hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
12:39
13 Temmuz 2010 Salı
Okunma Sayısı: 812
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

Celdekî

On dördüncü asrın başlarında Mısır’da yetişen ünlü kimya âlimi.

İsmi, Aydemir bin Ali el-Celdekî olup, lakabı İzzeddîn’dir Celdekî diye meşhûr oldu. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Bâzı kaynaklarda 1342 (H.743) senesinde vefât ettiği bildirilmektedir. Ömrü boyunca Kahire ve Şam arasında adetâ mekik dokuyarak, ilmî seyahatler yaptı. Celdekî nisbeti, onun, esâsında Horasan yöresinden gelme olduğunu göstermektedir.
Celdekî, kimya târihini inceleyerek, kimyanın geçirmiş olduğu safha ve gelişmeleri iyice kavradı. Bilhassa, Câbir bin Hayyân ve Râzî’nin kimya ile ilgili eserlerini derinlemesine inceledi. Bu arada, diğer kimya âlimlerinin eserlerini de tetkik etti.
Celdekî, kimya âlimlerinin eserlerinden elde ettiği derin bilgilere kendi tecrübe ve teorik bilgilerini de kattı. Kimya mes’elelerine derin îzâhlar getirdi. Deneylerine dayanarak, kimyasal reaksiyonlarda, reaksiyona giren maddelerin arasında ölçü veya mikdâr olarak belirli bir oranın varlığını keşfetti. Bu buluş bugün bahsedilen sabit oranlar kânunundan başka bir şey değildi. Fakat Celdekî’den beş asır sonra gelen Len Joseph, Louis Proust bu keşfin kendine âid olduğunu iddia etti.
Ayrıca, kimyasal reaksiyonlar esnasında gazların parçalanmasından doğacak tehlikelerden korunma metodlarını ortaya koydu ve bunu ayrıntılarıyla îzâh etti. Bazlar ve asidler üzerinde esaslı tetkiklerde bulundu. Bazlar üzerindeki çalışmaları, o devirde bilinen sabunculuk mesleğini daha da geliştirerek, orijinal usûllerin ortaya çıkmasına sebeb oldu. Analiz metodları ortaya koydu. Meselâ maddelerin yandıkları sırada, husûsî bir renk aldıklarını îzâh etti. Altın ve gümüşün araştırılması için nitrik asidi kullandı ve bunda başarılı oldu. Hâlen aynı usûl kullanılmaktadır.
Kimyadan başka diğer fen ilimleri ile de meşgul olan Celdekî, ses konusu, havanın ve suyun dalgalanması hakkında araştırmalar yaptı. Esrâr-ül-mîzân adlı eserinde, bâzı mekanik konuları üzerinde önemli yorum ve îzâhlar ortaya koydu. Tıb ve eczacılık üzerinde de çalıştı. Bu bilim dallarında da önemli başarılar sağladı. Fen ilimleri konusunda İbn-i Heysem, Nâsıreddîn Tûsî, Kudbüddîn Şîrâzî ve diğer İslâm âlimlerinin eserlerinden faydalandı. Suyun dalgalanmasını îzâh ederken, bu fizik hâdisesinde herhangi bir su hareketinin söz konusu olmadığını, hava ve sudaki dalgalanmaların kesik kesik sadmeler sonucu meydana geldiğini açıkladı.
Meşhûr bilgin Von Lipmann şöyle demektedir: “Müslümanlardan kimya ilmi ile uğraşanların sayısı, sekiz ile on dördüncü asırlar arasında altmışın üzerindedir. Bu âlimler, kimya ilminin gelişmesinde büyük rol oynadılar ve gerçek anlamda ilmî metodları uygulamakta başarı kazandılar. Bu sebeple de kimya ilmi, müslümanların te’sis edip geliştirdiği belli başlı ilim dallarından biri olarak kabul edilmektedir.” İşte bu âlimlerden biri de Celdekî’dir. O, bildiği ilmi yaymaya çok düşkündü. Evi adetâ bir ilim kürsüsü gibi, ilim talihlerine her zaman açıktı. Sorulan ilmî suâllere çok açık bir şekilde cevap verirdi. Kendi yazmış olduğu eserleri, talebelerine okutup îzâh eder, kapalı yerleri en ince noktasına kadar anlatarak iyi bir şekilde anlaşılmasını sağlardı.
Kâtip Çelebi, Keşf-üz-zünûn adlı eserinde Celdekî’nin şu sözlerini naklediyor: “İlmin şartlarından birisi, Allahü teâlânın kendisine ihsân buyurduğu bilgileri gizlememektir. Çünkü ilmin faydası, husûsî ve umûmî bütün insanlığı kuşatmaktadır.” Bu sözler, sâdece kimya ilminde değil, bütün ilimlerde İslâm âlimlerinin prensibi idi.
Çağımızın kimya bilginlerinden M. Ulmann bir yazısında; “Celdekî, kimya ilmi sahasında müslümanlar arasında yetişen sayılı dâhilerden biridir ve kendisinden sonra gelenlerin çalışmaları için temel esasları hazırlamıştır” derken, C. Holmyard da, Makers of chemistry adlı eserinde; “Celdekî, kimya ilminin gelişmesinde çok büyük hizmetleri olan bir âlimdir, önce eskilerin kimya sahasında yazdıkları eserleri okuyup dikkatle inceledi. Böylece, kimya ilmi alanında tâkib edeceği metodu, yapacağı tahlilleri tesbit etti. Bir çok kimyevî deneyleri gerçekleştirdi. Özellikle analiz metoduna ağırlık verdi. Çağdaş kimya, ulaştığı bu günkü seviyede bir çok şeyi ona borçludur” demektedir.
Celdekî’nin yaşadığı asırda Avrupalılar, ilme ve irfâna savaş açmışlardı. Müslümanlarda ise, ilim en parlak dönemini yaşıyordu. O devirde papazlar, ilmî kitapları yaktırıyorlardı. Hattâ, kimya ilmi sihir nevindendir diye yasaklanmıştı. Celdekî, bu hususu bizzat eserlerinde açıklamaktadır. Daha sonraki asırlarda İslâm âlimlerinin keşifleri, batılı bilim adamları tarafından kendilerine mâl edilerek, dünyâya tanıtıldı. Fakat hakîkat çok kısa zamanda ortaya çıktı.
Celdekî çok sayıda eser yazdı. Eserleri muhtelif kütüphanelerde yazma hâlinde bulunmaktadır. Eserlerinden kaynaklarda zikredilenleri şunlardır: 1- El-Bedr-ul-mü’min fî ma’rifet-il-iksir, 2- Bugyet-ül-Habîr fî kanunî taleb-il-iksir, 3- El-Burhân fî esrâri ilm-il-mîzân, 4- Ed-Dürr-ul-Mensûr, 5- Ed-Dürr-ul-meknûn fî sarihi kasîdet-iz-zünûn, 6- Gâyet-üs-sürtin, 7- Kenz-ül-ihtisâs dürret-ül-gavvâs fî Mârifet-il-Havvâs, 8- Keşf-üs-sütûn, 9-Netâic-ul-fikr fî ahvâl-il-Hacer, 10- Muhammes-ül-mâül-varaki, 11- Şerhu kasîdeti Ebi’l-Esba’, 12- Şârih-uş-Şems-il-Kübrâ li-Apollomius, 13- Et-Tahrîb fî esrarı Terkîb-il-kimyâ (Kimyaya dâir ansiklopedik önemli bir eserdir), 14- Envâr-üd-Dürr fî îzâh-il-Hacer, 15- İlm-ul-mîzân, 16- Kitâb-ül-Burhân, 17- El-Cevher-ül-manzûm ved-Dürr-ül-mensûr fî dîvân-iş-şüzûn, 18- Kitâb-ül-misbâh fî ilm-il-miftâh: Celdekî, bu eserinde daha önce yazmış olduğu, El-Burhân fî ilm-il-mîzân, Gâyet-üs-sürûr, Nihâyet-üt-Taleb fî şerh-il-mükteseb, Zirâat-üz-zeheb, Et-Takrib fî esrâr-it-Terkib fil-kimyâ ve Kenz-ül-ihtisâs fî mârifet-il-Havvâs adlı eserlerinin bir özetidir. Bu sebeple, onun bu eseri bir el kitabı mâhiyetini aldı. İlim taliplerinin dâima istifâde ettiği bir kaynak ve mürâcaat eseri oldu. Eser bir çok dillere tercüme edildi.
