlı insanların önünde eriyordu. İmparatorun kızı bu asil ve kahraman düşmanlarını, yazacağı kitabla yaşatmayı kafasına koydu.
Çaka Bey, misafirlerini bir gemi ile İzmir’e gönderdi. Kendisi donanmayla Midilli önlerine vardı. Gemiler savaş düzeni aldılar. Çaka Bey, validen adayı teslim etmesini istedi. Vali bu isteğine red cevâbı verince, mancınıklar kuruldu ve bir anda şehre gökten gülleler yağmaya başladı. Bir süre sonra, adanın Türkler eline geçeceğini anlayan vali, gizlice şehri terk etti. Gülleler kısa zamanda kale surlarında tamiri mümkün olmayan büyük gedikler açmıştı. İslâm mücâhidleri karaya çıktılar. Bizans askerleri huruçtan başka çâre olmadığını anlayınca, saldırıya geçtiler. Kısa zamanda Bizans askerleri bozguna uğradı. Sağ kalanlar iç kaleye sığındı. Artık akşam olmuştu. Beylerden biri hızla kalenin bir burcuna tırmanarak kıbleye yöneldi. “Allahü Ekber, Allahü Ekber” diyerek ezan okumaya başladı. Midilli semâlarında ilk defâ ezan okunuyordu. İslâm mücâhidleri nöbetleşe namazlarını eda ettiler. Çok geçmeden iç kale de teslim oldu. Çaka Bey, bir grub mücâhidi adanın savunması için Midilli’de bırakarak Sakız’a doğru yola çıktı.
Çaka Bey, Sakız adasına doğru ilerlerken, Bizans dononması Midilli’ye geliyordu. Bizans donanmasındakiler yol boyunca içki içip eğlenmişlerdi. Birden Çaka Bey’in donanması karşılarına çıkıverdi. Çaka Bey’in emriyle bir anda gülleler düşmeğe başladı. Bizans amirali bu durum karşısında çok şaşırdı, ne yapacağını bilemedi. Atılan güllelerden, bir kaç Bizans gemisi Ege denizinin karanlık sularına gömüldü. Bizans amiralinin rampa yapmağa hazırlandığını fark eden Çaka Bey, gemilerini rampaya hazır duruma getirdi. Gemiler birbirine rampa edince, her tarafı, Allah Allah nidaları ve kılıç şakırtıları kapladı. Akşama doğru müslümanlar büyük bir galibiyet kazandılar. Harbe giren Bizans gemilerinin hepsi, Ege’nin karanlık sularına gömüldü. Amiral, harbe sokmadığı gemisiyle zor kaçtı. 1089 (H.482) senesinde kazanılan bu zafer, Koyun Adaları Deniz zaferi adıyla Türk denizciliğinin ilk büyük zaferi olarak târihin şeref sayfalarına geçti. Çaka Bey, bu zaferden sonra İzmir’e döndü ve donanmasını bakıma aldı.
Çaka Bey, 1090 (H.483) senesinde yine denize açılarak, Sisam ve Rodos adalarını ele geçirdi. Ege Denizi’ndeki hâkimiyeti tekrar ele geçirmek isteyen Bizans İmparatoru, yeni bir donanma hazırlattı. Gönderdiği donanma, Çaka Bey ile karşılaşmaya cesaret edemiyerek Sakız adasına sığındı. Çaka Bey, adayı kuşattı. Kuşatma aylar sürdü. Bizans İmparatoru, 1092 senesi Şubat ayında kuvvetli bir donanma gönderdi. Türk deniz kuvveti, kendisinden iki misli daha kuvvetli Bizans donanması ile karşılaşacak güçte değildi. Çaka Bey, akşam olunca Sakız açıklarında bekleyen Bizans donanmasına bir baskın düzenlemek istedi. Gecenin geç saatlerinde leventlerin arasından seçtiği iyi yüzme bilen yüz genci, Bizans gemilerini delmek için gönderdi. Bunlar dikkat ve sessizlik içinde, sanki tek nefes alır gibi Bizans gemilerine yaklaştılar. Gönüllerindeki büyük gaye için, göz açıp kapayıncaya kadar aldıkları vazifeyi yerine getirdiler. Gemiler yavaş yavaş batmaya başlayınca, düşman donanmasında panik başladı. Meş’âleler yanınca, Çaka Bey, düşman donanmasına rampa emrini verdi. Bir anda neye uğradığını şaşıran Bizanslılar, büyük bir bozguna uğradı. Sağlam kalan gemiler, hızla muharebe meydanından kaçtılar. Böylece Bizans’a karşı ikinci bir muharebe kazanılmış oldu.
1095 (H.488) senesinde Çaka Bey, Çanakkale ve Trakya’nın zaptı, sonra da İstanbul’un fethi olan hedefini gerçekleştirmek için donanmasının başında harekete geçti. Edremit dâhil, yol üzerindeki Bizans merkezlerini ele geçirerek, Çanakkale sınırlarına vardı. Burada damadı ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin hükümdârı Birinci Kılıç Arslan’la buluştu. Boğazın en çetin kalesi olan Abidos’u birlikte kuşattılar. Kale kolaylıkla alındı, ama Çaka Bey aldığı yaraların te’siriyle hayâta gözlerini yumdu.
Çaka Bey’in ölümünü duyan İslâm mücâhidleri büyük üzüntüye gark oldular. Bizans’ın korkulu rüyası Çaka Bey, şehâdet şerbetini içip Allahü teâlânın vâd ettiği Cennet’ine kavuştu. Onun ölümünü duyan Bizanslılar o günü bayram ilân ettiler.

1) The alxias of the Princess Anna Comnena (E. Dawes, London)
2) Anna Connea (G.Buckler, London 1929)
3) Selçuklular Zamanında Türkiye; sh. 84
4) Bizans devleti târihi; sh. 332

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Beyzâde Hacı Mehmed Nûri Efendi, bir gün talebelerinden birine şöyle buyurdu:

GÜNÜN HADİSİ

Din kitaplarında, (Şu on kısımdır, dokuzu şundadır) gibi ifadeler geçiyor. Onda dokuzu ne demektir?

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, yine şeyh Dervîşe yazılmışdır. Kalbden, başkalarını sevmek pasını temizlemek için, en iyi ilâc, sünnet-i seniyyeye [ya’nî islâmiyyete] yapışmak olduğu bildirilmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası