hakdin.net
3 Recep 1433
24 Mayıs 2012 Perşembe
17:25
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Okunma Sayısı: 925
Arkadaşına Gönder Yazdır Yazı Büyüklüğü
Paylaş

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

Âlim, tabîb ve devlet adamı.

Türk-Moğol târihi ile ilgili büyük bir eseri vardır. Yaptığı büyük hayrât ile de tanınır. 1248 (H.646) senesinde Hemedan’da doğdu. 1318 (H.718)’de Tebriz’de vefât etti. Yahûdî olan dedesi ve babası da tabîb idi. Daha ziyâde attârlık ile uğraşmış olan babası, Nâsırüddîn Tûsî ile birlikte İsmâilîlerin esîri olarak âilecek, Alamut Kalesinde bulunuyorlardı. 1256’da Hülâgu’nun, Alamut Kalesini almasından sonra, âilecek onun yanına gittiler. Tabiattaki bitkileri ve bunlardan tıbda istifâde yollarını öğrenen Reşîdüddîn, babasının tavassutu ile Gazan Hân’ın hizmetine girdi. Bilhassa tıb sâhasında ilerleyerek, sarayın tabîblerinden oldu. Gazan Hân, ava çıktığı zaman o da berâber giderdi. Tabîat ilmi ile ilgili hususlarda hükümdâra yardım ederdi. Gazan Hân için bir nebâtât kolleksiyonu yaptı. Bu başarılı çalışmalarından sonra Gazan Mahmûd Hân ona, Şanb-i Gazan adıyla meşhûr türbesi ile çevresinde inşâ edilen çeşitli hayır müesseselerinin idâresini verdi.
Devlet idâresinde de vazife alan Reşîdüddîn Tabîb, önce Vezîr Sadreddîn Zencânî’nin yanında idârî işlerde çalıştı. Bu yöndeki başarıları, Gazan Hân’ın dikkatini çekti. Nihâyet vezîrliğe getirildi. Eski vezir Sadreddîn Zencânî de, hükümdârın başkumandanı emîr Kutluğ Şâh’ın vekîli oldu ve yaptığı hizmetleri sebebiyle de tümen beyliğine yükseltildi. Bu zât bir kısım kimselerin kendi aleyhine çalıştıklarını ve gizli plânlarını tesbit edip, önce Kutluğ Şâh’a sonra da Gazan Hân’a bildirmişti. Şikâyet ettiği kimseler arasında Reşîdüddîn Tabîb de vardı. Reşîdüddîn Tabîb, Sadreddîn Zencânî’ye karşı cephe almadığını Gazan Hân’a isbât edince; hükümdârın yanında îtibârı daha da arttı. Sonra Sadreddîn Zencânî îdâm edildi. Yerine Sa’deddîn Sâvecî getirildi. Reşîdüddîn Tabîb de bu sırada vezir idi. O, sâhib-i dîvân ve nâib olarak daha yüksek bir mevkîde bulunuyordu. Daha sonra vezirliğe tâyin edilen Ali Şâh zamânında sâhib-i dîvân olduğu hâlde, bilhassa mâlî işlere karışmamış, daha ziyâde kânun koymakla meşgûl olmuştu.
Reşîdüddîn Tabîb, idârî işler ile bizzat meşgûl olmadığından, zamânını ilmî çalışmalarına ayırdı. 1303 (H.703) senesinde Gazan Hân’ın Şam’a yaptığı sefere o da katılmıştı. Bu sırada eserlerinden birini Gazan Hân’a takdim edince, mükâfatlandırılarak târih üzerine çalışmakla vazifelendirildi.
Reşîdüddîn Tabîb, İlhanlı hükümdârı Olcaytu zamânında da sâhib-i dîvân makâmına getirildi. Sa’deddîn Sâvecî ise, onunla berâber umûmî dîvâna bakan vezir tâyin edildi. Böylece Reşîdüddîn’in şöhreti ve nüfûzu ziyâdesiyle arttı. Hükümdâr üzerinde büyük te’siri olduğundan, Merâga’da bulunan Şâfiî mezhebinin büyük âlimlerinden Nizâmeddîn Abdülmâlik’i kâdılkudâd tâyin ettirdi. O zamânın büyük âlimlerinden ve meşhûr evliyâsından olan Şihâbüddîn Sühreverdî hazretleri ve onun sohbet arkadaşları için; “Memlûklülerle irtibât kurup, siyâsete karışıyorlar” iddiâsı ile îdâm karârı alınmıştı. Reşîdüddîn Tabîb, buna manî olarak, îdâm karârını bozdurdu.
Reşîdüddîn Tabîb’in derecesinin yükselip devlet içinde önemli bir nüfuza sâhib olması, diğer vezir Sa’düddîn Sâvecî ile arasının açılmasına sebeb oldu. Fakat İlhanlılar, Reşîdüddîn’i tercih ettiler. Sa’düddîn Sâvecî ise, devletin malını israf ediyor gerekçesiyle 1312 (H.711) senesinde Bağdâd yakınlarında öldürüldü. Onun yerine Tâceddîn Ali Şâh vezir tâyin edildi. Yeni vezir, Reşîdüddîn Tabîb ile dost idi. Reşîdüddîn Tabîb’in oğlu Abdüllâtif, 1313’de Olcaytu’nun veliahdı Ebû Sa’îd’in atabeyi olan Emîr Sevinç’e vezir tâyin edildi. 1315 (H.715)’de Reşîdüddîn Tabîb ile diğer vezir Tâceddîn Ali Şâh arasında anlaşmazlık çıkınca, Olcaytu, her iki vezîrin de işlerini ayrı ayrı belirledi. Irak-ı Acem, Huzistan, Lûr ve Fars vilâyetlerini Reşîdüddîn Tabîb’e ve Irak-ı Arab, Diyarbekr, Arrân ve Anadolu’yu Ali Şâh’a verdi. Her iki vezir, dîvâna yine ortak olarak kabûl edildiler.
1316 (H.716) senesinde hükümdâr Olcaytu vefât edince, yerine onbir yaşındaki oğlu Ebû Sa’îd geçti. Bunun üzerine devlet işleri, Emîr çoban Sulduz’un elinde kaldı. Fakat Reşîdüddîn Tabîb’in durumunda bir değişiklik olmadı. Emîr Çoban Sulduz’un oğlu Timurtaş Bey, Anadolu’ya umûmî vâli tâyin edildi. Reşîdüddîn Tabîb’in büyük oğlu Celâleddîn de bu umûmî vâliye vezir tâyin edildi. Böylece önceden vezir Ali Şâh’ın nüfûzu altında bulunan Anadolu, Reşîdüddîn’in oğlunun vezirliği altına geçti.
 Reşîdüddîn Tabîb, Emîr Çoban’ın ve Ali Şâh da, yeni hükümdârın atabeyi olan Sevinç Ağa’nın vezîri durumunda idiler. Böylece eski mevkilerini muhâfaza ediyorlardı. Zamanla Emîr Çoban, devlet içinde tam bir nüfûza sâhib olup, bütün idâreyi ele alınca Reşîdüddîn Tabîb’in de nüfûzu arttı. Fakat diğer vezir Ali Şâh ile öteden beri aralarında sürüp gelen gizli mücâdele de gittikçe büyüyordu. Ali Şâh, bu defa daha becerikli davranarak, 1317 (H.717)’de Reşîdüddîn Tabîb’i vezirlikten azlettirmeye muvaffak oldu. Emîr Sevinç, Reşîdüddîn Tabîb’i seviyor ve onun vezirlikten ayrılmasını istemiyordu. Reşîdüddîn’in dîvânda bulunmaması bir eksiklik olarak hissediliyordu. Emîr Çoban da, Reşîdüddîn’i tekrar vezirliğe getirmek istediyse de ihtiyarlığını ileri sürerek bunu kabûl etmedi. Devlet hizmetinde bulunan onüç oğlundan birinin vezir tâyin edilmesini tavsiye etti. Bir taraftan onu tekrar iş başına getirmek için gayret sarf edilirken, bir taraftan da düşmanları, onun aleyhinde yeni tedbirler alıyorlardı. Reşîdüddîn’in muarızları nihâyet yeni bir hîleye baş vurdular ve onu hükümdâr Olcaytu’yu zehirleyerek öldürmekle itham ettiler. Bunun üzerine Emîr Çoban, onu sorguya çekti. Reşîdüddîn Tabîb kendisini müdâfaa etti ise de hükümdâra bizzat zehir vermekle itham edilen oğlu İzzeddîn İbrâhim ile birlikte 1318 (H.718) senesinde îdâm edildi. Bütün malı-mülkü yağmalandı. Cesedi Tebriz sokaklarında sürüklendi.
İlhanlı Devleti’ne büyük hizmetleri geçen, pek çok hayır eseri yaptıran ve çeşitli ilimlerde kitablar yazan Reşîdüddîn Tabîb, kendi yaptırdığı bir türbeye defnedildi.
Reşîdüddîn Tabîb, devlet idâresindeki mahâreti, geniş ilmi ve derin kültürü yanında, büyük bir servetin de sâhibi idi. Bu servet, kendisine kalan mîras ile yaptığı üstün hizmetlerden ve bir de verilen hediyelerden meydana gelmişti. O, bunları hayra sarfetmeyi çok sever ve bundan büyük zevk duyardı.
Yirmi sene süren vezîrliği müddetince pek çok hayrât ve hizmet yaptı. Kendine âit arâzileri hayrat işlerine vakfetti. Ayrıca Anadolu ve Âzerbaycan’daki bâzı arâzileri îmâr ederek meskûn hâle getirdi. Malatya yanında “Nehr-i müstecidde-i Gazânî” denilen kanal civârında ve Anadolu’da vâli olan oğlu Celâleddîn’in idâresinde Gazan Hân nâmına, Mahmûdâbâd, Yukarı ve Aşağı Mahmudiye köylerini, Gazânâbâd, Sultanâbâd, Mubârekâbâd, Şâhâbâd gibi yirmialtı köy ve kasaba kurdu. Cizre yanında açılan “Nehr-i müstecidde-i Reşîdî” adlı kanal civârında da ondört köy kurdu ve buralara Türkmen aşîretleri yerleştirdi.
Reşîdüddîn’in îmâr ve hayrat işleri bilhassa Âzerbaycan’da dikkati çekmiştir. Tebriz’in doğusunda Kûh-i Veylân yamacında Ra’b-i Reşîdî adı ile kurduğu mahallede kanallar, dârüşşifâ, medrese ve kütübhâneler yaptırmıştır. Tebriz’de kurulan Ra’b-i Reşîdî mahallesi bir şehir hâlini almıştır. Evler, dükkânlar, kervânsaraylar, bahçeler, hamamlar, çeşitli gıdâların ve malların muhâfaza edileceği ambarlar, depolar, değirmenler, kumaş ve kâğıt imalâthaneleri ve darphâne yaptırdı. Bu mahallede, Küçe-i ulemâ adında yalnız âlimlere ve ilmî müesseselere mahsûs bir cadde kurulmuştu. Ayrıca buradaki umûmî kütüphâne, o zamânın en meşhûr kütüphânelerinden idi. İslâm dünyâsında en meşhûr hattatların eserleri de bu kütüphânede bulunuyordu. Yaptırdığı eserlerin korunması, tâmiri ve kaybolmaması için ayrıca vakıflar kurmuş, bunlar vâsıtasıyla harcamaların ve diğer masrafların karşılanmasını sağlamıştır.
Reşîdüddîn’in ilmî faâliyeti de çoktu. Tıb ilmine ve diğer mühim bâzı mevzûlara dâir yazdığı kitabları; Arabça, Farsça, Moğolca ve hatta Çince yazdırarak bunları zamânın en meşhûr hattatlarına çoğalttırdı. Böylece eserlerini memleketin her tarafındaki kütüphanelere gönderdi. Kitablarını o devrin en iyi kâğıdı olan Bağdâd kâğıdına yazdırdı.
Reşîdüddîn Tabîb, meşgûl olduğu devlet işlerinden başka ondört kadar da kitab yazdı. Bunlar:
1- Tensuknâme-i İlhânî der funûn-i ulûm-i hitâî: Bu eserinde Çin ve Hind medeniyetinden bahsetmektetir. Ayrıca insanlar arasındaki müşterek dil ve yazının önemi ele alınmıştır.
 2- Âsâru ahyâ: Tabiî ve iktisadî ilimlere dâirdir. Yirmidört bölüm olan eserde; ölçüler, takvimler, jeoloji, mîmârî, zirâat, sulama usûlleri, kanallar ve çeşitli memleketlerde hayvancılık, köprü inşâatı, mâden, gemicilik, îmar, yol, ormancılık, bahçecilik, şeker, pamuk, keten, susam gibi ürünlerin sanâyii, hubûbâtın yetiştirilmesi, silolar, kuş, arıcılık ve balıkçılık gibi işler anlatılmaktadır.
3- Kitâb-ı siyâset-i tedbîr-i mülk-i hitâiyân: Çin ve Moğollardaki devlet idâresine dâirdir.
4- Câmi-ut-tevârîh: Gazan Hân zamânında başlayıp, Olcaytu zamânında bitirdi ve ona takdim etti. İki cild olup, ilk cildi Türk ve Moğol; ikinci cildi ise, İslâm, Çin, Hind, İsrail ve Frenk târihine ayrılmıştır.
5- Şu’ab-ı pançgâna: Arab, Türk, Benî İsrail, Frenk ve Çinlilerin hâkim sülâlelerinin şecerelerini, Türk ve Moğol hânlarının âile fertlerini, büyük me’mûrlarını, ordu mevcûdunu gösteren bir eserdir.
6- Suvarül-ekâlîm: Coğrafyaya dâirdir.
7- Miftâh-üt-tefâsir: Budistlikteki tenâsüh inancının bâtıl olduğunu anlatan bu eserinde; kâza, kader, hayır ve şer ile Kur’ân-ı kerîmin fesâhatini anlatmıştır.
8- Tevzîhât-ı Reşîdî: Bu eserinde ondokuz ayrı mevzûdan bahsetmiştir.
9- Letâif-ül-hakâik: Ondört risâle hâlinde olan bu eserinde dünyânın yuvarlaklığından ve değişik mevzûlardan bahseder. 
10- Beyân-ül-hakâik: Tıbdan ve diğer mevzûlardan bahseder.
11- Esile ve ecvibe.
12- Fevâid-i Sultâniye: Bu eserinde de muvaffakiyet, istidâd, ilhâm, vahiy, nübüvvet, mebde’ ve me’âddan bahsetmiştir.
13- Mukâtabât-ı Reşîdî: Mektublarının toplandığı bir eserdir.
14- Vakf-nâme-i Ra’b-i Reşîdî.

1) İntroduction to the history of Science, (G.Sarton); cild-3, Kısım-1, sh. 969
2) Câmi-ut-tevârih; cild-3, sh. 31
3) El-Bidâye ven-nihâye; cild-14, sh. 87
4) Şezerât-üz-zeheb; cild-6, sh. 44

İSLAM TARİHİ

Abaka Hân

İSLAM TARİHİ

Abbâsîler

İSLAM TARİHİ

Abdâliye Devleti

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Mübârek

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Sebe

İSLAM TARİHİ

Abdullah Bin Tâhir

İSLAM TARİHİ

Abdullah Hân

İSLAM TARİHİ

Abdulvâdiler

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân I

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân II

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân III

İSLAM TARİHİ

Abdurrahmân Sûfî

İSLAM TARİHİ

Abdülhak-ı Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Açe Devleti

İSLAM TARİHİ

Adâlet

İSLAM TARİHİ

Âdilşâhlar

İSLAM TARİHİ

Adliye

İSLAM TARİHİ

Ağlebîler Devleti

İSLAM TARİHİ

Ahî Evren

İSLAM TARİHİ

Ahidnâme

İSLAM TARİHİ

Ahîlik

İSLAM TARİHİ

Ahlâk

İSLAM TARİHİ

Ahlatşâhlar

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Hanbel

İSLAM TARİHİ

Ahmed Bin Tûlûn

İSLAM TARİHİ

Ahmed Mirzâ Sultan

İSLAM TARİHİ

Ahmed Rıfâî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Şâh Dürrânî

İSLAM TARİHİ

Ahmed Yesevî

İSLAM TARİHİ

Ahmed-i Bedevî

İSLAM TARİHİ

Ahnef Bin Kays

İSLAM TARİHİ

Aile

İSLAM TARİHİ

Akabe Bî’atları

İSLAM TARİHİ

Akka Müdâfaası

İSLAM TARİHİ

Akkoyunlular

İSLAM TARİHİ

Alâiye Beyliği

İSLAM TARİHİ

Alâüddevle Semnânî

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Ali Sâbir

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn Keykubâd

İSLAM TARİHİ

Alâüddîn-i Attâr

İSLAM TARİHİ

Alb Arslan

İSLAM TARİHİ

Âlemgîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Alevî

İSLAM TARİHİ

Ali (R.Anh)

İSLAM TARİHİ

Ali Nakî Hâdî

İSLAM TARİHİ

Ali Râmîtenî

İSLAM TARİHİ

Ali Rızâ

İSLAM TARİHİ

Ali Şîr Nevâî

İSLAM TARİHİ

Altınordu Devleti

İSLAM TARİHİ

Âmil

İSLAM TARİHİ

Ammâr

İSLAM TARİHİ

Amr Bin Âs (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Anadolu Beylikleri

İSLAM TARİHİ

Arablar

İSLAM TARİHİ

Ârazi

İSLAM TARİHİ

Ârif-i Rivegerî

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Artukoğulları

İSLAM TARİHİ

Âsım Bîn Sâbit

İSLAM TARİHİ

Âşir

İSLAM TARİHİ

Atabegler (Atabeyler)

İSLAM TARİHİ

Babaîlik

İSLAM TARİHİ

Bâbek

İSLAM TARİHİ

Bâbür Şâh

İSLAM TARİHİ

Bâbürlüler

İSLAM TARİHİ

Bağdâd

İSLAM TARİHİ

Bâğî

İSLAM TARİHİ

Bâkıllânî

İSLAM TARİHİ

Bâkî Billah

İSLAM TARİHİ

Bâtınîlik

İSLAM TARİHİ

Batrûcî

İSLAM TARİHİ

Battal Gâzi (Seyyid)

İSLAM TARİHİ

Baybars

İSLAM TARİHİ

Bâyezîd-i Bistâmî

İSLAM TARİHİ

Baykara

İSLAM TARİHİ

Bayram

İSLAM TARİHİ

Bedr Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Begteginler

İSLAM TARİHİ

Behâeddîn Âmilî

İSLAM TARİHİ

Behâîlik

İSLAM TARİHİ

Behâüddîn Veled

İSLAM TARİHİ

Behlül Dânâ

İSLAM TARİHİ

Behmenîler

İSLAM TARİHİ

Bekrî

İSLAM TARİHİ

Belâzûrî

İSLAM TARİHİ

Belek Bey

İSLAM TARİHİ

Bengal Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Ahmer Devleti

İSLAM TARİHİ

Benî Kaynuka

İSLAM TARİHİ

Benî Kureyzâ

İSLAM TARİHİ

Benî Nâdir

İSLAM TARİHİ

Berîd

İSLAM TARİHİ

Berkyaruk

İSLAM TARİHİ

Bermekîler

İSLAM TARİHİ

Bettânî

İSLAM TARİHİ

Beytülmâl

İSLAM TARİHİ

Bî’at-ı Rıdvân

İSLAM TARİHİ

Bilâl-i Habeşî

İSLAM TARİHİ

Bîmâristan

İSLAM TARİHİ

Bîrûnî

İSLAM TARİHİ

Bişr-i Hafî

İSLAM TARİHİ

Böriler

İSLAM TARİHİ

Buhârî

İSLAM TARİHİ

Büveyhîler

İSLAM TARİHİ

Büyük Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Mezhebi

İSLAM TARİHİ

Ca’fer-i Sâdık

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Eflah

İSLAM TARİHİ

Câbir Bin Hayyân

İSLAM TARİHİ

Câhız

İSLAM TARİHİ

Câhiliyye Devri

İSLAM TARİHİ

Câmi

İSLAM TARİHİ

Câriye

İSLAM TARİHİ

Cebriyye

İSLAM TARİHİ

Celâleddîn-i Rûmî

İSLAM TARİHİ

Celâyirliler

İSLAM TARİHİ

Celdekî

İSLAM TARİHİ

Celûlâ Zaferi

İSLAM TARİHİ

Cengiz Hân

İSLAM TARİHİ

Cezerî

İSLAM TARİHİ

Cizye

İSLAM TARİHİ

Cüneyd-i Bağdâdî

İSLAM TARİHİ

Çağatay Hân

İSLAM TARİHİ

Çağrı Bey

İSLAM TARİHİ

Çaka Bey

İSLAM TARİHİ

Çobanoğulları

İSLAM TARİHİ

Dandanakan Zaferi

İSLAM TARİHİ

Danışmendliler

İSLAM TARİHİ

Dârimî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Antâkî

İSLAM TARİHİ

Dâvûd-i Tâî

İSLAM TARİHİ

Dede Korkud

İSLAM TARİHİ

Dehriyye

İSLAM TARİHİ

Demîrî

İSLAM TARİHİ

Derviş Muhammed

İSLAM TARİHİ

Dilmaçoğulları

İSLAM TARİHİ

Dîneverî

İSLAM TARİHİ

Dîvân

İSLAM TARİHİ

Doğu Türkistan

İSLAM TARİHİ

Dost Muhammed Hân

İSLAM TARİHİ

Dulkadiroğulları

İSLAM TARİHİ

Dürrânîler

İSLAM TARİHİ

Ebced

İSLAM TARİHİ

Ebdâl

İSLAM TARİHİ

Ebû Ali Fârmedî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr Râzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Bekr-i Şiblî

İSLAM TARİHİ

Ebû Cehl

İSLAM TARİHİ

Ebû Dücâne (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Hâmid Gırnatî

İSLAM TARİHİ

Ebû Hureyre (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû İshak Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Ebû Kâmil Şuca’

İSLAM TARİHİ

Ebû Leheb

İSLAM TARİHİ

Ebû Lübâbe (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ebû Ma’şer Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Midyen Magribî

İSLAM TARİHİ

Ebû Sehl Kûhî

İSLAM TARİHİ

Ebû Tâlib

İSLAM TARİHİ

Ebû Yûsuf

İSLAM TARİHİ

Ebû Zeyd Belhî

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Abbâs Seffah

İSLAM TARİHİ

Ebü’l-Fidâ

İSLAM TARİHİ

Ebüdderdâ (r.anh)

İSLAM TARİHİ

Ecnadeyn Zaferi

İSLAM TARİHİ

Edib Ahmed Yüknekî

İSLAM TARİHİ

Edille-i Şer’iyye

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Beyt

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Suffa

İSLAM TARİHİ

Ehl-i Sünnet

İSLAM TARİHİ

Hayber’in Fethi

İSLAM TARİHİ

Hayr-Ün-Nessâc

İSLAM TARİHİ

Hazîne

İSLAM TARİHİ

Hâzinî

İSLAM TARİHİ

Hemmâm Bin Münebbih

İSLAM TARİHİ

Hendek Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Hicret

İSLAM TARİHİ

Hisbe

İSLAM TARİHİ

Hitâbet Ve Hutbe

İSLAM TARİHİ

Hive Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hoca Dehhânî

İSLAM TARİHİ

Hokand Hânlığı

İSLAM TARİHİ

Hûcendî

İSLAM TARİHİ

Hucvîrî

İSLAM TARİHİ

Hudeybiye Andlaşması

İSLAM TARİHİ

Huneyn Bin İshak

İSLAM TARİHİ

Hülâgu

İSLAM TARİHİ

Hüseyn Baykara

İSLAM TARİHİ

Hüsrev Dehlevî

İSLAM TARİHİ

Ihşidîler

İSLAM TARİHİ

Irak Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Irâkî

İSLAM TARİHİ

İbâdiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Adîm

İSLAM TARİHİ

İbn-i Arabî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bacce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Battûta

İSLAM TARİHİ

İbn-i Baytâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bennâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Bîbî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cemâa

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cevzî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cezzâr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Cübeyr

İSLAM TARİHİ

İbn-i Düreyhim

İSLAM TARİHİ

İbn-i Ebî Usaybia

İSLAM TARİHİ

İbn-i Fadlân

İSLAM TARİHİ

İbn-i Firnâs

İSLAM TARİHİ

İbn-i Haldûn

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hâtime

İSLAM TARİHİ

İbn-i Havkal

İSLAM TARİHİ

İbn-i Hazm

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Heysem

İSLAM TARİHİ

İbn-İ İshâk

İSLAM TARİHİ

İbn-i İyas

İSLAM TARİHİ

İbn-i Kunfûz

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâce

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mâcid

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mecdî

İSLAM TARİHİ

İbn-i Miskeveyh

İSLAM TARİHİ

İbn-i Mülka

İSLAM TARİHİ

İbn-i Münzir

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nefis

İSLAM TARİHİ

İbn-i Nübâte

İSLAM TARİHİ

İbn-i Rüşd

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sa’d

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sebe

İSLAM TARİHİ

İbn-i Sînâ

İSLAM TARİHİ

İbn-i Şâtır

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tagriberdî

İSLAM TARİHİ

İbn-İ Teymiyye

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tufeyl

İSLAM TARİHİ

İbn-i Tûlûn

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Esîr

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

İbn-Ül-Verdî

İSLAM TARİHİ

Kur’ân-I Kerîm

İSLAM TARİHİ

Kurtuba Câmii

İSLAM TARİHİ

Kuşeyrî

İSLAM TARİHİ

Kutatgu Bilik

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Aybek

İSLAM TARİHİ

Kutbüddîn Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Kuteybe Bin Müslim

İSLAM TARİHİ

Kutta-i Tarîk

İSLAM TARİHİ

Küttâb

İSLAM TARİHİ

Kütüb-i Sitte

İSLAM TARİHİ

Kütüphâne

İSLAM TARİHİ

Lûdîler

İSLAM TARİHİ

Luristan Atabegliği

İSLAM TARİHİ

Ma’rûf-i Kerhî

İSLAM TARİHİ

Macritî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd Gaznevî

İSLAM TARİHİ

Mahmûd İncirfagnevî

İSLAM TARİHİ

Malazgird Savaşı

İSLAM TARİHİ

Mâlik Bin Enes

İSLAM TARİHİ

Mansûr

İSLAM TARİHİ

Mâturîdî

İSLAM TARİHİ

Me’mûn

İSLAM TARİHİ

Medeniyet

İSLAM TARİHİ

Medîne-i Münevvere

İSLAM TARİHİ

Medrese

İSLAM TARİHİ

Mehdî (Halîfe)

İSLAM TARİHİ

Mehdî Aleyhirrahme

İSLAM TARİHİ

Mekke-i Mükerreme

İSLAM TARİHİ

Melikşâh

İSLAM TARİHİ

Memlûkler

İSLAM TARİHİ

Mengücükler

İSLAM TARİHİ

Merînîler

İSLAM TARİHİ

Mervânîler

İSLAM TARİHİ

Mescid

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Aksâ

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Dırâr

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Harâm

İSLAM TARİHİ

Mescid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mevlânâ

İSLAM TARİHİ

Mevlid-i Nebî

İSLAM TARİHİ

Mezheb

İSLAM TARİHİ

Mi’râc

İSLAM TARİHİ

Mîrâs

İSLAM TARİHİ

Moğollar

İSLAM TARİHİ

Molla Câmî

İSLAM TARİHİ

Mu’izziler

İSLAM TARİHİ

Mu’tezile

İSLAM TARİHİ

Muhammed Aleyhisselâm

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkır

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bâkî-Billah

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bedevânî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Bin Mûsâ

İSLAM TARİHİ

Muhammed Cevâd Takî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Hanefiyye

İSLAM TARİHİ

Muhammed Mehdî

İSLAM TARİHİ

Muhammed Tapar

İSLAM TARİHİ

Muhammed Zâhid

İSLAM TARİHİ

Muhyiddîn Mağribî

İSLAM TARİHİ

Murâbıtlar

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Bin Nusayr

İSLAM TARİHİ

Mûsâ Kâzım

İSLAM TARİHİ

Mu'tasım

İSLAM TARİHİ

Mûte Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Muvahhidler

İSLAM TARİHİ

Muzafferîler

İSLAM TARİHİ

Mücâhid Bin Cebr

İSLAM TARİHİ

Müctehid

İSLAM TARİHİ

Müderris

İSLAM TARİHİ

Müşebbihe

İSLAM TARİHİ

Nadr Bin Şümeyl

İSLAM TARİHİ

Nâgûri

İSLAM TARİHİ

Nâiblik

İSLAM TARİHİ

Nâsirîler

İSLAM TARİHİ

Nasîruddîn Tûsî

İSLAM TARİHİ

Nasreddîn Hoca

İSLAM TARİHİ

Necmeddîn-i Kübrâ

İSLAM TARİHİ

Nesâî

İSLAM TARİHİ

Nesevî

İSLAM TARİHİ

Nevevî

İSLAM TARİHİ

Nihâvend Savaşı

İSLAM TARİHİ

Nizâmşâhlar

İSLAM TARİHİ

Nizâmüddîn Evliyâ

İSLAM TARİHİ

Nizâm-Ül-Mülk

İSLAM TARİHİ

Nûreddin Zengî

İSLAM TARİHİ

Oğuzlar

İSLAM TARİHİ

Oniki İmâm

İSLAM TARİHİ

Ordu

İSLAM TARİHİ

Ömer Bin Abdülazîz

İSLAM TARİHİ

Ömer Hayyam

İSLAM TARİHİ

Örf Ve Adet

İSLAM TARİHİ

Öşür

İSLAM TARİHİ

Para

İSLAM TARİHİ

Pazar

İSLAM TARİHİ

Pervâneoğulları

İSLAM TARİHİ

Rabguzî

İSLAM TARİHİ

Râbi’a-i Adviyye

İSLAM TARİHİ

Râfızîlik

İSLAM TARİHİ

Ramazanoğulları

İSLAM TARİHİ

Rasadhâne

İSLAM TARİHİ

Râzî

İSLAM TARİHİ

Resûlî

İSLAM TARİHİ

Resûlîler

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Tabîb

İSLAM TARİHİ

Reşîdüddîn Vatvât

İSLAM TARİHİ

Reyhâne (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Ribât

İSLAM TARİHİ

Rukayye (r.anhâ)