Nihâyet-üt-Taleb adlı kitabı, en önemli eseri olarak kabul edilmektedir. Ünlü bilim târihçisi George Sarton, Introduction to the History of science adlı kitabında, bu eser hakkında şöyle demektedir: “Celdekî’nin, Nihâyet-üt-Taleb adlı eseri, İslâm fen âlimlerinin ortaya koyduğu en yüksek seviyedeki ilmî eserler arasında yer almaktadır. O, bu eserinde Câbir bin Hayyân ve Râzî gibi müslüman dâhilerin ilmî başarıları seviyesine ulaşan çok ince bilgiler ortaya koymuştur.”
İki ana bölümden meydana gelen eserin birinci bölümünde, iksir hazırlama tekniği ele alınmıştır. İkinci bölümde ise, kimyevî sembollerin tanıtımı yapılarak, eski ilim adamlarının bu sembolleri çözme hakkındaki îzâhları incelenmektedir.
Bu eserinde, Celdekî şöyle demektedir: “Allahü teâlânın yardımı ve ihsânı, ilim ve irfân bağışı sayesinde, İslâmiyetten önce gelen milletlerin ortaya koydukları ilimlerin müşkilâtını çözmek ve fen üstâdlarından bize ulaşan ince bilgileri açıklamak, kâinat nizamındaki ilâhî hikmetleri derin araştırmalar yoluyla keşfetmek ve bu yolda esaslı başarılar kazanmak, varlığımızı ve sermâyemizi hep bu yolda sarfetmekle nasîb oldu. Senelerce ilim tahsîli ile meşgul olduk. Bir çok kıymetli eserleri, nice güçlüklerle elde ettik. İlim tahsîli için nice yokluklara katlandık. Şehirler, beldeler gezdik. Irak ve Anadolu’daki ilim merkezlerini dolaştık. Yemen, Hicaz ve Şam’da bulunduk. Bu ilmî faaliyetlerimiz onyedi seneden fazla sürdü. Bu sürede ne zorluklarla, nice değişik insanlarla ve hâdiselerle karşılaştık... El-Mükteseb fî zirâat-iz-zeheb adlı eseri elde edip incelediğimizde, çok değerli olmakla beraber, çok özlü bulduk. Bunun üzerine, îzâha muhtaç olan cümle ve bölümleri güzelce anlatıp, açıklığa kavuşturduk. Bu şerhimizi de üç kısım hâlinde düzenledik. Her kısmın başına birer giriş bölümü, bir çok makâlelere, bölüm ilâve ettik. Sonuna bir netîce bölümü yerleştirdik.”
Celdekî, bu eserdeki ortaya koyduğu kimya teorilerini deneylere tâbi tutmak suretiyle, teste tâbi tuttuğu gibi, eskilerin kimya ile ilgili görüş ve teorilerini de deney süzgecinden geçirerek, kimya ilmine büyük hizmetlerde bulunmuş oldu.
Celdekî’nin bunca başarı ve orijinal buluşlarına rağmen, ilim dünyâsı bu konuda hakîkati îtirâf etmekten endişe duymaktadır. Batılı ilim adamları; “Onun eserleri kütüphanelerin ücra köşelerinde kalarak bizim dünyâmıza intikal etmedi...” şeklinde bir kaçamak yoluna sapıyorlar. 1799 senesinde Joseph Proust, kendine ait gösterdiği, “Sabit oranlar kanunu”nu açıkladı. Bütün ilim âlemine de böyle tanıtıldı. Fakat gerçek ilim haysiyetine sâhib ilim adamları ve bilim târihçileri, mes’elenin aslını araştırınca, Joseph Proust’un kendine mâl ettiği keşfin, esâsında Celdekî’ye âid olduğunu isbât ettiler. Batılı sözde ilim adamları, buna şiddetle karşı çıktı ise de, Celdekî’nin El-Misbâh fî ilm-il-miftâh adlı diğer mühim bir eseri, çok eskiden beri bir çok dünyâ dillerine tercüme edilerek, doğulu ve batılı bilginlerin el kitabı oldu. Batılı ilim adamları, nitrik asid kullanmak sûretiyle altın ile gümüşü ilk defâ ayrıştıran âlimin Celdekî olduğunu ister istemez îtirâf etmektedirler.
Celdekî’nin eserleri, özellikle şu hususiyetleri bakımından ilim târihinde mümtaz bir yer işgal etmektedir: 1- Kapalı, muğlak noktaları ayrıntılarla açıklamak. 2- Mes’elenin iyi anlaşılabilmesi için faydalı olacak bütün zarurî ve faydalı bilgileri toplayıp zikretmek. 3- Kolay anlaşılan ilmî bir üslub tâkib etmek, öyle ki, kimyada ihtisası olmayan kimseler bile konuları anlıyabilirler. Eserleri; ilmî konuları en anlaşılır seviyede açık-seçik anlatma özelliğine sahiptir. 4- Kimyevî reaksiyonlarla ilgili çok mühim örnekler ortaya koymak. 5- Kendinden önceki müslüman kimya âlimlerinden eksiksiz iktibaslarda bulunup, kaybolmuş nice ilmî eser hakkında bol miktarda kaynak ve bilgi nakletmek. 6- Kullandığı kimyevî terimler çok zengin ve bâzan fevkalâde orijinal olmak.
 Eserlerinde, önce Câbir bin Hayyân ve Râzî’nin eserlerinden aldığı bilgileri tam olarak nakleder, sonra yorum ve tahliline girişirdi. Böylece o, Câbir bin Hayyân ve Râzî’nin bugün kaybolmuş olan mühim eserleri hakkında, bize oldukça bol ilmî kaynak aktararak kimyâ târihimizde mühim bir boşluğu doldurdu. Eski eserlerden tam ve kusursuz çok sayıda iktibas ve nakil yapmak onun temel yoluydu. Bu yüzden eserleri, ilim târihi açısından büyük bir değer taşımaktadır. Bu nakil ve iktibaslar gelişigüzel değil, kendi çalışmaları için literatür görevini de görmektedir. Böylece, buluşlarını vesîkalandırmış oldu. Kullandığı parlak ve açık ilmî üslûbu ile ilmî derinliği, literatür bakımından ne kadar zengin olduğunu göstermektedir. Literatür konusundaki bu titizliğinden dolayı vaktini kitap te’mini için sarf etti.

1) Ulûm-ul-bahte fî usûr-il-İslâmiyye
2) İshâmu ulemâ-il-Arab vel-Müslimîn fil-kimyâ; sh. 280
3) El-A’lâm; cild-5, sh. 5
4) Mu’cem-ül-müellifîn; cild-3, sh. 28
5) İslâmic Technology; sh. 251

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Dinimizde Kur'an-ı kerimden sonra en kıymetli kitap Sahih-i Buhari‘dir. İmam-ı Buhari hazretleri, çok titiz davranır, bir hadis sahih bile olsa, en ufak bir şüphe olsa, onu kitabına almazdı.

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, oğlu zâhirî ilmlerin ve bâtın ma’rifetlerinin sâhibi Mecdeddîn hâce Muhammed Ma’sûm “kuddise sirruh” hazretlerine yazılmışdır. Allahü teâlânın sekiz sıfatını ve Peygamberlerin ve bütün insanların mebde-i te’ayyünlerini ve tecellîleri bildirmekdedir

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası