hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
14:39
16 Temmuz 2010 Cuma
Okunma Sayısı: 941
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

Küçük kan dolaşımını keşfeden meşhûr tabib ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi.

İsmi, Ali bin Ebü’l-Hazm el-Kureşî ed-Dımeşkî el-Mısrî eş-Şâfiî olup, künyesi Ebü’l-Hasen’dir. Lakabı ise Alâüddîn’dir. İbn-i Nefis diye meşhûr oldu. Hadîs, fıkıh, tıb, lügat, mantık, siyer ve bir çok ilimlerde söz sahibi olan İbn-i Nefis, 1210 (H.607) senesinde Türkistan’ın Kaş şehrinde doğdu. 1288 (H.687) senesi Zilkade ayında Mısır’da vefât etti. Malını-mülkünü ve kitaplarını Kahire hastahânesine vakfetti. Kabri, Mısır’ın Rahmâniyye bölgesindedir.
Şâfiî mezhebinde de yüksek ilimlere sâhib olan İbn-i Nefis, tıb ilmini yedinci asırda Nûreddîn Zengî’nin Şam’da kurduğu hastahânede İbn-üd-Dahvân’dan öğrendi. Sonra Eyyûbî Sultânı Melik Kâmil tarafından Mısır’a davet edilince, oraya gidip yerleşti. Önce Nâsurî, sonra da Mansûrî şifâhânesinde başhekimlik ve idârecelik yaptı. Bir çok talebe yetiştirdi. Talebelerinden en meşhûru, cerrahî hususlarla ilgili bir eser yazan İbn-ül-Kuff’dur. İbn-i Nefis, ayrıca Kahire Mansûriyye Medresesi’nde Şâfiî mezhebi fıkhına dâir dersler verdi.
İslâm dünyâsı tıb çevrelerinde meşhûr olan İbn-i Nefis, asırlar boyunca emsali yetişmeyen üstün bir idarecilik ve tabiblik örneği ortaya koydu. Özellikle o dönemde tıb sahasında bir benzeri yoktu. İlâçlar hususunda İbn-i Sina’yı çok geride bıraktı. İbn-i Nefis, hayâtının büyük bir kısmını tıbbî araştırmalarla geçirdi. Teorik ve pratik olarak bu ilmi ilerletmeye çalıştı. İnsan vücûdu ile hayvanların vücûdu arasındaki sistem benzerliğini gözönüne alarak çalışmalarını anatomi üzerine teksîf etti. Hayvanlar üzerinde yaptığı çalışmalar neticesinde, anatomi ile ilgili bâzı sonuçlara ulaştı. Bunlar: 1- Mukayeseli anatomi çalışmaları ile insan vücûdu ve yapısı hakkında bize yeni ufuklar açacaktır. 2- Anatomi ilmi, öte yandan insan vücudundaki muhtelif organların çalışması ve sağladıkları faydaları tanımamızı te’min edecektir.
İbn-i Nefis, özellikle kalbin ve teneffüs yollarının anatomisi üzerinde durdu. Böylece, kanın kalbden akciğerlere, akciğerlerden de kalbe geliş gidiş sistemini inceledi. Metodu bizzat tecrübe ve müşahede etti. Böylece tıb sahasında taklidcilikten kurtulmaya, nazariyeclikten pratik ve tecrübeye geçiş devrini açtı. O zamana kadar genellikle Galen, Hipokrat ve İbn-i Sînâ’nın görüş ve izahlarına bağlı kalan tıb otoriteleri bu üç tıb âliminin görüşleri dışına çıkmıyorlardı. İbn-i Nefis, bunların bir çok nazariyelerini esaslı bir ilmî tenkide tâbi tuttu. Kendisinden önce yaşıyan bu tabiblerin eserlerini inceleyerek, yanlışlarını düzeltti ve tıb târihinin en büyük keşiflerinden biri olan küçük kan dolaşımını bularak, bu konudaki görüşlerini şöyle açıkladı:
