Hadîs ilminde imâm olup, müctehid idi. Üçyüzbinden ziyâde hadîs-i şerîfi râvîleriyle berâber ezberden bilirdi. Horasan köylerinden Cürcan’da doğdu. Babası Mensur bin Şu’be, künyesi Ebû Osman’dır. Kendisine; Tâlekânî, Belhî, Mervezî ve Horasânî nisbetleri verildi. Çeşitli şehirlerde ilim tahsîl edip, talebe yetiştirdi. Mekke’de bulunduğu sırada 842 (H.227) senesi Ramazân ayında vefât etti. Sa’îd bin Mensur hazretleri, ilim öğrenmek için bütün ilim merkezlerini gezdi. Ömrünü, Allahü teâlânın dînini öğrenmek ve öğretmeye vakfeden bu büyük âlim, başta İmâm-ı Mâlik olmak üzere, Hammâd bin Zeyd, Ebû Kudâme, Hâris bin Ubeyd, Dâvûd bin Abdurrahmân, İbn-i Ebî Zinâd, Ebû Şihâb Abdürrabbih bin Nâfi’, İbn-i Ebî Hâzim, Dâreverdî, Felîh, Ebû Ahvâs, İbn-i Uyeyne, Mehdî bin Meymûn, Ebû Avâne gibi zamânının âlimlerinden ilim öğrenip, hadîs-i şerîf rivâyet etti. Mekke’de yerleşerek, hadîs ilminde Hicaz’ın imâmı oldu. Hocalarından öğrendiği ilimleri, yüzlerce talebesine anlattı. Duyduğu hadîs-i şerîflerden seçtiklerini Müsned adlı eserinde yazarak, daha sonra gelen müslümanların istifâdesini kolaylaştırdı. Hadîs âlimleri, onun sika (güvenilir) olduğunda ittifâk ettiler. Ahmed bin Hanbel hazretleri, onu hadîsteki sağlamlığı dolayısıyla çok överdi. İmâm-ı Müslim, Sahîh’ine yazdığı hadîs-i şerîflerin sıhhatinin, Sa’îd bin Mensur hazretleri tarafından tasdîk edilmiş olmasına dikkat ederdi. Kütüb-i Sitte’nin hepsinde rivâyetleri mevcud olan Sa’îd bin Mensur’dan, Harb-i Kirmânî 834 (H.219) yılında onbin hadîs-i şerîf yazdı. Daha sonra onları ezberledi ve kitap hâline getirdi. Bir çok insanın ilminden istifâde etmek için meclisine koştuğu Sa’îd bin Mensur’dan (r.aleyh); başta Kütüb-i sitte ismiyle mâruf altı büyük hadîs kitabının müelliflerinden İmâm-ı Müslim ve Ebû Dâvûd olmak üzere, El-Bâkûn vâsıtasıyle Yahya bin Mûsâ, Ebû Serv, Abdullah Dârimî, Muhammed bin Ali bin Meymûn-i Rakkî, Abbâs bin Abdullah-ı Sindî, Ömer bin Mensur-ı Nesâî, Zühlî, Ebû Hâtem, Ebû Bekr-i Esrim, Harb-i Kirmânî, Ahmed bin Hanbel, Hasen bin Muhammed Za’ferânî, Ebû Zür’a Dımeşkî, Muhammed bin Ali bin Zeyd-i Sâig, Beşir bin Mûsâ, Ahmed bin Hâlid-i Halebî ve diğer muâsır âlimler hadîs-i şerîf rivâyet ettiler. Ahmed bin Necdet bin Uryan ve Hemmâr ise, Sünen’in tamâmını rivâyet ettiler. Sa’îd bin Mensûr hazretleri, Enes bin Mâlik’in (r.anh); “Resûlullah’a sallallahü aleyhi ve sellem on sene hizmetçilik ettim. Bana bir kerre; “Üf!” demedi. “Şunu niçin böyle yaptın, bunu niçin yapmadın?” buyurmadı” dediğini rivâyet etti. Bir çok eser te’lif eden Sa’îd bin Mensûr hazretlerinin Sünen’i ve Tefsîr’i meşhûrdur. Sünen’i eksik olarak basılmıştır. Sa’lebî, tefsîrine, Sa’îd bin Mensûr’un Sünen’indeki hadîsleri almıştır.
1) Mu’cem-ül-müellifîn; cild-4, sh. 232 2) Tehzib-üt-tehzîb; cild-4, sh. 89 3) Mîzân-ül-i'tidâl; cild-2, sh. 159 4) Tezkiret-ül-huffâz; cild-2, sh. 416 5) Tabakât-ül-kübrâ; cild-6, sh. 376 6) Keşf-üz-zünûn; cild-1, sh. 449 7) Şezerât-üz-zeheb; cild-2, sh. 62 8) İslam Âlimleri Ansiklopedisi; cild-3, sh. 288
Yabancı Dil
İngilizce Dini Bilgiler
Arapça Dini Bilgiler
Almanca Dini Bilgiler
Fransızca Dini Bilgiler
İspanyolca Dini Bilgiler
Rusça Dini Bilgiler
Farsça Dini Bilgiler
Özbekçe Dini Bilgiler
Türkmence Dini Bilgiler
Urduca Dini Bilgiler
Arnavutça Dini Bilgiler
Boşnakça Dini Bilgiler
Azerice Dini Bilgiler
Bulgarca Dini Bilgiler