İSLAM TARİHİ

Rüstemîler

İSLAM TARİHİ

Sa’dî-i Şîrâzî

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Cübeyr

İSLAM TARİHİ

Sa’îd Bin Müseyyib

İSLAM TARİHİ

Sâbit Bin Kurre

İSLAM TARİHİ

Sadreddîn-i Konevî

İSLAM TARİHİ

Safevîler

İSLAM TARİHİ

Saffârîler

İSLAM TARİHİ

Sâhib Ataoğulları

İSLAM TARİHİ

Salgurlular

İSLAM TARİHİ

Saltuklular

İSLAM TARİHİ

Sâmânîler

İSLAM TARİHİ

Sarrâflık

İSLAM TARİHİ

Saruhanoğulları

İSLAM TARİHİ

Selâhaddîn-i Safdî

İSLAM TARİHİ

Selçuklular

İSLAM TARİHİ

Selîm Cihangîr Şâh

İSLAM TARİHİ

Senâî

İSLAM TARİHİ

Sencer

İSLAM TARİHİ

Serahsî

İSLAM TARİHİ

Seyfeddîn-i Fârûkî

İSLAM TARİHİ

Seyyid Emir Külâl

İSLAM TARİHİ

Seyyidet Nefise

İSLAM TARİHİ

Seyyidler

İSLAM TARİHİ

Sıffîn Vak’ası

İSLAM TARİHİ

Sîbeveyh

İSLAM TARİHİ

Sökmenliler

İSLAM TARİHİ

Sûfî Allahyâr

İSLAM TARİHİ

Sugûr Ve Avâsım

İSLAM TARİHİ

Sultan

İSLAM TARİHİ

Suriye Selçukluları

İSLAM TARİHİ

Süfyân Bin Uyeyne

İSLAM TARİHİ

Süfyân-ı Sevrî

İSLAM TARİHİ

Süleyhîler

İSLAM TARİHİ

Sünnet

İSLAM TARİHİ

Süyûtî

İSLAM TARİHİ

Şâh İsmâil

İSLAM TARİHİ

Şakîk-i Belhî

İSLAM TARİHİ

Şâzilî

İSLAM TARİHİ

Şeddâdîler

İSLAM TARİHİ

Şehîdlik

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Dımaşkî

İSLAM TARİHİ

Şemseddîn Halîlî

İSLAM TARİHİ

Şems-i Tebrîzî

İSLAM TARİHİ

Şia

İSLAM TARİHİ

Şûra

İSLAM TARİHİ

Taberânî

İSLAM TARİHİ

Taberî

İSLAM TARİHİ

Tâbiîn

İSLAM TARİHİ

Tâceddînoğulları

İSLAM TARİHİ

Tâcüddîn Sübkî

İSLAM TARİHİ

Taç Mahâl

İSLAM TARİHİ

Tâhirîler

İSLAM TARİHİ

Takvim

İSLAM TARİHİ

Târık Bin Ziyâd

İSLAM TARİHİ

Tarîkat

İSLAM TARİHİ

Tasavvuf

İSLAM TARİHİ

Tavâif-i Mülûk

İSLAM TARİHİ

Tebük Gazvesi

İSLAM TARİHİ

Tefsîr

İSLAM TARİHİ

Teftâzânî

İSLAM TARİHİ

Tekke Ve Zâviye

İSLAM TARİHİ

Timur Hân

İSLAM TARİHİ

Timurlular

İSLAM TARİHİ

Tirmizî

İSLAM TARİHİ

Toprak Hukûku

İSLAM TARİHİ

Tuğrul Bey

İSLAM TARİHİ

Tûlûnoğulları

İSLAM TARİHİ

Türk Edebiyâtı

İSLAM TARİHİ

Türkistan

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Türkler

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah Hân

İSLAM TARİHİ

Ubeydullah-ı Ahrâr

İSLAM TARİHİ

Uhud Gazâsı

İSLAM TARİHİ

Ukbe Bin Nâfi’

İSLAM TARİHİ

Uluğ Bey

İSLAM TARİHİ

Vâiz-i Kâşifî

İSLAM TARİHİ

Vakıf

İSLAM TARİHİ

Vâli

İSLAM TARİHİ

Vedâ Haccı

İSLAM TARİHİ

Veysel Karânî

İSLAM TARİHİ

Vezir

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-i Çerhî

İSLAM TARİHİ

Ya’kûb-İi Çerhî

İSLAM TARİHİ

Yahyâ Bermekî

İSLAM TARİHİ

Yâkût Hamevî

İSLAM TARİHİ

Yezîd

İSLAM TARİHİ

Yezîdîler

İSLAM TARİHİ

Yûnus Emre

İSLAM TARİHİ

Yûsuf Has Hâcib

İSLAM TARİHİ

Yûsuf-i Hemedânî

İSLAM TARİHİ

Zehebî

İSLAM TARİHİ

Zehrâvî

İSLAM TARİHİ

Zekât

İSLAM TARİHİ

Zemahşerî

İSLAM TARİHİ

Zemzem

İSLAM TARİHİ

Zengîler

İSLAM TARİHİ

Zeydîler

İSLAM TARİHİ

Zeynelâbidîn

İSLAM TARİHİ

Ziyârîler

İSLAM TARİHİ

Zünnûn-i Mısrî
Kullanıcı Adı:
Şifre:

GÜNÜN MENKIBESİ

Mekke-i mükerremenin kâdılarından bir zât, bir kâfile ile berâber Medîne-i münevvereye gidiyordu.

GÜNÜN HADİSİ

GÜNÜN MEKTUBU

Bu mektûb, molla Abdürrahîm-i Müftîye yazılmışdır. Bu yolun büyükleri, yolculuğa Âlem-i emrden başladıkları bildirilmekdedir:

YABANCI DİLLER

ENGLISH

Yabancı Dil

İngilizce Dini Bilgiler

العربية

Yabancı Dil

Arapça Dini Bilgiler

DEUTSCH

Yabancı Dil

Almanca Dini Bilgiler

FRANÇAIS

Yabancı Dil

Fransızca Dini Bilgiler

ESPAÑOL

Yabancı Dil

İspanyolca Dini Bilgiler

РУССКИЙ

Yabancı Dil

Rusça Dini Bilgiler

PERSIAN

Yabancı Dil

Farsça Dini Bilgiler

UZBEK

Yabancı Dil

Özbekçe Dini Bilgiler

TURKOMAN

Yabancı Dil

Türkmence Dini Bilgiler

HINDUSTANI

Yabancı Dil

Urduca Dini Bilgiler

SHQIPE

Yabancı Dil

Arnavutça Dini Bilgiler

BOSANSKI

Yabancı Dil

Boşnakça Dini Bilgiler

AZERBAIJANASE

Yabancı Dil

Azerice Dini Bilgiler

БЪЛГАРСКИ

Yabancı Dil

Bulgarca Dini Bilgiler

Site Haritası