Kalb, şimdiye kadar zannedildiği gibi sağ karıncığın içindeki kanla değil, aksine bülümlerine damarlar yoluyla dağılan kan ile beslenmektedir. Kalbin sağ karıncığından pompalanan kan, akciğerleri beslemek için değil, akciğerlerde temizlenmek için yayılır. Sağ karıncık ile sol karıncık arasında geçiş yoktur. Kalbin, yaradılışı icâbı bir cismî sertliği vardır. Bâzı bilginlerin dediği gibi, ne görünür bir geçiş, ne de Galen’in inandığı gibi kanın akışını sağlayacak olan gizli bir geçit vardır. Bunun zıddına, kalbin gözenekleri ve mesanesi kapalı ve kalındır. Sağ karıncıktan çıkan kirli kan, akciğer atar damarı yoluyla akciğer torbacıklarına geçer. Orada hava ile karşılaşarak kan en son damlasına kadar temizlenir. Daha sonra hayâtın devamlılığını sağlamak için havayla temizlenen kan, akciğer toplar damarıyla kalbin sol kulakçığına geçer.”
İbn-i Nefis’in bu keşfi, kuru felsefî nazariyelere dayanmıyordu. Esaslı bir tecrübe ve müşahedenin mahsûlü idi. Böylece o hem küçük kan dolaşım sistemini tam anlamıyla îzâh etmiş, akciğerlerin yapısını ve görevini aydınlatmış ve kılcal damarların mevcudiyetini de isbât etmiş oluyordu. Avrupalılar tarafından yazılan tıb târihleri, küçük kan dolaşımının ilk olarak onaltıncı asırda Michael Servetus tarafından bulunduğunu söylerse de, yapılan araştırmalar, bunu bulanın büyük din ve tıb âlimi İbn-i Nefis olduğunu ortaya koymuştur. Michael’in bunu, İbn-i Nefis’in eserinden öğrendiği, eserler latinceye tercüme edilince gün gibi ortaya çıkmıştır.
İbn-i Nefis, gözün yapısı ve görme olayını da inceleyerek modern anlamda açıklığa kavuşturdu. Ona göre; “Göz organı, görmenin âleti olup, bizzat görücü olan, göz değildir. Görme olayı esâsında, gözde teşekkül eden görüntülerin sinirler yoluyla beyine ulaşması sonucu beyindeki idrâk kısmı tarafından algılanarak meydana gelir. Göz, bizzat hareket etmez. Ona bağlı olan sinirler vâsıtısıyla hareket eder. İki gözden gelen bu görüntüyü taşıyan sinirler beyinde birleşirler. Bu birleşme çapraz (chiasma aptigue) biçimindedir. Göz organı üç tabakadan meydana gelir. Ortadaki şeffafdır. Adaleleri de altı tanedir. Üç veya beş değildir.
Bunun yanında göz hastalıklarını da inceleyen İbn-i Nefis, iltihablanmaların tedâvî usûllerini ve ilâçlarını bildirmiştir. İlâç olarak kimyevî maddeler yerine daha çok taze ve faydalı gıdaları kullanıyordu.
Çok yönlü bilgiye sâhib olan İbn-i Nefis, meşhûr Galen ve İbn-i Sînâ’nın tıb ile ilgili bütün eserlerini ezbere bilirdi. Müşahede ve tecrübeye çok önem verirdi. Yalnız deney ve gözlemlerinin neticesinde elde ettiği sağlam bilgileri kabul ederdi. İşin gerçeğine varabilmek için mutlaka konunun temeline inerdi. Kesin bir neticeye vardıktan sonra, o konu hakkında eser yazardı. Peşin hükümlerden kaçınan, objektif deneylere dayanan, tıb ilminin gözbebeği bir âlimdi. Zamanın büyük tıb âlimi olan İbn-i Nefis, daha çok insan organizması üzerine te’sir eden faktörleri araştırırdı. Hastalıkların tedavilerinden çok, esas sebebleri üzerinde durdu. Aynı zamanda ortopedi branşının da kurucularındandır.
Tıbla ilgili eserlerinin yanında, usül-i fıkh, mantık ve tıbba dâir çok kıymetli eserler veren İbn-i Nefis, tıb alanındaki eserlerinin çoğunu ezberden yazmıştır. İlimlerin inceliklerini bildiği için, başka eserlere müracaat etmemiştir. En önemli eseri el-Mûciz’dir. Dört ana bölümden meydana gelen eser, İbn-i Sînâ’nın Kânun’unun bir çeşit özetidir. Birinci bölüm; tıb ilminin, ilmî ve amelî, yâni teorik-pratik kaideleri ve esasları hakkındadır. İkinci bölüm; ilâçlar ile gıda maddelerinin tarif ve tıbbî tasnifi ile ilgilidir. Üçüncü bölüm; insan bedeninde görülebilen hastalıkların teşhis ve tedavileri, dördüncü bölüm ise; belli uzuvlara mahsus olmayan hastalıklar ile bunların teşhis ve tedavileri hakkındadır. Eser ilk defa 1828 (H.1244) senesinde Kalküta’da basılmıştır. Yazma nüshaları, dünyânın hemen her büyük kütüphanesinde mevcuttur. Bu eserin bir çok şerhi, haşiyesi ve ekleri yazılmıştır. Önce İbrâhim bin Muhammed el-Hekim, daha sonra da Hall-ül-Mu’âz adıyla Osmanlı âlimlerinden Celâleddîn Muhammed bin Muhammed Aksarayî tarafından şerhedilmiştir. İbn-i Aksarayî’nin şerhi bir çok kere Hindistan’da basılmıştır. 1438 senesinde Nefis bin İvaz, 1563 yılında ise Osmanlı âlimlerinden İbrâhim Halesî tarafından da şerh edilmiştir. Esere yapılan şerhler arasında en meşhûru Kirmânî’ninkidir. Kanunî Sultan Süleymân Hân zamanında, Edirne Dârüşşifâsı baş tabibi Ahmed bin Kemâl Türkçe’ye tercüme etmiştir. Bir nüshası Süleymâniye Kütüphanesi Reis-ül-Küttâb kısmı 732 numarada kayıtlıdır.
Yazdığı diğer eserlerden bâzıları şunlardır: 1- Eş-Şâmil fit-Tıbb: İbn-ün-Nefis’in yazdığı en büyük tıb kitabıdır. Üçyüz cild hâlinde yazmayı plânladığı bu eserin ancak seksen cildini tamamlayabilmiştir. Bu eser günümüze kadar ulaşmamıştır. 2- Kitâb-ül-Muhazzab fîl-Kuhl: Göz hastalıkları ile ilgili bir eserdir. Bir nüshası Vatikan Kütüphanesi 307 numarada kayıtlıdır. 3- Şerh-ut-Tenbih liş-Şîrâzî fî fürû-ul-fıkh-ış-Şâfiî: Şîrâzî’nin yazdığı Tenbih adlı eserin şerhidir. 4- El-Muhtâr fîl-egziye (Tıbbî gıdalar), 5- Şerh-u fusûlî Hippokrat: Hippokrates’in Fusûl’üne yazdığı şerhdir. Batıda çok kullanılan eser, 1881’de İran’da basılmıştır. 6- Şerh-ut-Takaddüme li mâ’rifeti Hippokrat: Hippokrates’in bulaşıcı hastalıklarla ilgili eserinin şerhidir. İstanbul Ayasofya Kütüphanesi 3642 numarada kayıtlıdır. 7- Şerhu mesâil-i Huneyn bin İshâk: Bu şerh, Leiden Kütüphanesi 1296 numarada bulunmaktadır. 8- Şerh-ul-Hidâye fıt-Tıbb li-İbn-i Sînâ, 9- Şerhu Kanunî İbn-i Sînâ, 10- Şerhu Tasrîh-il-Kânun (Anatomi), 11- Tefsîr-ul-ilel ve esbâb-ul-Envâz: Hastalıkların teşhisi ve metodları hakkındadır. 12- El-Verakkat fil-mantık, 13- El-Muhtasfî ilm-il-usûl-il-hadîs: Hadîs ilminin prensiblerini anlatan bir eserdir. 14- Kitâbu fîr-remed (Göz hastalıkları ile ilgili), 15- Kitâbun fit-ta’lik âlâ kitâb-il-evbi-eti li Hippokrat, 16- Tarîk-ul-fesâhati, 17- Buğyet-üt-tâlibîn vel-huccet-ül-müteabbibîn, 18- Şerh-ul-Külliyat, 19- Er-Risâlet-ül-Kâmiliyye fis-sîretin, Nebeviyye: Peygamber efendimizin hayâtını anlatan bir eserdir. Bir nüshası Kahire Kütüphânesi’nde mevcuttur. 20- Kitabun fit-tevhîd (Akâid ve kelâm ilmi ile ilgili).
İbn-ün-Nefis’in eserleri incelendiğinde, tamâmiyle ilmî tecrübe ve pratik bir yaklaşımla mevzuları ele aldığı görülür. İlmî haysiyet ve tenkidcilik, gözlem ve müşahede onun sarıldığı ve tavsiye ettiği temel prensiplerdir. Metodu ve üslûbu ile modern ilimler ve tıb üstadıdır. Kendisi bu konuda; “İlim adamına yakışan körü körüne geçmişte yapılanlara muhalefet etmek olmadığı gibi, onları körü körüne taklid etmek de değildir. Aklı, tecrübeyi kullanarak, ilmî araştırmalar yaparak gerçeklere ulaşmaktır” demektedir.

 1) Mu’cem-ül-müellifîn; cild-7, sh. 58
 2) Tabakât-üş-Şâfiiyye; cild-8, sh. 305
 3) Şezerât-üz-zeheb; cild-5, sh. 401
 4) El-A’lâm; cild-4, sh. 270
 5) Tabakât-ül-usûliyyin; cild-2, sh. 83
 6) El-Bidâye ven-Nihâye; cild-13, sh. 313
 7) Miftâh-üs-se’âde; cild-1, sh. 329
 8) Uyûn-ül-Enbâ; cild-2, sh. 249
 9) Esma-ül-müellifîn; cild-1, sh. 714
10) Keşf-üz-zünûn; cild-1, sh. 463, 490, cild-2, sh. 1114, 1269, 1899
11) İlm-ül-Arab vel-müslimin fit-Tıb; sh. 200
12) Tarih-ul-ulûm ind-el-Arab; sh. 291
13) Dirâsat târih-ul-ulûm indel-Arab; sh. 16, 67
14) Brockelmann; Gal-1; 493 Sup-1; 899
15) Introduction to the history of science; cild-2 sh. 1099
16) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; sh. 490
17) İslam Alimleri Ansiklopedisi; cild-9, sh. 34
18) A.Short history of anatomy and physiology from the Greeks to Harvey (Singer, Dover yayınevi U.S.A-1957)
19) Science in the Middle ages 5th-13th century (A.G.Crombie, London-1964

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Abdülkadir Cezâyirî, komutanlarından Muhammed Hasnâvî’ye yazdığı bir mektupta şöyle demektedir:

GÜNÜN HADİSİ

Allah’ın buğz ettiği kimseler

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, oğlu akl ve nakl bilgilerini toplamış olan hâce Muhammed Ma’sûm “sellemehullahü teâlâ” hazretlerine gönderilmişdir. Derin, ince bilgileri ve şaşılacak ma’rifetleri ve (Kabe-kavseyn ev-ednâ) makâmını bildirmekdedir

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası